kapat

13.01.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Nokia
YILMAZ KARAKOYUNLU(yilmazk@sabah.com.tr )


Edebiyat tartışan Meclis...

TBMM İç Tüzüğü'nün sağladığı imkânlardan biri de beş dakikalık gündem dışı konuşmadır. Eğer bakanlardan biri bu konuşma hakkını kullanırsa, bütün parti grupları on dakikalık konuşma hakkı elde ederler.

Geçtiğimiz günlerde Kültür Bakanı, Mehmet Akif'in ölüm yıldönümü münasebetiyle bu hakkı kullanınca seksen yıllık Meclis geleneğinde ilk kez edebiyatçıların niteliklerini tartışan güzel ve seviyeli bir fırsat doğdu.

Mehmet Akif'i sürekli anan bir Meclisimiz var. İstiklal Marşı'nın kabul günü TBMM, Mehmet Akif'i anar ve tartışır. Öte yandan kürsüde milletvekilleri sık sık Akif'in şiirlerine göndermeler yapar. Konuşmalarını süsleyecek ve destekleyecek nitelikte olmak üzere Akif'ten mısralar, beyitler, kıtalar okunur. Meclis kürsüsünde ismi en çok geçen şairimiz Akif'tir.

Akif hatırlamalarının hepsinde ya çok uhrevi, ya çok hamasi bir üslup ısrarını hemen sezersiniz.

Meclis tarihimizde ilk kez Aif, hamasi veya uhrevi üslup ile değil, ebedi şahsiyetiyle anıldı. Şiir anlayışı, ebedi sanatlardaki üstünlükleri, ele alındı ve bazı önemli şiir tahlillerine yer verildi.

O gün gazetelerimizde ve televizyonlarımızda Akif'in ölümü ile ilgili tek satır yer almaz iken Meclis'teki bütün partilerin bu duyarlı tartışmaya katkıda bulunan özen ve ciddiyetleri dikkat çekti.

Ve sanırım Meclis'in en dikkatle, en özenle izlediği Akif tartışması da bu oldu.

Rejimin küstürdüğü ve milletin güldürdüğü bir şair portresi olarak Akif, sıcak ilgiyle edebiyat tartışmasının ilk adımı oldu.

Ardından, Meclis fuayesinde Akif'in yaşamını yansıtan fotoğraf sergisi açıldı.

Bana göre Akif ile ilgili en lirik tespiti Hüseyin Cahit Yalçın yapmıştır: "Mehmet Akif'in hayatı, eserlerinden çok daha muhteşem bir şiirdir."

***

İki yıl önce Mesut Yılmaz'ın başbakanlığında TRT ile ortaklaşa yürütülen bir programda Yahya Kemal anılmıştı. Şimdi önümüzde yeni bir fırsat kapısı açılıyor.

Yarın Nazım'ın doğumunun 100. yıldönümü başlıyor...

Değerli şair, romancı, Necati Cumalı'yı dün toprağa verdik.

Cumhurbaşkanı, Başbakan, bazı parti liderleri Cumalı'nın ölümüyle ilgili açıklama yaptılar. Kültür Bakanı, hükümeti temsilen cenazesine katıldı.

Bunlar olumlu ve sevindirici gelişmelerdir...

Meclis ülkenin değerli sanatçılarını anan ve onların haklarını teslim eden kadirşinaslığın örneğinde yeni gelenekler başlatmaktadır.

***

Mehmet Akif'i anan anlayış içinde Kültür Bakanı yine beş dakikalık gündem dışı konuşma hakkını kullanarak Nazım'ın doğumu ve Necati Cumalı'nın ölümü hakkında konuşursa, değerli sanatçılarımızın kültür hayatımızdaki yerini belirleyen bir tartışma daha yaşanabilir. Partilerimizin Türk kültürüne ve sanatına bakış açılarının ne olduğunu kavramak ve izlemek imkânını bulabiliriz.

Akif ile başlayan bu güzel gelişme hem gelenek, hem derinlik kazanabilir.

***

Nazım, teferruatın en güzel şey olduğunu söyler ama hafıza noksanlığının şikayetiyle de üzülür. Hafıza noksanlığını gideren büyük hayal gücünün engin yaratıcılığı ile teselli bulur. Türk kültürünün derinliğinde bu zengin hayal gücünün müstesna örnekleri vardır ve toplumsal hafıza noksanlığına terk edilmiştir.

Türk okuyucusu Cumalı'yı 62 yıldan beri tanır. Onsekiz yaşın duygularıyla yazdığı şiirleriyle dikkat çekti. Ve 62 yıl bu ilgiyi sürdürebildi.

Bir ülkenin kendi hakkındaki tarih bilinci, sık sık kendine bakması ve kendini yeniden düşünmesiyle oluşur.

Şimdi yeni ve gerçekçi yaklaşımla sanatçısını anan ve seviyeli kadirşinaslık içinde hakkını teslim eden bir siyaset terbiyesi kazanıyoruz.

Türkiye, tarihin değerlerine sahiptir ama, aslında kültür açısından yarının ülkesidir.

TBMM Kültür ve Sanat Komisyonu, geniş imkânlarla donatılmıştır ve Türk sanatına sahip çıkabilecek bütün fırsatları kullanabilir. Neden Cumalı ilk örnek olmasın ve neden bir Cumalı belgeseli ile geleceğe bir geniş arşiv bırakmayalım?

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır