kapat
   
SABAH Gazetesi
 
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Teknoloji
    Otomobil
    Sinema
    Hobi
    Çizerler
Günaydın
ATV
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Omer Lutfi Mete @ SABAH
 

Terör ve resmi fail-i meçhuller

Benzerlerinde olduğu gibi, İspanya'daki katliam sonrasında da anlamsız denecek kadar etkisiz bir acı paylaşımı ile avuntu arıyor, böylece asıl aranması gerekeni bir kere daha erteliyoruz. Bu, dünyanın en büyük beşeri kirlilik alanı olan 'gizli servis marifetleri'nin üstünü örtmektir.
Böyle olaylardan hemen sonra alışılmış 'terör televolesi' medyayı rehin alır:
-Hangi örgüt yaptı, hangisi üstlendi, nasıl becerdi, neyi amaçlıyordu?..
Bu maskeleme operasyonu daha baştan etkili olur, karanlık eller bir zaman için iz bırakmadan sırra kadem basar.
İspanya'daki vahşetten sonra bir parça farklılık gözlüyoruz:
Şiddetin 'iyi saatte olsunlar'ı henüz ETA mı, Kaide mi; karar verememişler.
Üstüne üstlük, şu satırların yazıldığı dakikaya kadar bir inatlaşma yaşanıyor; ETA inkar ediyor, İspanyol hükümeti 'sen yaptın' diye diretiyor.
Oysa meraklı takipçiler, birkaç yıl sonra bu barbarlığın asli, resmi ve meçhul failleri hakkında epeyce 'hakiki bilgi' edinmeye başlayacaklar.
'Lockerbie' olayındaki gibi..
Dünyada terörün ana rahmi olan 'gizli servis' mekanizmaları hakkında insanlığın muhtaç bulunduğu bilincin gelişmesine bir nebze katkı umuduyla, Lockerbie konusunun perde arkasını deşen bir uzmanın çalışmasını hatırlatayım:
Bu uzman, istihbarat alemi hakkında çok sayıda kitabı olan Gordon Thomas..
Mark Twain Society'nin 'Haber Vermede Mükemmellik' alanında üç kez alıntı yaptığı Thomas bu konularla ilgili en ciddi kaynaklardan biri.. Gizli servis pisliklerini, 'komplo' veya 'macera' meraklılarını tatmin için kaleme alan 'gerilim işportacıları' ile zerrece benzerliği yok.. Ajan denen belalılar soyunun korkunç marifetlerini açıklarken, hikayelerde çoğu zaman karanlık kalması kaçınılmaz bazı boşlukları hayal gücünü kullanarak doldurmaya çalışmaz. Bulabildiğini ve kesin bilebildiğini aktarır. Türkiye'de de yayınlanan Gideon'un Casusları (Gideon's Spies: The Secret History of the Mossad) isimli eserinde Thomas pek çok olay arasında Lockerbie'yi de ele alır:
1988 Yılının Aralık ayında Londra-New York seferini yapmakta olan Pan American Havayolları uçağı, İskoçya'nın Lockerbie kasabası üstünde, havada patladığı için olayın bu isimle anıldığını, konunun meraklıları hatırlayacaktır.
Gordon Thomas diyor ki:
"Patlamadan birkaç saat sonra Mossad'ın Psikolojik Savaş Bölümü LAP'nin personeli basında sürekli ilişki kurdukları gazetecileri telefonla aramaya başlamışlardı. (Felaketten birkaç saat sonra bu kitabın yazarına da, LAP'deki bir kaynaktan bu iddiayı tekrarlayan bir telefon gelmişti.) Batı Kaddafi rejimine karşı hemen yaptırımlara girişti..."
Ne var ki, aradan bir zaman geçtikten sonra, hangi karanlık gerekçe ile olduğu bilinmez, çeşitli medya kuruluşlarına bu terör eyleminin arkasında başka 'tanıdık' unsurların bulunduğuna dair gerçekten ikna edici veriler ulaştırılır. Thomas hikayenin bundan sonrasını şöyle özetler:
"1988 Yılı Aralık ayındaki o gece Londra'dan havalanan uçaktaki yolcular arasında, Ortadoğu'daki görevlerinden dönen Amerikalı sekiz istihbarat mensubu da vardı. Bunlardan dördü, Matthew Gannon'ın liderliğinde sahada görev yapan CIA ajanlarıydı. ABD ordusundan Binbaşı Charles McKee ve rehine kurtarma uzmanlarından oluşan küçük ekibi de uçaktaydı. Hala Beyrut'ta tutulmakta olan Batılı rehineleri kurtarma ihtimalini yerinde incelemek üzere Ortadoğu'ya gitmişlerdi. Lockerbie soruşturması İskoç polisinin yetkisinde olmasına rağmen, McKee'nin muize eseri hasar görmeyen ve hala kapalı olan bavulu bulunduğunda sahneye CIA ajanları çıktı. CIA mensubu olduğuna inanılan ama kimliği asla kesin olarak belirlenemeyen bir adam bavulu aldı ve hemen olay yerinden uzaklaştı. Bavul daha sonra İskoç soruşturma ekibine iade edildi ama içi 'boş'tu..
Kimse, bırakın McKee'nin eşyalarına ne olduğunu, neden boş bir bavulla yolculuk ettiğini bile soruşturmadı. Ama o sırada, CIA ajanının, patlamayı açıklayacak verileri bavuldan aldığından kimse şüphelenmemişti. Gannon'ın bagajı asla bulunamadı; bu durum asıl bombanın onun bavuluna yerleştirildiği inancını güçlendirdi. Bir CIA ajanının bavulunda nasıl ve neden bomba taşıdığı sorusuna tatmin edici bir cevap asla bulunamayacaktı."
Çok değil, birkaç yıl daha yaşarsak ve takip edersek göreceğiz ki, İstanbul'daki sinagog ve HSBC olaylarının da, İspanya'daki katliamın da ardından bir sürü küresel resmi çapanoğlu çıkacak..

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Bozgundan Fatih çıkmak   / 22-03-2004
 Hangi yıldız parlıyor   / 19-03-2004
 Derin yumuşatma süreci   / 18-03-2004
 Fişleme ile asker şişleme   / 16-03-2004
 Terör ve resmi fail-i meçhuller   / 15-03-2004
 Derin millet manifestosu   / 12-03-2004
 Kahramanlığı güncellemek   / 11-03-2004
 Urfa'nın sağı solu   / 09-03-2004
 Elazığ'da dört sağ, solu sayma.   / 08-03-2004
 Yeni Soğuk Savaş   / 05-03-2004
ERDAL ŞAFAK
"Sezon" açılırken
Türkiye'nin dış ilişkilerini...
AHMET HAKAN COŞKUN
Derviş: Telefonu kapatıyorum çünkü..
Önce dün bu köşede...
MANSUR FORUTAN
Neden 100 yıldan fazla yaşayalım ki?
Genetik devrim,...
MEHMET BARLAS
Vatan hainleri, 2-3 yılda kahraman olabilir mi?
Düşünce...
ALİ KIRCA
23 bin insan öldü!
Irak savaşı 1. yılında... Savaşın bir...
ÖMER LÜTFİ METE
AB yolunda 'kondu' rüzgârı
Seçim kampanyası başladığı...
REFİK DURBAŞ
Belediye Başkanı Andı...
Beş gün sonra yerel seçimler...
SAVAŞ AY
Üsküdar'ın gözleri dolu dolu
Saadet Partisi Üsküdar'da...
HINCAL ULUÇ
Aşka değil adama aşığım!..
Size bir şey söyleyeyim...
Başkan faktörü
Başkan faktörü
Futbolda sabırlı politika izleyip doğru transferlerle liderliği...
Tuncay: Bir daha olmaz
Tuncay: Bir daha olmaz
F.Bahçe'nin genç yıldızı, Bursaspor maçında acemice gördüğü sarı kart...
Konya'da AKP rüzgârı
Konya'da AKP rüzgârı
Erbakan'ın kalesi bilinen ilde Erdoğan, coşkulu bir kalabalığa...
Baykal'dan AK Parti'ye yarasa benzetmesi
Baykal'dan AK Parti'ye yarasa benzetmesi
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Tayyip Erdoğan'dan...
Çocuk yurdunda çifte tecavüz iddiası
Çocuk yurdunda çifte tecavüz iddiası
Küçükyalı Çocuk Yuvası'nda yaşayan iki küçük kardeş, kendilerini...
Bazı üniversiteler biraz ihmal edilmiş
Bazı üniversiteler biraz ihmal edilmiş
TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Nüket Yetiş, "Kurumun bazı üniversitelerle...
 
    Ana Sayfa | Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon
Spor | Hava Durumu | Sarı Sayfalar | Günaydın | Bizimcity | Kapak Güzeli | Astroloji | ON Magazin | Sağlık | Cumartesi | Aktüel Pazar | Teknoloji | Otomobil |Sinema | Hobi | Çizerler
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.