kapat
09.02.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPUS
 HYDEPARK
 İNANÇ
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 DİYET
 TATLILAR
 CİNSELLİK
 PAZAR SABAH
 KİTAP
 SİNEMA
 SANAT
 RENKLER
 GURME
 TARİH
 SUNNY
 HİGH-TECH
 YAT&TEKNE
 NET YORUM
 NET GÜNDEM
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Yüz yıl sonrasına dönük teknik değişimler üstüne fütürist bir müze kurulsaydı

İnsanlar eski koşullanmalarının merdivenleriyle çıkmaya çalışırlar yeni olanakları kullanmaya. Tıpkı şoven "şanlı tarih" edebiyatının koşullanmasından pek de kurtulamadan; "Avrupa Birliği vatandaşı" olmaya çalışmak gibi...

Tıpkı, biraz da kalıtımsal görünen, kırsal bölgelerde at koşturma koşullanmasından kurtulamadan; Bağdat Caddesi'nde araba kullanmaya kalkmak gibi..

Tıpkı, ekonomide "bulan buluyor şekerim" koşullanmasından kurtulamadan; çocuğunu, -hayatını kazanabilecek donanımları vermeye dönük- iyi okullarda okutmaya çalışmak gibi...

O nedenle de, eski koşullanmalardan tümden kurtulamadan; yüz yıl sonrasının teknik olanakları üstüne hayali fütürist bir müze kurma fantezisi, bir hayli eğlenceli olabilir.

Bundan 350 yıl önce yaşamış olan Pascal; fizik alanında "basınç yasası"nı netleştirmek gibi, sadece bilimsel çalışmalarla uğraşmamış, bir yığın da değişik düşünce üretmişti.

Bunlardan biri de şuydu:

- Bir kral, her gece rüyasında dilenci olduğunu görüyor; bir dilenci de, her gece rüyasında kral olduğunu görüyorsa; kralla dilencinin yaşamları arasında hiçbir fark kalmaz.

O tarihlerde rüyaların çok kısa süren, ama insana uzunmuş gibi gelen "atomik sanılar" olduğu da bilinmiyordu; tüm insanların her gece uykularında, 90 dakikada bir, bir rüya görüp unuttukları ve ancak sabaha karşı gördükleri rüyaları hatırladıkları da bilinmiyordu.

Acaba bizim fütürist müzeye daha önce de üstünde düşünülmüş olan, dilediğin rüyayı görmeni sağlayacak ve uyurken kola takılacak değişik bir alet konulamaz mı?

Böyle bir alet bugün de mevcut olsaydı, yeryüzünde yaşamakta olan 6 milyar insan, acaba genellikle hangi rüyaları görmek isterdi?

Görmek istenilen rüyaların dökümü, insanların özlemlerini de netleştirirdi.

Bir de bakardınız ki, 20 yaşındaki bir Japon kızıyla, 20 yaşındaki Perulu bir kız arasında, özlemler açısından pek fark yok...

Yeryüzünde yaşayan insanların özlemlerinde bir ortaklık iyice belirginleştiği zaman da; bu özlemlerin neden gerçekleştirilemediği sorusu gelirdi gündeme...

İş ciddiye binmeye ve ola ki biraz da, politik şarlatanlıklar daha çok kurcalanmaya başlardı.

Müzeye koyabileceğimiz başka bir alet ne olabilir acaba?

Uzayda tıpatıp kendimize benzeyen, aynı yaş, aynı boy, aynı kiloda; bazı ikiz kardeş modeli benzerlerimiz varsa; onlarla iletişim kurabilen bir alet...

Ne kadar çarpıcı olur değil mi; kendi kendinle konuşurmuşçasına, uzaydaki benzerlerinle konuşmak...

Ya onlar, ilerde daha neler yaşanacağını, çok daha iyi biliyorlarsa?

Fütürist bir müze, usuldan usuldan kezzap dökmeye başlayabilir eski koşullanmaların üstüne hani...

Hadi bir de tuhaf bir röntgen koyalım fütürist müzeye...

Öyle bir röntgen ki; insanın tüm duygu, eğilim ve yetenekleriyle, psişik kimliğinin dökümlerini veriyor.

Ayrıca bir kadınla, bir erkeğin; psişik kimliklerinin ne kadar uyumlu olup olamayacağını da belirtiyor..

Bunlara kimyasal bir de hap ekleyelim mi?

Psişik kimliklerinin birbirleriyle uyum sağlayamayacağı ortaya çıkan bir kadınla bir erkeğe; bu haplardan verince, psişik kimlik sorunu kalmıyor. Ortak bir uyum sağlanabiliyor.

On yıl sonra hiç bir anlamı kalmayacak, güncel ve politik olaylarla haberlerden, sıkılmaya başlıyor bazen insan...

Fütürist bir müze kurma hayali, doğrusu bir hayli oyalıyor insanı..

Belki siz de, böyle bir oyuncağı paylaşırsınız diye düşündüm.



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır