kapat

22.01.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Superkupon
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Nokia
OKAY GÖNENSİN(ogonensin@sabah.com.tr )


Baas hayaleti diriliyor mu?

İkinci Dünya Savaşı sonrasında Arap dünyasındaki milliyetçi hareketler sol ve üçüncü dünyacı bir kimlik kazanmaya başladı. Hıristiyan bir Arap olan Mişel Eflak, içine "İslamcı" bir yön de koyarak bu yeni Arap milliyetçiliğinin siyasi ve ideolojik yapısını kurdu.

Baasçılık öncelikle Arap ülkelerinde genç subayları cezbetti. Sonuç, Mısır, Irak ve Suriye'de yozlaşmış mutlakiyetçi rejimlerin askeri darbelerle yıkılması oldu. Baasçılık bugün Irak'ta Saddam Hüseyin, Suriye'de Esad rejimleri olarak devam ediyor.

Siyasi hayatımızdaki son tartışmalarda bir olumsuz benzetme olarak "Baasçılık" tekrar konu olmaya başladı. Baasçı mantığın bugünkü hortlama tarzında 40 yıl önceki, 50 yıl önceki siyasi kuşkuların bir takım paranoyalara dönüşerek canlanması vardır.

Bu paranoyaların en basit ifadesi sık sık tekrarlanan bir formüldür: "Türkün Türkten başka dostu yok." Bu demektir ki "herkes bize düşmandır", dolayısıyla "biz de herkese düşman olabiliriz". Bu paranoyayı PKK terörü döneminde olaylara "farklı" bakan ya da başka siyasi hesapları uyanan bazı Batılı çevreler canlandırdı. Geçen hafta Ermeni soykırımı yasasının Fransa Ulusal Meclisi tarafından kabul edilmesinin ardından söylenen sözlerin, gösterilen tepkilerin bazılarına ve o sözlerin kimler tarafından söylendiğine bakıldığı zaman bu paranoyanın derin izlerini görmemek mümkün değil.

Avrupa Birliği tam üyelik meseleleri konuşulduğu, tartışıldığı anda da Baasçı paranoya "aslında bizi istemiyorlar, kandırıyorlar, oyalıyorlar" diye bağırmaya başlıyor. Hemen yeni çözümmüş gibi sunulan "eski mantık" tekrarlanmaya başlıyor: "Biz de Avrupa dışında kendi yolumuzu çizeriz."

Baasçı mantık, "Batıdan gelen" her türlü ticari faaliyet ve "teşebbüs" fikrinden kuşkulanma mantığıdır. "Hür teşebbüs" ve "liberal ekonomi" mantıklarının arkasında Baasçı mantığın aradığı, "soygun"dur. Baasçı mantıkta özelleştirme de "ulusal değerlerin peşkeş çekilmesi"dir. Ulusal değerlerin kapalı bir sistemde yok edildiklerini görmezler, ne kadar çok şeyin üstünde "devlet" damgası bulunursa kendilerini de o kadar güvencede hissederler. Varsın üretim olmasın, varsın bütün değerler çarçur edilsin, yeter ki üzerlerinde "devlet malıdır" yazsın.

Baasçı mantık halkının sadece "iş" yapan kesimine potansiyel hırsız gözüyle, farklı düşünen herkese de "hain" gözüyle bakar. Baasçıların gözünde farklı bir görüşü olan, farklı ses çıkaran her vatandaş "hain" olduğu gibi esas olan da, vatandaşlarına güvenmemektir. Onlara göre vatandaş dediğin kolay kandırılabilir bir şeydir, hep "kötü yollara sapma eğilimi" taşır, o yüzden temel özgürlükleri kötüye kullanabilir, dolayısıyla da gelişmiş insan hakları gibi şeyleri haketmez. Baasçı mantığın anayasa ve yasa kavramı da vatandaşın korunması üzerine değil, vatandaşın bütün sosyal ve ekonomik faaliyetlerini özgürce yapabilmesi üzerine değil, devletin vatandaşa karşı korunması, vatandaşların sosyal ve ekonomik faaliyetlerini de kısıtlı olarak yapabilmeleri üzerine kuruludur.

Bugün aynı üslupla Baasçı mantığın sözcülüğünü yapanların kökenlerine ve kendilerine verdikleri sıfatlara baktığımız zaman da çok ilginç bir bileşim görüyoruz: Komünist kökenliler, "tavizsiz Atatürkçüyüm" diyenler, bunlara "gardrop Atatürkçüsü" diyen "sol Kemalistler", "bütün düşmanlara karşı milli ve İslami değerlerimizi ve kimliğimizi korumalıyız" diyen radikal milliyetçiler...

Baasçı mantık dört dört koldan bağırıyor ve öncelikle kafaları karıştırıyor.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır