kapat
13.05.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

ciceknet

Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Garildi
 

Anneler günü mektupları


Kalbim avuçlarında yavrum
Benim için yavrum sen, yaşamın tam kendisi demeksin... Soluk almam, gülmem, ağlamam, sevinmem, üzülmem demek. Sen benim yaz yağmurum, kış güneşim, bahar müjdem demeksin...

Tanrı'nın bana verdiği en güzel armağanın sen olduğuna inanıyorum kızım... Seninle her şeyimi paylaşıyorum. Seninle gülüyor, seninle ağlıyor, seninle heyecanlanıyorum... Senin gözüne düşen gölge benim kabusum oluyor. Bazen üzüyor beni özlemin, bazen sevindiriyor yanağıma koyduğun koca öpücük... Ya da başucuma iliştirdiğin minicik bir not... Bir daha dünyaya gelsem yine senin annen olmak isterim hiç düşünmeden...

Ve duam hep senin üzerine kızım... Senin yaşamanı hayal ettiğim güzel bir gelecek üzerine... Anne kalbimi verdim senin avucuna bekliyorum öylesine... Türkan Şoray

Canım annem, güzel annem...

Tüm anneler güzeldir ama ben annemin en güzeli olduğuna inanıyorum. Çünkü biliyorum ki; en iyi yürekli, en bağışlayıcı, en hoşgörülü anneye sahibim ben... Annemin gözündeki bir damla yaş, benim için baharın sonbahara dönüşmesi demek... Türkan Şoray'ın kızı olmak belki de yaşamımın en büyük handikabı... Ama belki de en büyük armağanı... Kimi zaman biri, kimi zaman öteki ağır basıyor bu duyguların...

Sen benim için bir efsanesin... Benim için sen örnek alınacak bir yürek, tüm yaşamım için annesi gurur ve onur kaynağısın...

Ben, Türkan Şoray'ın kızı olduğum için kendimi hep şanslı hissediyorum... Ama yalnızca Türkan annem benim için çok özel ve ben de en çok da bu özeli seviyor, bunu yaşamak istiyorum... Türkan annenin Yağmur kızı olduğumda kanatlanıp uçmak, sevinç çığlıkları atmak istiyorum... Yağmur Ünal

Ayşe Nazlı'ya baktıkça yenileniyorum

Pek çok mutluluk yaşadım bugüne kadar. Başarılı da oldum başarısız da, kazandıklarım da oldu kaybettiklerim de, takdir edildim bazen, bazen de eleştirildim. Pes etmeyi hiç sevmedim, hep mücadeleyi seçtim ve sonuçları ne olursa olsun kararlarımı hep kendim verdim.

Hayatımın en doğru kararı 'Ayşe Nazlı'. Benim zeytin gözlü kızım, küçük meleğim. Bugüne kadar bir insanın sahip olabileceği en coşkun duygularla çarpan kalbimin en son, en doyumsuz ve sonsuz heyecanı.

O kadar minik ve o kadar masum ki ona baktığımda içim aydınlanıyor, yenileniyorum. Hayat şimdi daha da güzel, o benim en büyük amacım artık. Ruhumun nasıl bir dinginliğe kavuştuğunu görüp şaşırıyorum ve daha önce hayatımda nasıl bir boşluk olduğunun şimdi daha çok farkına varıyorum.fHayatı onunla paylaşacağız biz, her şeyi konuşacağım onunla, ona hep dürüst olacağım, o da bana.f

Yine çok şanslıyım ve bunun için Allah'a şükrediyorum. Nilüfer

Anneler çocuklarını koşulsuz bağışlar

Yirmibeşinde köyden kente göç eden annem

Ertesi günü dört çocuğunu eve koyup işe giden annem

Saçları başörtüsünden taştığı için adı kötüye çıkan annem

Oğullarını, kızlarını sırasıyla okula veren annem

Sendikalaşma mücadelesine katılan annem

İşlerden atılan annem, yeni işlere giren annem

Otuzbeşinde çocuklarının öldürüleceğini gören annem

"Her gün bir komşumun saksısı kuruyor" diyen annem

İlkokuldan sonra ortaokulu da bitirmeye karar veren annem

Kırkında oğulları cezaevlerine düşen annem

Hiç olmazsa yaşayacaklar derken

Her şafak çığlık çığlığa ayağa kalkan annem

Şiirlerini başucuna koyup yatan annem

Kırkisinde eşi tarafından terkedilen annem

O gün bugündür eline erkek eli değdirmeyen annem

Yıllarca cezaevi kapılarında, hastane kapılarında bekleyen annem

Bugün "Anneler Günü", yani senin günün. Sana, bundan tam yirmialtı yıl önce, "Evet bugün bu acıları çekiyoruz ama yarınlarımız güzel olacak" demiştim. Bugünlerimiz çok daha kötü. Acının çoğalmasına neden oldum. Elini öperim, özür dilerim. Sen de alnımı öpersin, basarsın göğsüne (belki) geçer.

Ya bu devlet, yoksuldan vergisini kuruşu kuruşuna alıp ona buna yediren, bu düşmüş, bu batmış devlet; senden, hele de oğulları-kızları şimdi bile ölmekte olan annelerden nasıl özür dileyecek? Unutulmamalı ki, anneler sadece çocuklarını koşulsuz bağışlar! Nevzat Çelik

Merhaba Anneciğim

Ben en küçük kızın Yıldız, seni çok özledim. Seninle en son 1989 yılının Anneler Günü'nde görüşmüştük. Ben evliydim bir zamanlar, hediye alacak param yoktu. Pazar alışverişi için biriktirdiğim 20.000 TL'yi sana vermiştim (bir eşarp bile zor alınırdı o parayla). Sen çok hastaydın o zaman. (Zaten hep hastaydın anneciğim. Alışmıştık seni hasta görmeye, öleceğin aklımıza gelmiyordu hiçbirimizin). Bir hafta sonra da sen babamı, ablalarımı, beni, torunlarını ve sevdiğin her şeyi bırakıp gittin. Bir yerlere gezmeye gittin, geleceksin gibi!

Seninle çok az kalabildim, sadece 23 yıl, daha uzun olmalıydı. Doyamadım sana, anlayamadım seni yeterince. Arkadaşın, sırdaşın, yoldaşın olamadım anneciğim. Ele avuca sığmayan, laf söz geçmeyen başına buyruktum. Seni çok üzdüm. Ama her şeye rağmen senin uzağındayken bir tek senin özlemindi beni sana getiren. Aynı özlemle gittiğin yere de geleceğim. Anneciğim bugün Anneler Günü ellerinden, ayaklarından, saçlarından, yüzünden ruhumla öperim. Seni çok özledim. Yıldız Tilbe

 
2001 yılı Türkiye 1. Futbol Liginin şampiyonu kim olacak?

Fenerbahçe
Galatasaray
Gaziantepspor
Beşiktaş

 

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır