kapat
26.10.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
METİN MÜNİR(mmunir@sabah.com.tr )

Ye Türküm ye

Müjdeyi İstanbul Sanayi Odası Başkanı Hüsamettin Kavi verdi. Bu yıl, özel sektör bir milyona yakın işçi dökerken, politikacılar bürokrasiye adam almak için yeni kadro açmış. Araç filosuna 2 bin yeni otomobil katmış. Devlet, memurları için 7.236 yeni lojman inşa ederek, lojman sayısını 237 bine çıkarmış. Memurlar için inşa edilen 304 yeni tesis ile toplam tesis sayısını 2 bin 600'e yükseltmiş.

"Toplum küçüldü, sanayi küçüldü, mali sektör küçüldü, hala israftan vazgeçmeyen ve küçülmeyen tek kesim kamu," diyor Kavi. Konuşmasını yaparken orada yoktum ama sesindeki bıkkınlık, kızgınlık ve ümitsizliği ta buradan duyar gibiyim.

Kaçıncı defadır bunları söylüyor? Gelecek defa karşılaştığımızda bana dilini göstermesini rica edeceğim. Kıl bitti mi diye merak ediyorum.

Dilini incelemek istediğim bir kişi daha var: Şükrü Kızılot. Türkiye'nin belki de en büyük vergi uzmanı olan Kızılot da sürekli olarak vergi oranlarının düşürülmesini öneriyor. Birçok ülkenin durgunluk dönemlerinde vergi oranlarını azaltarak tüketimi kamçıladığını, bunun da üretimi ve istihdamı arttırdığını söylüyor. Sonuçta, çelişkili görünse bile, vergi oranını düşürmenin vergi hasılasını arttıracağını anlatıyor.

Onu da dinleyen yok.

Durmadan vergileri arttırıyorlar. Vergiler arttıkça halk ya bunları ödememenin yeni yollarını buluyor ya da vergi ödememek için tüketimini kısıyor. Bu da vergi gelirlerinin azalmasına neden oluyor. Vergi gelirleri azalınca onlar vergi oranlarını arttırıyorlar.

Halk "ben bu hükümeti istemiyorum," diyor.

Ankara Sosyal Araştırmalar Merkezi ANAR'ın son araştırmasına göre halkın yüzde 89'a yakın bölümü hükümetin eylül performansını başarısız bulmuş. Bugün seçim olsa MHP yüzde 5.6, ANAP yüzde 3.8, DSP yüzde 2.3 oy alacak.

Bunun Türkçesi: Senden nefret ediyorum. Git' tir. Ama halkı da dinleyen yok.

Kavi saçını yolmaya devam ediyor: "Eylül sonu itibarı ile 27 katrilyonluk vergi gelirine karşılık faiz ödemeleri 30 katrilyona yaklaştı. Artık tüm vergi gelirleri dahi faize yetmiyor. Ortada tek çıkış yolu var. Hükümetimiz bunu net olarak görmeli. Türk ekonomisinin devletin bu hantal bütçesini finanse etme imkanı yoktur."

Bu tabloda beni yüreklendiren bir tek şey var. O da durumun gittikçe daha çok çöküşten önceki Sovyetler Birliği'ne benziyor olması. Sovyetler Birliği, ekonomik ve siyasi düzenin eşzamanlı olarak tükenmesi sonucunda çöktü. Rasyonel olmayan ekonomik düzen, siyasi üstyapıyı taşıyamadı. Ama son ana kadar Sovyet yöneticileri eski huylarından vazgeçmedi. Kendilerine araba satın aldılar, lojman yaptılar ve eş dost ve akrabalarını iş ve ihale verdiler.

Sonunda Sovyetler Birliği'nin başına gelen bizim de başımıza gelecek. Çünkü, Kavi'nin dediği gibi "Türk ekonomisinin devletin bu hantal bütçesini finanse etme imkanı yoktur."

Ya ekonomi değişecek, ya devlet değişecek. Üçüncü bir seçenek yok.

www.superbahis.com


www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır