kapat
   
SABAH Gazetesi
 
    Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Etkinlikler
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cuma
    Cumartesi
  » Aktüel Pazar
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Oncel Ozicer @ SABAH
 

Talkın verip salkım yutma umuduyla!

Ne iyi bir anlatıcıyımdır, ne de dinleyici. Nasıl oluyor anlamıyorum ama aklımdan ya da gönlümden geçenle, dilimin ucundan çıkanlar arasında ciddi bir anlam farkı oluyor. Her işi yaparken olduğu gibi konuşurken de acele etmemden herhalde. Hayatım "keşke öyle söylemeseydim" pişmanlıklarıyla dolu. Benimki tam olarak "akım derken, otum deme" durumu. Oysa ne kadar özenirim iyi bir hatiple veya usta bir dinleyiciyle karşılaştığımda. Dert dinleme işi tam bir sanat aslında. Bende genelde şöyle oluyor: Karşımda çok değer verdiğim ve sevdiğim bir kız arkadaşım var diyelim. Kocası onu terketmiş, hatta aldatmış.. Daha arkadaşımın ağzından konunun ilk cümleleri çıktığında ben başlıyorum: "Tuuu! Boyu devrilesi herif. Demek başka biri var ha? Hemen geçirseydin kafasına bir vazo. Eşyalarına da balkondan atıp, kovalasaydın. Görsün günün. Gözü dönmüş, şerefsiz.." Bu böyle uzar gider. Kolay kolay susmam da. Ama hakikaten kolay mı? Arkadaşıma haksızlık yapılmış, kalbi kırılmış, haketmediği bir darbeye maruz kalmış. Ben kızmayım da kim kızsın? Ben delirmeyim de kim delirsin? Ben Jean D'Arc gibi kılıç kalkan kuşanıp arkadaşımı korumayım da kim kollasın? Ama tabii bu ve benzer mevzularda alınacak en yanlış tavır bu. Karşı taraf kıvılcımı çaktığında kapının arkasından körüğü kaptığın gibi koşturmak iş değil. İyi bir dinleyici, dert ortağı asla böyle davranmaz. Peki ne yapar? "Gözünü oysaydın, boğazına yapışsaydın, terketseydin" deyip, intikam duyguları aşılamak, yıkıcı laflar etmek yerine, aslında çeneyi tutup sakin sakin dinlemek "sadece" dinlemek gerek. Lüzumsuz kahramanlığın lüzumu yok. O iki kişi yarın öbür gün barışır, sonra arada kalan siz olursunuz. Tabii ya. İşin bir de bu tarafı var. Böyle durumlarda, olaylar yatışıp iki taraf anlaşma sağladığında, "O zaten beni kocamdan ayırmaya çalıştı" sözünü duyma ihtimaliniz bir köşede saklı. Tavşan pisliği gibi ne kokar ne bulaşır olmak da iş değil ama, insanın ağzından çıkanı kulağı duyduğunda iş işten geçmiş olmamalı. Pişmanlık duymamalı. Bülbül misali dilinin belasını çok çekmiş bir kadın olarak ele verdiğim bu talkını günün birinde salkım olarak yutma dileğimle hepinize iyi pazarlar!

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Uğur Yücel beni dövdü!   / 26-09-2004
 Gitti karizma be amcam!   / 19-09-2004
 Da Vinci Şifresi'ne katkı   / 12-09-2004
 İnan da nasıl inanırsan inan!   / 05-09-2004
 Yelkenci geldi haaanııım!   / 29-08-2004
 Talkın verip salkım yutma umuduyla!   / 22-08-2004
 Hariçten gazel yazısı   / 15-08-2004
 Dikkat, yine ters dönüyor!   / 08-08-2004
 Bu bayram tadından yenmez   / 01-08-2004
 Sabredene ayva yerine büyük ödül   / 25-07-2004
    Aktüel Pazar Yazarlar
    Güncel
    Hobi
  » Röportaj
    Gurme
    İyi Yaşa
Son halifenin sanat tutkusu
Son halifenin sanat tutkusu
Abdülmecit ressamlığı, şairliği, mimarlığı entelektüelliği ve sosyal...
Fatma Girik çok sahici bir kadın
Fatma Girik çok sahici bir kadın
Fato, çok tatlı. Dünyayla en barışık o. Hayatı, sorunları paylaşmaya,...
Türk Mutfağı Ferran Adria'dan ne öğrenir?
Gazete sütunlarında, muhtelif köşe yazarlarının başlatıp, yer yer...
Havada süit dönemi
Uçaklara ekonomi, business ve first class'tan sonra yeni bir sınıf daha geldi.
Kısa...kısa...kısa...
Bu fırsatları kaçırmayın
Air France ve KLM birleşmelerini kutlamak...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.