kapat
   
SABAH Gazetesi
 
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Bilgi ve Yaşam
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
    Kampüs
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Nebil Ozgenturk @ SABAH
 
Beyrut'tan geliyorum!!
Beyrut'tan geldiler..
Gül yüzlü bebenin resmi..

Beyrut'tan geliyorum!!

Açıkça ifade etmem gerek ki. Gazeteciliğimin ilk yıllarında "Beyrut'tan bildirenleri hep gıptayla(!) izlemiş, iki buçuk fotoğraf çeken(!) biri olarak da, hep orada, Lübnan'ın orta yerindeki Beyrut'ta bulunmak istemiştim.
Gencecik yaşımın heyecanı, tarihe tanıklık, radyo spikerlerinin verdiği ölüm haberlerine duyulan tepki, "hızlı gazetecilik merakı. Ve kim bilir, belki de Güney'de bir yerlerde, sanki bir "akraba evi"nde yaşanan insanlık ötesi katliamlara ve canavarlığa
karşı
"insanca bir tuz" bırakma gayreti, çocuk bedenlerde, sabi yüreklerde kabaran bir yaraya merhem basma duygusallığı.
Hıristiyan falanjistler, Dürziler, solcu Müslümanlar, sağcı milisler, mülteci Filistinliler, Şii Emel, Canpolat, Habbaş, Kasap Ariel Şaron,.. Sabra, Şatilla, Doğu Beyrut, Batı Beyrut vs. Bunlar, o dönemde Lübnan haberlerinin hafızama yüklediği isimler, cisimler, kentler, mekanlar, örgütler..
25 yıl öncesine yakın bir zamandan söz ediyorum! "Kan ve ateş günleri"nin Beyrut'undan...
13 Nisan 1975'de Beyrut'ta, Müslümanlarla Hıristiyanların birbirini boğazladığı bir iç savaş başlamış, (Kadın erkek bir grup Filistinli sivilin, sağcı falanjistler tarafından vahşice katledilmesiyle tetiğe basılmış!) bir daha da uzun yıllar gitmemişti. Ardından, İsrail, Lübnan'ı işgal etmiş, 2000'lerin başına kadar da (yani, bölgedeki etkisi kırılana, direnişe boyun eğmek zorunda kalışına değin!) milyonlarca insana kan kusturmuştu İsrail askerleri!
Son dönemlerde olup bitenler bir yana, aslında "hayat denilen kavga"nın en büyüğünü, dibine kadar acıyı, gözyaşını, sürgünü, tedirginliği çok yaşadı, çok çekti Lübnan halkı; erken ve kolay ölümleri, tank sesleriyle uyanmayı, bombalarla geceye varmayı, doğarken ölümleri, kalleş ölümleri, hain pusuları.
Çünkü.. Derler ki tarihin en kanlı ve uzun süren "iç savaş" larından birini yaşadı Beyrut..
Yüzyüze, göğüs göğüse çarpışmanın, kalplere gözünü kırpmadan hançer saplamanın, ölümden keyif çatanların, ölüme meydan okumaların, emperyalist kışkırtmanın, entrikanın, ne olduğunu en iyi bilenlerdendi Lübnan halkı. Oralarda komşunun komşuya ettiğini kimse etmemişti!!
Sonra savaş bitti, ya da biter gibi oldu!
Ve gün olup devran döndü.. Cehennem, komşu topraklara sıçradı, az ötedeki topraklara kuruldu! Kasaplar(!) yine kasaptı. Ve bir başka işgal, acı ve haksız savaşların adı oldu Doğu!

***

Yani, mesela, Irak işgali. Her kesimden her sesten bir grup yazar, bilim adamı, gazeteci "Doğu Konferansı Girişimi" oluşturdu. Bölgedeki canavarlığa "aydın gözlerler bir çift söz etmek, bir avuç tanıklık etmek, deyim yerindeyse laf değil iş üretmek istendi. Tanıdık tanımadık dostlar, arkadaşlar, ahbaplar, hemşeri ya da kader ortakları!
Tanıklık edilecek yerlerden biri olarak Beyrut seçilmişti. Sıkı ve zor bir yolculuk yapıldı, şaşırtıcı açıklamalara kulak verildi ve "acıyla yoğrulmuş" tecrübeli gözlerden ışıltı alınmaya çalışıldı.
Ben de katıldım bu beş günlük serüvene! İster hayata katık deyin, ister bu gelip geçen satırlara kaynak.. Anlatıp duracağız kısacası..
Ve bu türkü burada bitmez, pardon, bu savaş burada nihayete ermez! Kısmetse yarına ve sonraki günlerde devam!

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Aspendos'taki çınar ağacı   / 30-05-2004
 Anı yazmanın Türkçe'si!   / 29-05-2004
 Hayatı senaryo ve roman!   / 23-05-2004
 Athena'cılar birleşin!   / 22-05-2004
 Soykırım davaları!   / 16-05-2004
 Beyrut'tan geliyorum!!   / 15-05-2004
 Barbarlığın tarihi!   / 09-05-2004
 Yılın Annesi?   / 08-05-2004
 Dünyayı çocuklara verelim!   / 02-05-2004
 Yürüdük hiç durmadan   / 01-05-2004
ERDAL ŞAFAK
Kıyametin arefesinde
Bugün Dünya Çevre Günü. Daha...
MANSUR FORUTAN
Dünya barışı için çabalıyorum
Petrol bağımlılığımızı...
MEHMET BARLAS
"Doğanın Dengesi" ile "Doğan'ın Yengesi"...
ALİ KIRCA
Fikrimin ince gülü...
Sonradan Sarı Mersedes adıyla...
NEBİL ÖZGENTÜRK
Bir İstanbul Masalı'ydı!
Az sonra gelip geçecek...
REFİK DURBAŞ
Türkiye'de eğitim sistemi...
Türkiye'de eğitim sistemi...
SAVAŞ AY
Belki şehre bir 'Buş' gelir!..
Allah nazarlardan...
HINCAL ULUÇ
Papa niye yeri öpüyor?..
Orezil, o iğrenç, o felaket...
Ödül avcısı
Ödül avcısı
Babası, dayısı, hatta annesi bile futbolcu olan Alex Souza, Profesör...
Nobre ile bir yıl daha
Nobre ile bir yıl daha
Transferde fırtına gibi esmeye başlayan Fenerbahçe, geçen sezon...
Şeyh Yasin'in intikamını aldı
Şeyh Yasin'in intikamını aldı
İsrail gazetesi Haaretz, Başbakan Erdoğan'ın İsrail'e çatmasına...
Küçük Mustafa'dan Bush'a özel şemsiye
Küçük Mustafa'dan Bush'a özel şemsiye
Tübitak'ın Ankara'da düzenlediği Buluş Şenliği, küçük...
Verheugen de moral verdi
Verheugen de moral verdi
AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen,...
Ara vizeyi geçtik
AB'nin Haziran Zirvesi sonuç bildirgesinde Türkiye'ye övgüler...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Bilgi ve Yaşam | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.