kapat
   
SABAH Gazetesi
 
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Euro 2004
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Bilgi ve Yaşam
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
    Kampüs
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Omer Celik @ SABAH
 

Türkiye'nin nükleer gücü

WASHINGTON- Büyük Ortadoğu ve Afrika coğrafyasında varolan sorunlar, sadece G-8 ülkelerinin perspektifi açısından sorun değil. G-8 ülkelerinin perspektifi açısından pürüz teşkil eden dinamiklerin sorun olarak tanımlanması ve ardından Büyük Ortadoğu ve Afrika coğrafyasına dayatılması gibi bir algı fazla indirgemeci olur.
Kuşkusuz, G-8 ülkelerinin yaklaşımları tümüyle masum ya da salt felsefi ve ahlaki düzeyden yönetilen birşey değil. Hiç kuşkusuz çıkarlar, manipülasyonlar ve yeniden yapılandırma çabaları var. Lakin tarihin tüm dinamikleri böyle değil mi zaten? Bir şekilde elverişli görülen ya da iyi kabul edilen herhangi bir gelişme, çıkarların ve güç mücadelelerinin içinden akıp gelmiyor mu?
"Güç", tarih içinde yok olmadığı gibi gelecekte de yok olmayacaktır. Doğru olan, gücün değerlerin yatağından akmasını temin etmeye çalışmaktır...
Büyük Ortadoğu ve Afrika coğrafyası için ortaya çıkacak gelişmelerin kaba gücün mantığına ve çıkarların dinamiklerine terkedilmemesi, evrensel değerlerle çerçevelenmesi ve herkesi bağlayan ilkelerin omurgası üzerinden akması, G-8 dinamiğini, bölge halkları lehine düzenlemelerin yardımcısı yapmaya yarayacaktır. Görünen o ki, Avrupa, ABD'nin öncülük yaptığı Büyük Ortadoğu Süreci'ni engelleme yönünde değil, değerlerle çerçeveleme yönünde etkilemeye kararlıdır.
Tüm bunların tam ortasında ise değişmeyen gerçek duruyor... Büyük Ortadoğu coğrafyası, refah üretemiyor, siyasi gelişmeyi tıkayan unsurları değiştiremiyor ve değişimin gerisinde kalıyor. Böylece tarihin hızının çok gerisine düşen bir statü içinde kalıyor bölge halkları. Bu sadece G-8'in kendi amaçları açısından sorun ettiği birşey değil. Esas bölge halklarının sorunu.
Refah üretme stratejileri olmayan, siyasi sistemini dinamik hale getiremeyen ve değişim karşısında atalet içinde kalan bir yapılanma ile geleceğe yürünemeyeceği açık. Bu durumda bölge halkları için demokrasi ve değişim, aynı zamanda bir "hayatta kalma stratejisi" anlamına geliyor.


G-8'ler ile Büyük Ortadoğu ve Afrika coğrafyasının unsurlarının toplantısına "demokratik ortak" olarak katılan Türkiye'nin durumunu çok dikkatli bir şekilde değerlendirmek gerekiyor.
Türkiye bölge ülkeleri gibi "hedef ülke" konumunda değildir, olamaz. Stratejinin planlayıcısı konumunda olan G-8 ülkelerinin pozisyonunda da değildir...
G-8 perspektifiden bakıldığında Türkiye tüm bölge için "referans" verilecek bir ülkedir. Çünkü laiklik, demokrasi ve hukuk devleti gibi prensiplerle çok önceden ve derinlemesine tanışmış ve bunları kendi "sisteminin omurgası" haline getirmiştir.
Bölge ülkeleri açısından bakıldığında ise Türkiye demokrasi ve değişim dinamikleri bakımından somut bir "yol haritası"dır. Türkiye kendi coğrafyasında yüz elli yılı aşan demokrasi tecrübesine sahiptir ve laiklik ilkesini, siyasi sisteminin temel unsuru yapmış olmanın yanı sıra, bir toplumsal barış ve bir arada yaşama stratejisi olarak içselleştirmiştir.
Cumhuriyet modeli ile her türlü etnik kökeni aşan bir birliktelik modeli üretmesi ve laiklik ilkesi ile her türlü dini aidiyeti aşan bir toplumsal barış stratejisine sahip olması, Türkiye'nin değerler açısından derinliğini ifade ettiği gibi, aynı zamanda stratejik üstünlüğünü temellendirmektedir.
Türkiye'nin "hayat sahası"nı da çerçeveleyen Büyük Ortadoğu coğrafyasında yaşanan derin krizlere bakıldığında, bunların bölgenin demokratik cumhuriyet modeli ile tanışmamış olmasından ve laiklik ilkesi sorunlu siyasi rejimler tarafından yönetilmesinden kaynaklandığı görülür.
Bölgenin hala ulaşmaya çalıştığı değerler olan bu iki unsur ise Türkiye'nin siyasi varlığının "tanımlayıcı" esaslarıdır.
Özellikle bugün dünyanın içinden geçtiği sürece bakıldığında, demokratik cumhuriyet modelinin ve laiklik ilkesinin, gerek değerler açısından, gerekse güvenlik felsefesi bakımından Türkiye'nin "nükleer gücü" olduğu daha açık ortaya çıkmaktadır..
Demokratik cumhuriyet modeli ve laiklik ilkesi, Türkiye'nin aksesuvarları değil, bizatihi "siyasal genetiği"dir. G-8 Zirvesi ile Büyük Ortadoğu gündeminin iç içe geçmesini zorunlu kılan tarih ve siyaset dinamikleri, cumhuriyet modeli hakkında zaman zaman polemikler üreten kimi Batılıların ve laiklik prensibi hakkında eleştirel pozisyon alan bölge ülkelerinin, Türkiye'nin "siyasal genetiği" hakkında ciddi yanlışlıklar içeren bir akıl yürütme içinde olduklarını da ortaya koymuştur.
Gerçekten, bu coğrafyada demokratik cumhuriyet modelini ve laiklik ilkesini "siyasal genetik" haline getirmek, küresel düzeyde nükleer güç sahibi olmak kadar ciddi ve etkili bir pozisyondur.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Türkiye'nin nükleer gücü   / 13-06-2004
 Çarşamba ve Perşembe ilişkisi   / 11-06-2004
 Sistemin meşruiyeti   / 09-06-2004
 Sol: Toplumsal proje mi, iktidar projesi mi?   / 07-06-2004
 KOBİ'ler ve güçlü demokrasi   / 06-06-2004
 Vahşetin ilacı: Kadın eli...   / 04-06-2004
 Cennet ve cehennem arasında güvenlik   / 02-06-2004
 Türkiye nerelidir?   / 31-05-2004
 AB'nin sınavı: Irak ve Filistin   / 30-05-2004
 Yine ve yeniden sol   / 28-05-2004
YAVUZ DONAT
Noktayı koyarken...
Kapıkule-Filibe 170 kilometre.
İki canı boşuna kaybetmedi
1995'te çıkan yangında eşi ve kızını kaybeden baba, 9 yıllık hukuk...
12 yıldır sürdürdüğü mücadeleyi kaybetti
Fazla kiloları nedeniyle Uşak'ın Eşme ilçesinden tedavi olmak...
Ne camiye ne kiliseye yaranabildik
Ne camiye ne kiliseye yaranabildik
Hıristiyan dünyasının Türkiye'de kilise yapılması konusunda inanılmaz...
Demirel'in ajan suçlaması partimi çok rahatsız etti
Demirel'in ajan suçlaması partimi çok rahatsız etti
Hiç kimse ne Ecevit'in ne de Demirel'in böyle reaksiyon vereceğini...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Bilgi ve Yaşam | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.