kapat
   
SABAH Gazetesi
 
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Etkinlikler
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cuma
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Savas Ay @ SABAH
Tel:
0212 354 40 22
Fax:
0212 274 83 81
 
Bu gece Çırağan'da 'düğün' var
Doktorlara acil müdahale
Kıymık

Doktorlara acil müdahale

Tabip odaları bir ağızdan feryat ediyor. Çünkü Sağlık Bakanlığı yeni bir uygulama başlatmış ve İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana'daki Eğitim Hastaneleri'nde başasistan olarak çalışan yüzlerce hekimi adeta cezalandırarakmış. Nasıl mı? Doğu'ya, Güneydoğu'ya göndererek. Bildiğiniz gibi Sağlık Bakanlığı mecburi hizmeti geçen sene kaldırmış, ama yerine hekimlere iş güvencesiz ve sözleşmeli olarak çalışmayı getirmişti. Şimdi biraz daha farklı uygulamalar hayata geçecekmiş. Örnek sordum, "Mesela eğitim hastanelerinde görev yapan şef, şef yardımcısı, başasistan ve asistanlar yönetmelik hükümlerine tâbi hale gelecek" dediler.

Elden giden unvanlar

Ayrıca şunların da altını çizdiler; "Başasistanlar uzman olmak dışında belirli süreler için eğitici olarak görevlendirilen hekimlerdir. Eğitici pozisyonunu sürdürmeleri, birtakım koşulları sağlamalarına bağlıdır. Mevzuata göre belli bir dönem sonra (en fazla 9 yıl) eğer bir üst eğitici pozisyonu olan şef/şef yardımcısı olamamışlarsa eğitici unvanları ellerinden alınarak uzman olarak çalışmaya devam ederler.

Uzman atamaları

Ancak Sağlık Bakanlığı şimdiye kadar hem eski Tababet Uzmanlık Yönetmeliği'nde hem de geçen yıl yayınladığı ancak Danıştay'ca yürütmesi durdurulan Eğitim Personelinin Nitelik ve Seçim Esasları Hakkında Yönetmelik'te belirtilen kurallara göre hiçbir başasistanın uzman olarak atamasını yapmamıştır. Bu konuda bu hekimlere bir uyarı da yapılmamıştır. Zaten söz konusu yürütmenin durdurulması kararı nedeniyle başasistanların sürelerinin dolmasının hukuki ölçütü ve dayanağı ortadan kalkmış durumdadır. Bakanlığın yapmaya çalıştığı atamalar, bu nedenle de, hukuk dışıdır..."

Sordum öğrendim

Hekim arkadaşlara; "Peki hiç mi yararlı tarafı yok. Bakanlık kendi bindiği dalları niye kessin ki?" diye sordum. Olayın arkasında siyasi kadrolaşma arzusu olduğunda ısrar edip anlattılar; "Sağlık Bakanlığı bu atamalarla sözde dengeli hekim dağılımı ile Doğu ve Güneydoğu'nun hekim açığını gidermek istediğini iddia ediyor. Ancak Atama ve Nakil Yönetmeliği'nin 24. maddesi bu uygulamanın gerçek amacı ve niteliğini ortaya koyuyor.

"D" grubu hizmet de ne ki?

Bu maddeye göre haklarında adli, idari ve inzibati olarak soruşturma yapılan ve eski görev yerinde kalması sakıncalı olanlar ve sicil raporu sonucuna göre yetersizlikleri tespit edilenler "D" hizmet grubu illere atanırlar. Sağlık Bakanlığı "D" hizmet grubu olarak tanımladığı illeri bir cezalandırma/sürgün bölgesi olarak gördüğünü açıkça itiraf ediyor. Sağlık Bakanlığı'nın bu atamalardaki tavrı ve padişah fermanlarını andıran üslup da ibret vericidir. Atamalarla ilgili yazı
25.8.2004'te valiliklere ve 26.8.2004'te Eğitim Hastaneleri Baştabiplikleri'ne iletilmiş ve başasistanların 31.8.2004 gününe kadar tercihte bulunulması, aksi takdirde Bakanlık tarafından resmen tayin edilecekleri duyurulmuştur. Yüzlerce hekimin hem sosyal yaşamını, hem de mesleki geleceğini fevkalade derinden etkileyecek tayin işlemlerinde meslektaşlarımızın sadece üç işgünü içinde tercihlerini yapmaları istenmiştir."

Neresinden tutalım ki?

Konunun bu boyutta bize intikali henüz taze. Zaten oldukça da teknik bir konu. Sanırım bu çıkışa karşı bir yanıt gerekir Sağlık Bakanlığı'ndan. Umarım ben yaptım oldu şeklinde bir tavır almazlar da tartışılır konuşulur bir orta yol bulunur. Sağlık sorunlarımız ayyuka çıkmışken bir de hekimlerimizin ruh sağlına zarar gelirse acısını hep birlikte çekeriz değil mi sayın bakanım?

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Halkımızdan bizlere had bildirme mesajları   / 06-09-2004
 Sevgi üzerine bir mini hikâye   / 05-09-2004
 Hakkâri-Ayvalık hattında insan kaçakçılığı   / 04-09-2004
 Vatandaş "Havza'daki Amerikan bayrağını" soruyor   / 03-09-2004
 Reha Muhtar'ı kızdırma kılavuzu!   / 02-09-2004
 Yurdum insanı kahvehanede neler eder?..   / 01-09-2004
 Alaman polisinin Cezmi Ersöz'e ettiği!..   / 31-08-2004
 Şükür ki cinayette Avrupa standardına uzandık...   / 30-08-2004
 Bir kanser hikayesi ve Sezen ve Hıncal abi!..   / 29-08-2004
 Polisle ve halkla maytap geçenler kim?   / 28-08-2004
REHA MUHTAR
Babam...
Yaş 8-10:
Benim babam en büyük!.. Yaş...
AHMET HAKAN COŞKUN
Ölmeden önce mutlaka yapın!
Ölmeden önce mutlaka...
MEHMET BARLAS
İdeolojik kehanetlerin antidotu "zaman"dır
Yazın deniz...
REFİK DURBAŞ
Veteriner hekimlerden uyarı
AB'ye girmek için uzun...
SAVAŞ AY
Bu gece Çırağan'da 'düğün' var
Çırağan'da düğün var...
HINCAL ULUÇ
Lanet.. Öncesi, sonrası yok.. Lanet!..
Çocuklara karşı...
EMRE AKÖZ
Karikatür ve önyargı
İnternetteki haberx.com...
Yepyeni bir başlangıç...
Yepyeni bir başlangıç...
Yanal, "Gürcistan beraberliğini arkada bıraktık. Yunanistan'da...
Banko Nihat
Banko Nihat
Otoritelere göre Gürcistan karşılaşmasında yedek soyunan Nihat'a...
Erdoğan'a eşsiz, Baykal'a eşli davetiye
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, oğlu Levent Sezer'in Evren Altunay...
Gecekonduya devlet kuşu kondu
Küçük Yasemin bir mektup yazdı, ailesinin hayatı değişti: Emine...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv | Ana Sayfa
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.