kapat
   
SABAH Gazetesi
 
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Euro 2004
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Muharrem Sarikaya @ SABAH
 

Medeniyetleri buluştururken...

Türkiye'de ne zaman bir zirve yapılacak olsa, devletin zirvesinde nedense hep aynı hastalık ortaya çıkıyor. Hele bir de Türkiye'de yapılan zirve çok mükemmel bir şekilde organize edilmiş ise şiddeti daha yüksek seyrediyor. Bu hastalığın en şiddetlisi, 10 yıl önce yine aynı tarihte yaşanmıştı.
25 Haziran 1992'de İstanbul'da yapılan Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KEİ) Zivresi de Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile Başbakan Süleyman Demirel'in çekişmesine sahne olmuştu. KEİ açılış konuşmasını kimin yapacağı ve bildiriye kimin imza koyacağı konusundaki anlaşmazlık Zirve'nin önüne geçmişti.
Ve sonuçta Özal zirveyi terk edip tatil için Okluk Koyu'na gitmeyi tercih etmişti.
Benzer durumlar daha sonraki dönemlerde de ortaya çıktı.
Sonuçta Çankaya ile Başbakanlık arasındaki gerilim döneminin bitmedi ve önceki gün bu kez türban sorunu ile NATO Zirvesine damgasını vurdu.
Cumhurbaşkanı Sezer, başının türbanlı olduğu gerekçesi ile Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün eşlerini veto etti.
Sonuçta şık olmayan bir durum ortaya çıktı. İstanbul'da medeniyetleri buluşturmak için çaba gösteren Türkiye, kendi içindeki medeni davranış modelini yine yaratamadı, asgari müşterekte buluşamadı.
Ancak öyle görülüyor ki, bu durum zirveye katılanları da fazla etkilememiş.
Nitekim Türkiye'de devletin zirvesinde yaşanan bu durumu bir meslektaşımız üst düzey bir ABD yetkilisine sorduğunda şu yanıtı veriyordu: "Zor bir soru. Türkiye'nin laik demokratik yapısı içinde değerlendirilmeli..."
Üst düzey ABD'li yetkili ile önceki gün Ankara'da Başkan George W.
Bush'un temaslarının detayları üzerinde de konuştuk.
Herşeye evet, ama...
Şurasını belirtmek gerekir ki, Washington da Ankara ziyaretinden memnun. Üst düzey ABD'li yetkilinin de vurguladığı gibi Bush'un Ankara gezisinin önemli gündem maddeleri şöyle sıralanmış:
Kuzey Irak'taki PKK/Kongra-Gel'in tasfiyesi, Kuzey Kıbrıs'a uygulanan ekonomik izalosyonun kaldırılması, Irak'ta Türkmenlerin geleceği ve Kerkük'ün yapısı, Türkiye'nin AB ile tam üyelik müzakerelerine başlaması, Heybeliada ve İsrail ile ilişkiler...
Üst düzey ABD'li yetkili ile sohbetimizin bütününe bakıldığında Başkan Bush, bütün bu konularda Türkiye ile aynı görüşte olduğunu kayda geçirmiş. ABD'nin bu konuda neler yapacağı ve bir planı olup olmadığını sorduğumuzda ise karşılaştığımız yanıt aynı oldu. "Bir süre içinde bu mesele hallolacak"
Başkan Bush'un da hem Erdoğan hem de Sezer ile görüşmesinde vurguladığı gibi ABD daha önce verdiği söz doğrultusunda terör örgütüne karşı bugünden yarına bir atak planı içinde değil.
Bir noktada meseleye el atacaklarını söylemesine karşın, o noktanın ne zaman olacağına ilişkin bir yaklaşımı yok.
Hatta, işi biraz daha farklı bir noktaya götürüp, "Bu konuyu Irak'ın yeni yönetimini de dahil ederek" halletmekten yana.
Dolayısıyla Irak'ın önce yönetiminin, ardından da askeri gücünün oluşması süreçleri dikkate alırsa PKK/Kongra-Gel'in Irak'tan izolasyonun öyle kısa sürede de olmayacağı kesin.Kuzey Kıbrıs'a uygulanan ekonomik izalosyonun kalkması konusunda da
Başkan'ın sözü var. Ancak bunun tarihi ile ilgili olarak da bir süre verme olanağı yok. Ercan Havaalanına uçuşların başlaması için çalışmaların devam ettiğini belirtiyor, ancak uluslararası yolcu uçuşları ile ilgili birimlerin engelinin de aşılması gerektiğini söylüyor.
Irak ve Kerkük
Irak'taki Türkmenlerin durumu ve Kerkük'ün statüsüne dönük olarak da Bush, Türkiye ile aynı görüşte. Kerkük'ün statüsünün değiştirilmesine kesinlikle karşılar.
Ancak bölgede Kürtlerin, Türkmen nüfusa yönelik asimilasyonuna karşı nasıl bir tavır alınacağı konusunda ise net bir tavır olduğu söylenemez. Bush'un Erdoğan ile görüşmesinde gündeme gelmeyen Heybeliada Ruhban Okulu konusu Sezer ile görüşmesinde açılmış.Sezer de Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılması için çabalarının olduğunu kayda geçirip eklemiş:
"Türkiye'nin laik Anayasal yapısı içinde bazı zorluklarımız var, onların alışması gerekiyor..."Türkiye'nin son dönemde soğuyan İsrail ile ilişkileri de Sezer ile görüşmede açılmış. Bush'un bu konudaki yaklaşımı, "Türkiye'nin İsrail ile ilişkilerinin devamını önemsiyoruz" noktasında.Tersinden okunduğunda, ilişkinin soğuması ve bozulmasını ABD istemiyor, bölgedeki iki gelişmiş demokratik ülkenin ilişkisinin eski seviyesine getirilmesini arzu ediyor.
Büyük Orta Doğu Projesi çerçevesinde ABD'nin Türkiye'ye biçtiği kaftanda da belirli ton düşüklüğü var.
Türkiye'nin bir model ülke olmayacağını Başkan Bush da kayda geçirmiş durumda.
Hatta Sezer Türkiye'nin İslam ülkeleri arasında farklı bir yapısı ve yerinin bulunduğunu belirtince Bush, "Amerika da dünyanın hiçbir ülkesine model olamaz" yaklaşımı göstermiş. Sonuç olarak şu söylenebilir ki; ABD her konuda Türkiye ile hemfikir, ancak bunların sonuçlarının ne zaman alınacağı konusunda ise net bir tarih yok... Bütün bunlar bir kenara bırakıldığında, Türkiye'nin AB'den tam üyelik müzakere tarihi alması için uyguladığı press ise takdire değer...

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Eski DEP'liler ve Dülger'e gönderme   / 09-07-2004
 Tarama mı, müzakere mi?   / 07-07-2004
 Her genel af, öğrencilerle geliyor   / 06-07-2004
 CHP'de her şey eskisi gibi olacak   / 04-07-2004
 CHP derdine yanarken...   / 02-07-2004
 Zirvenin getirdikleri   / 30-06-2004
 Medeniyetleri buluştururken...   / 29-06-2004
 NATO, uygun adım Irak...   / 27-06-2004
 Üsler ve nitelikli sanayi bölgesi   / 25-06-2004
 Irak'ta aktörler artarsa   / 23-06-2004
MEHMET TEZKAN
Az sıfırlı günlere az kaldı
Beş ay sonra yeni bir hayat...
EMRE AKÖZ
Cemal Süreya, Deniz Baykal için ne demişti?
Geçenlerde...
UMUR TALU
İtiraz, ruhun asıl gıdasıdır!
Bir adam bir şiir...
Hangisi Türkiye'nin 'yararına'?
Cumhuriyetçi George W. Bush, Irak savaşını savunuyor, Demokrat...
620 km'lik mezarlık
Fransa ve Belçika sınırında iki sapık 12 kişiyi öldürdü, 11'ine...
Böyle şey olur mu?
Böyle şey olur mu?
Devletin takımının ligde mücadele etmesinin sakıncalı olduğunu...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.