kapat
   
SABAH Gazetesi
 
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Ana Sayfa
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Yaşama Dair
    Sinema
    Hobi
Günaydın
ATV
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Gulse Birsel @ SABAH
 

Müzik hayatım başladı korkun benden!

Siz bu satırları okurken, inanmayacaksınız ama, ben bir kayıt stüdyosunda rap yapıyor olacağım! Albüm yapmıyorum, yanlış anlaşılmasın. O kadar da değil. Zaten "Törkiş Kazanova" adlı besteyi Petek Dinçöz kapınca, ben de müziğe küstüm bir manada. O, benim çıkış parçam olabilirdi. Kısmet. Dizim başlayacak ya, onun jenerik müziğinde bir bölümü benim sesimden dinleyeceksiniz. Melodik söylemeyeceğim, rap yapacağım. Korkmayın yani. Müziğe olan ilgim, çocukluk yıllarıma dayanır. O yıllarda her şımarık kız çocuğu gibi eve misafir, eş, dost, akraba geldiğinde, eğlendirme görevi bana verilirdi. Sanatçı taklitlerim, gösterimin belkemiğini oluştururdu. Özellikle Nilüfer'den "Göreceeek göreeceeksiiiin" adlı şarkı ve Ajda'dan "Kimler Geldi Kimler Geçti" en çok istek alan parçalarımdı. Misafir pek eğlenir pek gülerdi, çılgınca da alkışlardı. Ben bunu Tanrı vergisi yeteneğime ve gösterinin başarısına yorardım. Ama tahmin edebileceğiniz gibi, asıl eğlence "Kimler geldi, hayatımdan kimler geçti" sözleriyle başlayan bir parçanın dört yaşında, göbekli ve ponponlu çoraplı bir kız çocuğu tarafından 'en hisli duygularla' okunmasıydı. İlkokul hayatım boyunca, sınıfın en çalışkan öğrencilerinden biri olarak, okula gelen müfettişleri dumur, öğretmenimi rezil ettim! Müfettiş: Sen! Mavi gözlü, kalk bakalım... Öğretmen: Gülse en başarılı öğrencilerimizden müfettiş bey, hem de sınıf başkanı. Müfettiş: Aferin. Büyüyünce ne olacaksın? Mühendis mi? Doktor mu? Avukat mı? Gülse: Şarkıcı! Neyse ki ön sıramda oturan ve yine iyi bir öğrenci olan Serap da dansöz olmak istiyordu. Oradan kurtarıyorduk.

SANAT MÜZİĞİ DENEMEM
Müzik defterini tamamen kapatmış, kalbime gömmüştüm. Ta ki... Geçen yıl, g.a.g.'ın ellinci programını kutladığımız o anlamlı güne kadar. Şov dünyası böyledir işte sevgili okuyucular. Her an her şey olabilir. Sanıyordum ki, g.a.g. korosu esprisini playback falan halledeceğiz. Ben ne bileyim canlı Türk Sanat Müziği icra edeceğimi! Hayır, hadi biz anıra anıra gülüp eğleniyoruz, sazlara yazık değil mi? Adamlar profesyonel müzisyen. Keman, darbuka, kanun manun, ne varsa kapıp gelmişler. Bana da kabarık saçlar yapmışlar, simli bir makyaj, kırmızı ruj, ancak kıyafet kot tişört. Şarkıyı böyle kaydedeceğiz, sonra giyinip çekeceğiz. Ebru Gündeş'in konser öncesi hali tadındayım. O halimle adamların yanına gittim. Saz ekibi, tam olarak g.a.g.'ın hedef kitlesi değil tabii. Zaten geceleri çalıştıklarından, "A, işte bu g.a.g.'daki kadın, komedyen yani, hihihohoh" gibi bir tepki olmadı. Daha ziyade, tam da korktuğum gibi, "Solist hanım böyle buyursun. La minör'den mi girelim?" biçiminde gergin dakikalar yaşattılar bana. "Ben aslında şarkıcı değilim, komedyenim, dalgamızı geçeceğiz" falan diyorum kimse beni dinlemiyor.

VİSKİ İÇİN, SES AÇILIR
Daha yaşlı ve olgun görünen kemancıyı yakalayıp dedim ki: "Benim sesim kötüdür, siz bana katılın, arada kaynayayım bari". Bilgelik dolu gözleriyle bana baktı ve dedi ki: "Kötü ses yoktur hanımefendi. Herkes güzel sesli doğar. Önemli olan sesi eğitmektir. Bir iki deneme yapalım, bakın siz de inanamayacaksınız ne güzel okuduğunuza!" O gazla, demişim ki, "La minörü falan boşverin, girin, ben size yetişirim!" Şarkı da Türk musikisinin en zor eserlerinden biri: "Dönülmez Akşamın Ufkundayız" adlı segah eser. Beste Münir Nurettin Selçuk, söz Yahya Kemal Beyatlı, solist Gülse Birsel! Daha ilk denemede, ki ben gerçekten ruhumu katarak söylediğime inanıyorum, saz arkadaşlarım dediler ki "Viski getirtelim sete, sesinizi hemen açar!" Prodüksiyon çalıştı. Üç dakika sonra viskimi içmiş ve sesimden bir Muazzez Abacı tınısı beklentisi içine girmiştim. 'Dönülmez Akşamın Ufkundayız', benim yorumumla postmodern bir biçim kazandı. Neden sonra fark ettim ki, saz arkadaşlarım viskiden götürüp duruyorlar. Kalbime bir bıçak gibi saplanan acıyla, gerçeği kavradım: Sazlar sesime tahammül edebilmek için viski istetmişlerdi! Keman çalan iyi niyetli amca, hâlâ umudu kesmemiş. Bir yandan çalarken, bir yandan kâh cesaret veren, kah acır gözlerle bana bakıp tempo veriyor. Ben, viskinin de etkisiyle, döktürdüğümü düşünüyorum ama bir tane genç kanuni var, o arada, "Öffff" diye fenalık geçiriyor. Bu sefer bende "Acaba Muazzez Abacı kadar iyi değil miyim" şüpheleri uyanıyor! Üçüncü denemede sesim kısıldı. "Diyaframdan söylemediniz mi" gibi birşeyler gevelediler. Diyafram nerede bilsem, şimdiye kadar Ebru Gündeş olurdum, sen ne diyorsun? Sazlar yıprandı ama o programda hem biz, hem g.a.g. seyircisi pek eğlendi. Şimdiyse kayıt teknolojisinin nimetlerinden yararlanmaya gidiyorum. Belki de tür yanlıştı. Belki de çağlayan gibi sesim Türk musikisine değil, rap'e daha uygun. Göreceğiz bakalım...

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Neden yağlı yiyecekler daha lezzetli?   / 01-02-2004
 Televizyondan inciler!   / 25-01-2004
 On derste 'ödül töreni adabı'!   / 24-01-2004
 Metroseksüeller 'lahmacun kulübü'ne karşı!   / 18-01-2004
 Türkiye'nin "eşofman" sevgisi!   / 17-01-2004
 Müzik hayatım başladı korkun benden!   / 11-01-2004
 Korkacağımız tek şey korkularımız!   / 10-01-2004
 Yılbaşının en güzel tarafı   / 03-01-2004
 Ben gezemiyorum, bari siz eğlenin!   / 28-12-2003
 Meloş, personel gecesinde!   / 27-12-2003
GÜLSE BİRSEL
Reyting olayının gerçek yüzü!
Biz bu kadarını...
AYŞE TÜTER
Piliç strogonof
Etleri boyuna ince ince dilimleyin.
Altın Ayı Fatih Akın'ın
Almanya doğumlu Türk yönetmen Fatih Akın'ın filmi 'Duvara Karşı' tam...
Kaçak mazot için istasyon kurdular
Gemilerden ucuza aldıkları mazotu, istasyonlara kayıt dışı satan 9...
Gençliğin sırrı kulakta
Cildi yenileyen mucize yöntemin kaynağı vücutta bulundu. Isolagen...
Verdi, imdada yetişti!
Verdi, imdada yetişti!
Verdi'nin "romantik üçlemesi"nin en son halkası "Il Trovatore"nin...
Moda Polisi
Moda Polisi
Bu kez süper!
Köşemi takip edenler bilir, Reyhan Çiftçi'yi genelde...
Gerçekten 'çok seksi'
Gerçekten 'çok seksi'
GISELE Bundchen uzun dönem mankenliğini yaptığı iç çamaşırı...
 
    Ana Sayfa | Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon
Spor | Hava Durumu | Günaydın | Bizimcity | Sizinkiler | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin Sağlık | Cumartesi | Aktüel Pazar | Yaşama Dair | Sinema | Hobi
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.