kapat

19.03.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Limasollu
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Kurban Bayramı
SELAHATTİN DUMAN(sduman@sabah.com.tr )


Söyle Mısır güneşim hani benim akit eşim?

Şu anda İstanbul'da en "in" şey ruhani benliğini bulma çalışmaları.. Parayı borsada batırıp, malı mülkü satan kendini buralara atıyor.. Bağdaş kurup trans hale geçtikten sonra ruhunu temizletmeye bakıyor.. Katkı maddesi kullanmadan..

AçIk seçik görülen o ki "ekonomik istikrar vurgunu" ahalimiz, kendini başka kıyılara atma eğiliminde.. Bunu, falcıların kapısındaki kuyruğa bakarak söylemiyorum..

İnsanlarımızın gözünde; selektör yapar gibi yanıp sönen "umut" kıvılcımlarına bakıp, böyle bir sonuç çıkarıyorum..

Eğer Türkiye'nin maddi gidişatından umudu kestiyseniz, siz de gözünde pırıltılar taşıyan vatandaşlarımız gibi yapın, kendinizi para-psişik konulara vurun..

***

Parapsişik lafının başındaki iki heceye bakıp, acaba bize ekonomik dergiler gibi akıl mı verecek, hesabı yapmayın..

"Psişik" lafının başındaki "Para" başka türlü birşey ve katiyen emisyon hacmi içinde düşünülemez..

Anlatacağım!

Çıta yükseliyor..

Bizim memlekette, ahalinin gel git akıllı olmasından istifade eden bir kesim vardır ki bunları tek bir tarifin içinde toplayamayız..

Bunlardan kimi yıldızlara bakıp, geleceğimizi okur.. Kimi cinlere akıl danışır, kimi ruh çağırır, kimi de remil açıp fal bakar.. Hangi tekniği kullanırlarsa kullansınlar kapılarından müşteri eksik olmaz..

Adam "cinbazlık" yapıyordur, bir yer tutar.. Memleketin en ünlü doktorunun muayenehanesi, onun cin topladığı mekanın yanında fotomodel Esra'nın kafası gibi boş kalır..

Amerikalarda, Avrupalarda tahsil yapanlardan tutun da gece kursuna gidip şehadetname alana kadar kim varsa mekanına üşüşür..

Mesela Medyum Memiş.. Adamın fanilerden gördüğü itibarı tarife dil yetmez.. Cinbaz değil sanki cinler aleminin Birleşmiş Milletler'deki daimi temsilcisi.. Ayrıca tek yetkilisi ve sözcüsü..

Kendini öyle bir otorite olarak kabul ettirmiş ki kimse "cin" lafını uluorta kullanamıyor.. Söz gelimi bir sohbette "Cinler başıma toplandı.." deseniz Medyum Memiş'ten mahkeme kararı ile tekzip gelir:

- "Cinler sizin bildiğiniz gibi değildir.." deyip, anlatmaya başlar..

***

Bu taifenin içinde bir de "çıtayı devamlı yükseltenler" var ki bunların uyguladığı üfürükçülük teknikleri Türkçe'nin yardımıyla oluşturulan terminoloji ile izah edilemez..

Fukara Türkçemiz buna yetmediğinden değil, Türkçe açıklamaların yeterince havalı olmamasından.. Temsil, meditasyon tekniği.. Bunu bir Hint fakiri sokmuş hayatımıza..

İnsanları bağdaş kurarak oturtuyorlar.. Herkes gözünü kapatıyor.. Derin derin nefes alıp veriyor.. Çıt çıkarmadan dakikalarca duruyorlar.. Artık kaç dakika böyle durduklarını bilmiyorum. Gözlerini açıp da ayaklandıklarında rahatlamış oluyorlar..

Bu tekniğin ikinci aşaması da var.. Kendine meditasyon uygulayan kişi, bağdaş kurup gözünü kapattıktan sonra "Mııımmmm mmmm!" diye ses çıkarıyor.. Ses ne kadar sürekli ve sinir bozucu olursa meditasyon o kadar makbul..

İşte bu yüzden bu tekniğe Türkçe bir isim konulamıyor..

If, Türkçe isim aramaya kalkışsanız, meditasyon yapanların çıkardığı "Mııııımmmmmm!" sesine bakıp "Böğürme seansı" demeniz icap edecek, o zaman da işin havası kaçacak..

Adam gitmiş Boston'da işletme okumuş, Türkiye'de meditasyon olayına takılmış.. Arkadaşı evi arayıp karısına "Filanca bey evde mi?" diye soruyor.. Karısından cevap:

- "Evde ama telefona bakamaz, böğürüyor.."

Ruhani benliği bulma..
Yukarıdaki ara başlık, memleketin gidişatından dolayı kafadan darbe alanların sığındığı son manevi limanın adı..

İstanbul'da başladı bu akım.. Adı da "Ruhani benliğini bulma seansları"..

Bildiğimiz meditasyon olayının bir yüksek aşaması, deyim yerindeyse master'ı.. Başlarında bir "guru" var ki ona "üstad" diyorlar.. Mekana "çat kapı" gelenler üstadın yüzünü katiyen göremiyor..

Kendilerine "Eğitmen" adı verilen asistanlar karşılıyor yenileri.. Yeni müridleri bir çember oluşturacak şekilde oturtuyorlar.. Oturmaları yanyana.. Vücutlar birbirine temas halinde.. Buna "ocak oluşturma" adını vermişler..

Güya temas halindeki bedenlerin enerjileri çemberin orta yerinde toplanıyormuş.. Bunun için de ellerini, parmaklar karşılıklı gelecek şekilde birleştirip ortaya uzatıyorlarmış..

Parmakların, birbirine eş olarak üstüste gelmesi şart.. Şehadet parmağı şehadet parmağına, yüzük parmağı yüzük parmağına denk gelecek.. Parmakları şaşarsa, oluşan enerji hattının kısa devre yapma ihtimali var..

***

Peki orta yerde ocak oluşturunca ne oluyor, işte burası belli değil.. Oluşturulan ocak mahalle fırını gibi hizmet verse, kadınlar börekti kadayıftı, tepsilerini oraya getirse anlarım..

O da belli değil.. Bildiğim orada biraraya gelenleri, üstad dedikleri "guru" çaktırmadan izliyor.. Sıfatlarına, hallerine bakıp değerlendirmeler yapıyor ve onlara "akit eş" buluyor..

Akit eş, dedikleri size evlilik için en uygun insanın tesbiti.. Çemberin içinde salak salak bakınan bir kız var ama siz onun "akit eşiniz" olduğunun farkında değilsiniz.. Üstad size müjdeyi veriyor..

Artık elinize bir kutu lokum alıp kısmetinize çıkan "akit eşi" ailesinden mi istersiniz yoksa silah zoruyla mı kaçırırsınız, orası size kalmış..

Üstad'ın açıkladığına göre evren "Ra" adındaki bir ışık topuymuş, bu "Ra" denilen şahıs da en büyük ilahi güç oluyormuş..

Evet, bildiniz.. Eski Mısır'ın Güneş Tanrısı Ra'nın ta kendisi..

Bizler de enerji topunun bir parçası olarak Ra'dan gelip Ra'ya gidiyormuşuz.. Bu mekanlar da bir nevi trafo hizmeti veriyormuş..

İşte içi sıkılıp, ruhu bunalan ahalimizin kendine bulduğu yeni çıkış yolu bu.. Bir mekana girdiğinizde; duvarda Mısır Firavunu Birinici Seti ile oğlu İkinci Ramses'in resimlerini görürseniz bilin ki o kişiye olan olmuştur..

İster üzüm yesin, ister pekmez.. Bundan sonra başımına hiperenflasyon gelse dahi fark etmez..

Kıssadan hisse: Vatandaşımız işini bilir.. Biner atın semizine, gider yolun temizine..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır