kapat
03.04.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

Kangurum

Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Garildi
 

Son mehdi Erbakan


Son yıllarda gündemi meşgul eden Mesihlik tartışmalarının ardından bir de Mehdilik tartışması başladı.
Kendisini Mesih ilan eden Mehmet Ali Ağca ve Hasan Mezarcı'nın ardından şimdi de, Elazığ'da yayınlanan El-Aziz gazetesi Erbakan'ı Mehdi ilan etti. Gazete kapatılan Refah Partisi eski genel başkanı siyasi yasaklı Necmettin Erbakan'ın Mehdiliğini Bediüzzaman Said-i Nursi'nin müjdelediğini belirtti ve müminlerin Mehdi'ye iman etmesi gerektiğini savundu. Ama Erbakan Mehdiliğe pek sıcak bakmadı. Erbakan'ın avukatı Hayrettin Dilekcan iddianın, lideri küçük düşürmek ve karalamak amacıyla ortaya atıldığını öne sürerek gazete hakkında 25 milyar liralık tazminat davası açtıklarını söyledi.

Erbakan'ın savunuculuğunu yapan gazete Badiüzzaman'ın, eserlerini Türkçe yazarak Mehdi'nin de Türk olacağının işaretini verdiğini, Said-i Nursi'nin işaret ettiği Mehdi'nin de Erbakan olduğunu savundu. Taraftarlarının önce Bediüzzaman'ı Mehdi sandıklarını, ancak Bediüzzaman'ın bu yanlış anlamayı Sikke-i Tasdik-i Gaybi adlı kitabında açıklığa kavuşturduğunu belirten gazete şu ifadelere yer verdi:

MEHDİ'NİN 3 GÖREVİ
"Bedİüzzaman, bu kitap ve aynı yaprakta Mehdi'nin üç görevi olduğunu, bunun İman-ı tahkik, şeriatın hakim kılınması ve ittihad-ı İslam olduğunu belirtmiştir. Yani bu üç görevi birlikte yerine getirmeyen, gerçekleştirmeyen bir kişi kim olursa olsun Mehdi olamaz. Bu üç görevi çağımızda birlikte yürüten yeryüzündeki tek kişi ise tartışmasız Erbakan'dır."

Gazete şöyle devam etti: "Ancak bu üç görevi açıkça ve resmen başardığı, zaferini ilan ettiği gün Mehdiliği tartışılmaz olabilecektir. Ne var ki o gün tasdik etmek feraset ve basiret gerektirmeyecektir. Bu üç görev resmen ve açıkça gerçekleşmediği takdirde (ki muhakkak gerçekleşecek) ise bizlerin bu iddiası geçerli olamaz. Şurası da bilinmelidir ki müminlerin feraset ve basiretle "yü'minõne bil ğaybi" (Bakara-3) sırrı ile bu sonucu baştan görmeleri gerekir. Hiçbir zaman müminler, gelen peygamber için (vaadini gerçekleştirsin öyle iman edelim) diye beklememişlerdir. Tebliğin en başında iman etmişlerdir. Çünkü sonucu görüp öyle iman etmek asla mümin vasfı değilidir. Nitekim (Mekke fethedilsin, zaferi görelim öyle inanalım) diye bekleyenler imandan pek nasip alamamışlardır."

AÇIKLASIN İMAN EDELİM
'Harun Yahya' takma ismi ile yazılan yayınlanan yazı ve kitapların gerçek yazarının Erbakan olduğunu savunan gazete, Erbakan'ın böylelikle "İman-ı Tahkik" görevini yerine getirdiğini belirtti:

"Her türlü inkârcılığın, sapık ideolojilerin, materyalizmin sözde bilimsel dayanağı olan evrim teorisini açık-seçik olarak çürüten, tartışmasız bilimsel delillerle iptal eden ve buna karşılık yegâne tek alternatif olan Yaratılış Gerçeğini, Kur'an'ın Allah sözü olduğunu, Hz. Muhammed'in gerçek peygamber olduğunu yine bilimsel delillerle, hiç bir akıl ve mantığın reddedemeyeceği açıklıkta belgeleyip ispat eden kişi hiç şüphesiz ki Erbakan'dır. Harun Yahya adı ile yazılan bu eserler Hz. Muhammed'den bu yana ortaya konulabilmiş en büyük ilim ve hakikattir. Harun Yahya adına ortaya konan ilim ile böyle imkânsız ve ancak mucize olan bir durumla karşı karşıyayız. Az bir sürede bu kadar kitabın meydana getirilme sürati de ortaya konan bilginin azameti gibi mucizedir. Harun Yahya adına ortaya konan bilgiye tek başına büyük bir üniversite kadrosunun bile sahip olması mümkün değildir.

Erbakan'ın Mehdilik konusundaki ikinci görevi olan "Şer'i Düzen'in tesisi" için de Adil Düzen projesini başlattığı belirtilerek, "Erbakan'ın konferanslarında ana hatları ile takdim ettiği bu proje de tek kelime ile muhteşemdir. Ancak bunun fiiliyata geçmesi uluslararası bir güçbirliğini, işbirliğini ve desteği gerektirmektedir. D-8 bunun sağlanması için atılan adımlardan biridir" dendi. Erbakan'ın son görevi de şöyle anlatıldı:

"Üçüncü görev de İttihad-ı İslam'dır. İslam Birliği olarak dile getirilen bu projenin de İslam Birleşmiş Milletleri, İslam Ortak Pazarı, İslam Savunmna Paktı, İslam Parası, İslam Kültür Birliği gibi beş temel projeyi kapsadığı ve daha siyasete ilk atıldığı günden itibaren Erbakan'ın bu hedeflerini dünyaya deklare ettiği bilinmektedir."

25 MİLYARLIK TAZMİNAT
Erbakan'In avukatı Hayrettin Dilekcan ise El-Aziz Gazetesi'nin yaptığı yayınların Erbakan'ı küçük düşürmeye yönelik olduğunu belirterek, Mehdilik iddiası için 25 milyar liralık tazminat davası açtıklarını bildirdi. Dilekcan, El-Aziz aleyhine açtıkları tazminat davalarının miktarının ise 400 milyarı bulduğunu söyledi.

Dilekcan, "Gazetenin yayını baştan sona Erbakan'ı küçük düşürmeye yönelik, akla hayale gelmeyen tanımlamalarla, yakıştırmalarla doludur. Mezkur yazıyla müvekkilin siyasi tavrı, kişiliği ve konumu halk nazarındaki itibarı gerçeğe aykırı beyanlarla hakaretlerle bilinçli bir şekilde tecavüze uğramıştır. Ayrıca gazete Erbakan'ı illegal ve kanuna aykırı bir siyasi çizgi ve fiiler içinde bulunan bir şahsiyet olarak göstermiştir. Mesela 12 Eylül 1980 darbesini yaptıran ve generallere bu hususta emri altına alan bir kişi olarak gösterebilmiştir" dedi.

El-Aziz FP'lileri kızdırdı
FP'liler gazetenin Erbakan'ı Mehdi diye göstermesi provokasyon olarak nitelendirerek El-Aziz'i kınadı

FP İst. Milletvekili İrfan Gündüz: Her Müslüman bir Mehdi'dir
Erbakan'In Mehdiliği konusunda hiçbir yorum yapmam. Mehdi doğru yola getiren, hidayet rehberi, iyiliğe ve doğruluğa davet eden demektir. Mehdi anlayışı bütün dinlerde vardır. Hristiyanlar, Mesih tabirini kullanırlar, Müslümanlar ise Mehdi Muntazar tabirini kullanırlar. Bu manada her Müslüman bir Mehdidir.

Ancak bizim inanışımızda, Hz. İsa olarak gelmesi beklenen büyük Mehdi var. Bu Mehdi gelecek diye hiçbir Müslüman bugünkü yapması gerekeni erteleyemez. Büyük Mehdi gelirse (hoşgeldin sefa geldin) deriz ama o gelmeden yapabileceğimiz her şeyi yapmak zorundayız.

FP Ankara Milletvekili Eyüp Saray: Bunların hepsi provokasyon
Ben Harun Yahya'nın Erbakan olmadığını biliyorum. Kim olduğunu açıkça bilmiyorum. Ama Adnan Oktar veya onun yetiştirdiği bilim adamlarından biri olabilir. Bir kere iddianın yanlışlığı buradan belli. Erbakan'ın Mehdiliği diye bir şey de yok. El Aziz gazetesi bütün yayınlarıyla provokatör bir anlayış izliyor. Provokasyon yapmak için çıkartılan bir gazetedir. Derin devletle alakalı bir kuruluş. Milli Gazete'nin eki iken koparak bu gazeteyi bir grup çıkarmaya başladı.

FP Ankara Milletvekili Zeki Çelik: Bu tartışmalar gereksiz
Erbakan Türkiye'nin yetiştirdiği en değerli siyaset ve bilim adamlarından birisidir. Gerçekten Türkiye'nin huzura kavuşması refaha ulaşması için büyük çalışmaları olmuştur.

54. hükümetin başbakanı olarak, batmış bir ekonominin nasıl düze çıkartılacağını ortaya koymuştur. Saygı duyduğumuz bir büyüğümüzdür. Benim gibi birçok insan ondan istifade etmiş ve öğrenmiştir. Bunlar kasıtlı şeyler bu tartışmaları gereksiz buluyorum.

MEHDİ-MESİH FARKI
İlahiyat profesörü Eyüp Sanay, Mehdi ile Mesih arasındaki farkı şöyle açıkladı: "İslam inancında bazen Mesih ile Mehdi bir biri yerine kullanılıyor. Mehdi ayrı, Mesih ayrıdır. Mesih, İsa peygamberin geri gelmesidir. Mehdi ise kendisine hidayet verilmiş insan manasına gelir. Çeşitli ilimlerle donatılmış biri, insanlara doğru yolu tavsiye ediyorsa bu manada herkese Mehdi denilebilir."

Hüseyin ÖZALP

 
İstanbul 2008 Olimpiyat Oyunlarına seçilebilicek mi?

Kesinlikle Evet. En güçlü aday İstanbul ve bu sefer seçilecek.
Hayır. Rakip ülkeler daha üstün özelliklere sahip İstanbul yine yenilecek.
İstanbul başarılı olabilir ama Uluslararası Olimpiyat Komitesi İstanbul'u seçmeyecek.

 

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır