kapat
   
SABAH Gazetesi
 
    Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Euro 2004
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
  » Aktüel Pazar
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Oncel Ozicer @ SABAH
 
Köşelerde 'sera' dönemi başlıyor
Abi-kardeş duygusallığı

Köşelerde 'sera' dönemi başlıyor

Nasıl domatesin, biberin, kabağın, kerevizin mevsimi varsa, yazı yazmanın da mevsimi var. İşte o en kısır dönem başladı. Artık her türlü meyve sebze yılın oniki ayı tezgahlarda bulunuyor biliyorsunuz. Ama kışın yenen domatesin domates olduğu yalnızca üzerindeki etikette yazan isminden bellidir değil mi? Yani ne tadı 'domat' gibidir, ne de kokusu.. Kum gibi, gırç gırç, acayip birşey. Rengi bile farklıdır, böyle kırmızı değil de, daha çok turuncumsu. İşte yaz aylarında yazılan yazılar da, tıpkı sera 'domat'ları gibi tat vermez. Bir kere yavaş yavaş gazetede çalışan sayısı azalmaya başlar, çünkü yıllık izinleri kullanma dönemi başlamıştır. Hele üzerine okullar kapanıp şehir de boşalınca, insan kendini iyice yalnız hisseder. Etrafta insan olmayınca yazı konusu da azaldı demektir. Çünkü, hadi kendi adıma konuşayım, ben yazacak mevzuları hep eşle dostla yaptığım ayaküstü sohbetlerde bulduğum için, şu yalnız kalma konusu çok canımı sıkar. Tabii bu arada yaklaşan kendi yıllık izninin bir bölümünün planları da bir yandan kafanı kurum kurum kurcalamaktadır. Gerçi bir İzmirli için tatil ve Çeşme kelimeleri artık neredeyse eşanlamlı olduğu için, ben her yaz "Bu kez değişik birşeyler yapacağım" desem de, sonunda yine üşenir, "Amaaan, bari bildiğim ettiğim yer. Kulüpler tanıdık, insanlar tanıdık, kumrucusu, otoparkçısı bilem tanıdık. Eh, hazır anne şefkati ve yemekleri de var. Bari ben yine annemlerden sığınma hakkı talep edeyim" derim. Kısa süreli tatillerde elbet de küçük kaçamaklarla Çeşme'ye ihanet ediyorum ama eğer abartıyorsam ne olayım, şu Çeşme'nin Ilıca'nın, Alaçatı'nın kumsalı, denizi hiç-biryer- de yok birader. Vallahi sevdiğim, alıştığım için demiyorum. Bir kere beyaz kuma sahip Türkiye'nin tek plajı burada. Hani o Mahsun'un 'sarı sarı' klibindeki 'yeşil yeşil' kumsallar ve deniz var ya.. Hani siz her izlediğinizde iç çekiyorsunuz ya.. İşte o kumsalın ve denizin aynısının tıpkısı, ne şanstır ki, bizim 70 kilometre ötemizde uzanmış bizi bekliyor. Eh böyle bir durumda da tabii ki, "Acaba tatilde nereye gitsem?" diye uzun uzun düşünmek abesle iştigal oluyor. İşte gördünüz mü? Yaz geldiğinde, ne yazsam ne yazsam diye saçını başını yolarken işte böyle klasik "Ne yazacağımı bilemedim, çıka çıka bu çıktı" yazısı çıkıyor. Ama hak verin bana ne olur yaa! Hafta sonu geldi ve sadece 45 dakika ötemde bir cennet duruyor. Gitmem lazım benim.. E hadi.. Siz de buyrun!

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 O kayığa illa ki binilecek   / 27-06-2004
 Benim başkanım   / 20-06-2004
 Köşelerde 'sera' dönemi başlıyor   / 13-06-2004
 Abidin'i kadınlar yaktı.   / 06-06-2004
 Ayarları kaçmış   / 30-05-2004
 Açıkta kalmış   / 23-05-2004
 Koşu bandından inecek var   / 16-05-2004
 Bazı anneler...   / 09-05-2004
 Ebru Şallı yılın annesi olsun   / 25-04-2004
 Boş tenekeyim, ağlarım!   / 18-04-2004
    Aktüel Pazar Yazarlar
  » Güncel
    Hobi
    Röportaj
    Gurme
    İyi Yaşa
MEHMET ALTAN
Kadınlar ve Külkedisi
Türk eğitim sisteminin kaderine...
Yemek yarışmasından Kapadokya mutfağına
Sula Bozis'in kitabı "Kapadokya Lezzeti"nde, Kapadokyalı Rumların Yemek Kültürü...
Ucuz ve lezzetli yemekler moda
Birkaç yıl öncesine kadar en pahalı yemeğin aynı zamanda en iyi olduğu inancı...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Bilgi ve Yaşam | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.