kapat
   
SABAH Gazetesi
 
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Ana Sayfa
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
Günaydın
ATV
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Muharrem Sarikaya @ SABAH
 

Erdoğan'ın tepkisinin nedenleri

"KOMİSYONLARDA bile bakanlarımızı muhalefetten daha fazla doğramaya kalkarlarsa olacağı buydu..." AKP milletvekilinin bu sözüne, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dün partisinin Meclis Grubu'nda milletvekillerine gösterdiği tepki neden oluyor. Erdoğan, milletvekillerinin Devlet Bakanı Ali Babacan'a İmar Bankası Yasası ile ilgili gösterdiği tepkiye, aynı dozda yanıt veriyor. Aktarıldığına göre, Erdoğan'ın tepkisinin nedeni bir birikimin sonucu. Bu birikimin gerisinde de yakın geçmişte yaşanan bazı olaylar var. Örneğin bakanlar Meclis komisyonlarında genel kurulda hükümetin sevk ettiği yasalar görüşülürken kendi milletvekillerinden sıkıntı çekmeye başlamış. Hatta bazıları komisyondan çıktıktan sonra Erdoğan'a, "Muhalefet milletvekillerinden daha çok bizimkilerden dayak yedim" yakınmasında bulunmuş. Yasa tasarılarının komisyonlardan süratle geçmeyip, AKP milletvekillerinin de desteğiyle bir engelleme yöntemi olarak da kabul gören alt komisyonlara sevk ediliyor olması da şikayetin bir başka boyutunu oluşturmuş. AKP Grubu'ndaki rahatsızlıklar sadece bakanların yakınmasıyla da sınırlı değil. Milletvekillerinin, Genel Kurul ve komisyon çalışmalarına eskisi kadar yoğun ilgi göstermediği görünen bir gerçek. Ayrıca, hükümetten gelen tasarılar üzerinde grup-hükümet ve parti arasında da kopukluk görülüyor.

Başkanların sözleri
Buna bir de komisyon başkanlarının demeçleri eklendiğinde 368 kişilik grubun kontrolünde zorluk çekildiğini parti yönetimi de kabul ediyor. Nitekim, geçen hafta Dokunulmazlıkları Araştırma Komisyonu Başkanı Hüsrev Kutlu'nun çıkışı da buna bir örnek teşkil ediyor. Kutlu'nun, milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması konusunda "Yargıya güvenmiyoruz" sözünün etkisi de hala sürüyor. Her ne kadar Başbakan Erdoğan bu konudaki rahatsızlığı iletmiş ve AKP Grup başkanvekilleri de "Talihsiz bir açıklama" demiş olsalar da yargının üzerinde yarattığı etkiyi yok edebilmiş değil. Yargıtay Başkanı Erarslan Özkaya da dünkü sohbetimizde bu konuya dikkat çekti. Özkaya'nın yakındığı nokta, yasama-yürütme ve yargı erklerinin birlikteliğinden kaynaklı: "AB normları çerçevesinde yargı bağımsızlığından söz edilirken, diğer yandan 'yargıya güvenmiyoruz' derseniz, o zaman üç erkin birlikte çalışmasının önüne engel koyarsınız. Yarın yargıdan biri de çıkıp, 'ben de sana güvenmiyorum' derse sıkıntı büyük olur. Bunun önüne geçmeliyiz." Özkaya'nın bir diğer yakınması da "hakim bağımsızlığı ile milletvekili dokunulmazlığının birbirine karıştırılıyor" olmasından. Yargıtay Başkanı bu konudaki görüşünü de şöyle dile getirdi: "Bizim içimizde de pek çok hakim yargılanıyor. Hatta mahkum olanlar bile var. Yargı kadar kontrol altında olan hiçbir kurum yok. Adalet Bakanlığı'nın bir müfettişinin yazdığı bir kanaat hakim ve savcıların yükselmesine engel olabiliyor. Bizim de hatalarımız, zaaflarımız yok mu? Tabii ki var. Şurası unutulmasın ki hiçbir kamu görevlisi yargıdaki kadar da şanssız olamaz. Her kararı eleştirilen, tepki çeken başka bir kurum yoktur. Bizim küçük yanlışımız, her zaman büyük yanlıştır. Bunun bilinci ile hareket ediyoruz." Yargıtay Başkanı'nın da sert tepkisine neden olan AKP'deki duruma gelince..
Sorunun temelinde hükümetin son dönemde devletin işlerine fazlaca yoğunlaşıp, parti grubundan uzaklaşmasının yarattığı kopukluk yatıyor. Bir de hükümet ile parti grubunda yer alan bazı milletvekilleri arasındaki zihniyet uçurumu. Kabul etmek gerekir ki, birçok milletvekili parti yönetiminin ortaya koyduğu yeni açılım ve felsefe ile uyum gösterebilmiş değil. Eski alışkanlıkları ve yıllarca temel aldığı görüşleri ile hareket etme eğiliminden kurtulamıyor. Bu sadece milletvekilleri için söz konusu değil. AKP'nin getirdiği bürokratik kadroların bazılarında da durum aynı... "Bizim eski arkadaş" düşüncesiyle göreve getirdiği bürokratların uygulamaları ve açıklamaları bugün bakanların başını ağrıtıyor. Her ne kadar parti üst yönetimi bu uygulamaları ve söylemleri tasvip etmediğini kayda geçirse de sonuçta ortaya çıkan tablonun kamuoyunda "takiye" diye okunmasının önüne geçilemiyor. AKP'deki değişim ve partinin yeni felsefesini oturtmanın bu yapılanma ile kısa sürede olmayacağı da ortaya çıkıyor. Her değişimde yaşanması normal görülen bunalım, görünen bu gelişmeler dolayısıyla AKP'de daha sancılı yaşanıyor.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 'Fikirler Koalisyonu'nun Kıbrıs açmazı   / 28-12-2003
 Baykal'ın Annan Planı'na bakışı   / 26-12-2003
 AKP'nin 340 açmazı   / 24-12-2003
 AKP'nin umudu Sezer   / 23-12-2003
 Görüşmecilik için Milli Komisyon   / 21-12-2003
 Erdoğan'ın tepkisinin nedenleri   / 17-12-2003
 Kıbrıs'ta seçimin galibi   / 16-12-2003
 Brüksel'e Van golü   / 14-12-2003
 Verhosfstadt'ın Erdoğan'a sorusu   / 12-12-2003
 Bakan'ın çat kapı diplomasisi   / 09-12-2003
HINCAL ULUÇ
Ah bu siyaset!..
Yerel seçimler yaklaştı.. Ötekiler...
MEHMET TEZKAN
Anadolu üniversite çöplüğüne dönmesin..
41 ilde...
EMRE AKÖZ
Hayat dayatacak da... Dur bakalım ne zaman?
GEÇEN gün...
MUHARREM SARIKAYA
Yetki değil, vesayet
"VESAYET" Türkçe'ye Arapça'dan...
REFİK DURBAŞ
Yeni yılın arifesinde
BİR GÜN sonra bir yeni yılın...
Miloseviç hapisten vekil seçildi
SIRBİSTAN genel seçimini, lideri Lahey'deki uluslararası savaş...
Ege dostluğu gibi olur mu?
Amerikan CSM gazetesi: Türkler ve Yunanlar, 1999 depremleri sonrası...
Dönmeyi herkes ister
Dönmeyi herkes ister
Mustafa Sarıgül'le Ali Sami Yen Stadı'nda buluşan teknik direktör...
 
    Ana Sayfa | Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon
Spor | Hava Durumu | Günaydın | Astroloji | Magazin | Sağlık |
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.