kapat
   
SABAH Gazetesi
 
    Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Etkinlikler
    Atina 2004
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
  » Aktüel Pazar
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Ali Poyrazoglu @ SABAH
 

İki yılda bir açan çiçek

İki yılda bir güzellikler saçan çiçek açtı. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali başladı; sürüyor. İnsanı insanla buluşturma sanatına bir saygı duruşudur festivaller. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali de sanatçıların farklı buluşlarına, yaklaşımlarına, görsel dil arayışlarına oldukça çok sesli bir oyunlar dizisiyle saygı gösteriyor. İzleyiciyi kendini sınamaya davet ediyor. "Size sunduğumuz bu farklı bakışlardan bakalım hangilerini seçip kendinize yakın bulup, oyununuzu oynamaya geleceksiniz?" diyor, festival programı.

"Oyununuzu oynamaya gidecek misiniz?" Size oyun hazırlanmış. Provalar yapılmış, birikimler, deneyler, heyecanlar bir araya getirilmiş. İzleyicinin de saatinde işinin başında olabilmesi için çağrı çıkarılmış. Duyduk duymadık demeyin oyununuz var, gidip oynamanız gerek. Tiyatronun iki temel öğesi seyirciyle oyuncudur.

TİYATRO MUCİZEDİR
Biz sahnedekilerle, siz aşağıdakiler bir araya gelince çakar kıvılcım; ve tiyatro dediğimiz mucize gerçekleşir. İnsan kadar eski, insana bakma, insan üstüne düşünme, yaşama sahip çıkma eylemi, oyuncularla, izleyiciler karşı karşıya gelince gerçekleşir ancak. Oyuncularla izleyiciler, suç ortaklarıdır. Birlikte gerçekleştirirler bir araya toplanıp, gülüp eğlenip, düşünüp taşınıp meydan okuma eylemini...

Seyirciler bizim meslektaşlarımızdır. Tiyatroya sahip çıkan, olayın gerçekleşmesi için gidip yerini alan, destekleyen, sanata, yaşama sahip çıkan insanlar bizim meslektaşımızdır. Bizler oyunlarımızı onlara sunmak için hazırlarız. Onlar da hazırlanır kalkar gelirler. Geçeriz karşılıklı, birlikte gerçekleştiririz tiyatro mucizesini. Spotlar değil, salondakilerin zihin enerjisidir aslında sahneyi aydınlatan. Festivalin açılış gösterisinde sahne pırıl pırıldı. Tiyatrocu demesiyle, "Seyirci demir leblebiydi." "Bakalım neymiş şu festivalin bize sunduğu, yeni farklı bakış. Hele bir görelim" diyen izleyicilere salon boşalırken baktım, bazı kafalar iyice karışmış, bir kısmında da ampuller yanmış, izlediklerinin keyfini sindiriyorlar. Charleroi Danses Plan K Tiyatrosu'nun sunduğu "Metapolis" dansın ve mimarinin öne çıktığı, kent-insan ilişkisini sorgulayan, görünmeyenin ardındakini keşfetmeye davet eden bir buluşmaydı.

Büyük kent labirentinde koşuşturan, birbirini arayan, bulduğunda yitiren insanların öyküleri.. Kaçmalar, kovalamacalar, kavuşmalar, ayrılıklar. Anlaşmazlıklar, barışmalar. Sürekli değişim içinde olan mekanla bireyin ilişkisi... Doğanlar, ölenler. Yitirdiklerini en beklemedikleri anda bulanlar... İnsandan insana kurulmaya çalışılan köprüler. Büyük emek ve umutla kurduğumuz bir araya gelme köprülerinin çöküşü ya da üstünden kimsenin geçmeyişi. Sürekli iç içe geçip yeni bakışlar üreten dün ve bugün. Geçmişten gelip şimdiki zamana inşa edilmiş gelecek köprüleri... Geleceğin dünyası... Kaos ve bireyin kendini içine kitlemesi... Köprüler, köprüler... Sahnedekilerle salondakiler arasında da bin bir köprü kuruldu o gece. Bence sağlam, zemin etüdü, iyi yapılmış, iyi tasarlanmış, işçiliği iyi, iyi aydınlatılmış, özgün bir mimari-tiyatro birlikteliği köprüsüydü "Metapolis."

Hepimiz dans ettik o köprünün üstünde; oyuncular sahne tarafından girdiler köprüye, bizler salondan ortada buluştuk ve dans ettik birlikte... İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı'nın iki yılda bir açan çiçeği Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali'nin yöneticisi Dikmen Gürün ve yönetmen yardımcısı Koza Tandoğan yine çok iyi bir festival organize ettiler. Festivalin gerçekleşmesini sağlayan Aygaz'a ve Opet'e teşekkürler... İstanbul Tiyatro Festivali köprüler kuruyor. Gidin, dans edin üzerlerinde, geçin karşı kıyılara...

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Melekler nasıl uçar?   / 08-08-2004
 Lüküs hayat   / 01-08-2004
 Gülümseyen insanlar adası   / 25-07-2004
 Başımıza ne geldiyse sıcaklardan geldi   / 11-07-2004
 Vallahi Ferdi Özbeğen değil   / 04-07-2004
 Hırsız yengeçle şarkıcı istiridye   / 27-06-2004
 Jöleli horozlar   / 20-06-2004
 Filmlerin kanatlarında duvarların dışına yolculuk   / 06-06-2004
 Ebrunun güzelliği   / 30-05-2004
 İki yılda bir açan çiçek   / 23-05-2004
    Aktüel Pazar Yazarlar
  » Güncel
    Hobi
    Röportaj
    Gurme
    İyi Yaşa
BALÇİÇEK PAMİR
Acıdıkça daha çok kaşırsın ya
Kocamı bir otelde Rus bir...
MEHMET ALTAN
Pazar bilmecesi
Modernleşmenin en temel...
Havada şarap tadımı farkı
İki hafta arayla Barselona'ya iki kez gitmem gerekti. THY ve Swiss arasındaki...
İstanbul'un yanı başında tatil cenneti
Avşa Adası, tertemiz denizi ve altın kumsallarıyla tatilcilerin son gözdesi.
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Bilgi ve Yaşam | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.