kapat
   
SABAH Gazetesi
 
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Yaşama Dair
    Sinema
    Hobi
    Çizerler
Günaydın
ATV
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Umur Talu @ SABAH
Tel:
0537 660 71 21
Fax:
0212 280 05 51
 

Gücün gemlenemez küstahlığı

Makam, para, silah, yetki, apolet, iktidar... artık neyse, bunlara ilişenler ya da üstlerine başlarına iliştirenler, o andan itibaren, başkalarına göre farklılıklarını... Ötekilere üstünlüklerini her vesileyle kanıtlama tutkusuyla dolup taşıyor. Görünürde "demokrasi sevdalısı" olan Başbakan ile... Her türlü demokratik talebe hotzotların böyle sıkı fıkı akraba bir buluşma mevzii var. İnsanı bazen umutsuzluğa düşüren bu. "İktidar ve otorite" şiddetinin; görünüşte mağdurlardan yana, mağduriyetlere karşı duruşları bulunanların içinde bile, uyuyan, uyumak ne kelime, her daim pusuda bekleyen kıvrım kıvrım bir yılan olması. İmajın arkasındaki "değişmeyen" ruhtan süzülerek taşıp büyüye büyüye, ateş saçan bir ejderhaya dönüşmesi.

***


"Gücün ve yetkinin kaynağı" na ilişkin kadim yanılsama, Türkiye'de her kademede iktidar ve otorite mevkilerinde sınırsız bir küstahlık kültürünün sürmesini sağlıyor. Kendini ülkenin sahibi, devletin sahibi ve insanların "sahip"i sanma kültürü ile beraberindeki küstahlık ve şiddet. İster lafla, ister fiilen şiddet. Güçleri, yetkileri ve sorumluluklarının kaynağı halkın seçimi olanların da başı dönüyor... Belirli bir zaman için belirli bir görevi yerine getirmek üzere, "kamu görevlisi veya hizmetlisi" olarak tayin edilmiş olanların da. Üsluplar kabına sığmıyor... Ama mesele bazen öfkeli üslup sorununu da aşıp fiili şiddete dönüşüyor. Aynı, tüm medeni görünümlerine rağmen, güçlerini paradan alanların, işyeri, şirket, grup vesaire yönetenlerin birçoğunun da, bu pozisyonlarını, her türlü sınırsız, sorgusuz, hukuksuz otorite icrasının meşru kaynağı görmeleri gibi.

***

Demokrasi niyetleri ne olursa olsun... Mitinginde biraz muhalif, biraz acı dolu, biraz çığlık çığlığa bir pankart açıldı diye azarlayan bir başbakanın da... Üniformasının gücünü, memlekette hoşuna gitmeyen herkesi hain, düşman, şüpheli diye azarlamakta kullanan bir subayın da... Amiri karşısında tir tir titreyip insanlığını da, haklarını da yitirmiş, angaryadan angaryadan koşturulmaya rıza göstermişken, eline geçirdiğini hırpalamakta tereddüt etmeyen polisin de... Binlerce insanın son hak arama ve mücadele menzili olan grev hakkına küfürler yağdıran işverenlerin yahut medyadaki sözcülerinin de... Adında "adli" ve "tıp" gibi, insan yaşamı için kutsal iki kavram bulunduğu halde, iyileşmesi mümkün olmayan kıstırılmış "mahkum ve tutuklular" ı içeri tıkmaya soyunan heyetlerin de... Onca insanın, işledikleri suçların cezasına değil, suçun karşılığı olmayan ölüme (öldürülmeye) mahkum edildiği cezaevi facialarını "devletin, müdürün başarısı" zannedip öyle sunanların da... Silopi'de üç yıl önce gözaltında kaybolanları "kaybedenler" in de, bu dosyayı kapatanların da, bunu umursamayan medya iktidarlarının da... Birbirinden farkı kalmıyor.

***

"Fark"ın yok olduğu yer, birey olarak, insan olarak en hayati ihtiyacınız... Hukuk, demokratik haklar, adalet, güçlüler karşısında korunabilme ve hatta yaşam hakkınızdır. "Gücün küstahlığı", hiç umursamadığınız olaylardaki şiddetiyle kendini besler, yeniden üretir, şımarır ve sonra... Çok çaresiz, çok yalnız bir anınızda sizi de kıstırır. Tüm demokratikleşme çabalarına ve birikimlerine rağmen, Türkiye'de "otorite kültürü" ve sınır tanımaz şiddeti, kendisine "demokrat" makyajı yapanların bile ruhunda kol geziyor. Bu küstahlığın ve şiddetin yontulması, ancak, rastlandığı yerde "teşhir"i ve vicdani bir patlamanın reddiyle mümkün. Babanız bile olsa!

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 İktidar tutkusunun erkek kokusu   / 10-03-2004
 Üç büyüğün nevi şahsına münhasırı   / 09-03-2004
 Demokrasi dediysek...   / 08-03-2004
 "Adamım" meselesi biraz tuhaf!   / 07-03-2004
 Bir başka kökten dincilik (2)   / 05-03-2004
 Bir başka kökten dincilik   / 04-03-2004
 Töre, linç ve utanmazlık   / 03-03-2004
 Sıradan bir iç tutarlılık meselesi   / 02-03-2004
 Pastoral senfoni   / 01-03-2004
 Kusura bakmayın, dilim tutuldu!   / 29-02-2004
MEHMET TEZKAN
Halk iktidara nasıl bakıyor?
Peş peşe üç soru..
Bir..
EMRE AKÖZ
Urfa'da müzik ve din
Bir kentin havasını 'koklamak'...
UMUR TALU
Gücün gemlenemez küstahlığı
Makam, para, silah, yetki,...
Komşu'nun güzel vekilleri
300 üyeli Yunanistan Parlamentosu'nda 39 kadın milletvekili var.
Rusya'ya sıradışı bakan
Zeki ve kurt diplomat... Ancak Rusya'nın yeni Dışişleri Bakanı, BM...
Mutlaka Sami Yen
Mutlaka Sami Yen
"Olimpiyat Stadı camiayı paramparça etti. Yeni sezonda Ali Sami Yen'e...
 
    Ana Sayfa | Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon
Spor | Hava Durumu | Sarı Sayfalar | Günaydın | Bizimcity | Çizerler | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Cumartesi | Aktüel Pazar | Yaşama Dair | Sinema | Hobi
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.