kapat

13.01.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Nokia
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


Bakan istifa!

Yolsuzluklar isyan yaratacak boyuta vardığı için darbe yapılmış ülkeler görüldü ama yolsuzlukların üstüne gidiliyor diye kazaya uğrayan ülke hiç görülmedi.

O nedenle Türkiye için kimse korkmasın..

Askeri müdahaleler, terör ve anarşinin demokratik devlet düzeni ile önlenmesinin imkânsızlaştığı zamanlarda oldu hep.

Hükümet, meclis ve yargı şu anda bazı sıkıntılara rağmen çalışıyor.

Türkiye'de pusuya yatıp yönetime el koymak için bahane kollayan bir asker geleneği de bulunmuyor.

Demokrasiye bağlı ve vatanını seven herkesin şimdi yerine getirmesi gereken sorumluluk, devleti ve milleti soyanların mutlaka yakalanacağı, yargılanıp cezalarını çekeceği konusunda halka güven vermektir.

Darbeler, nutuklarla ve halka inandırıcı gelmeyen meydan okumalarla önlenmez, böyle önlenir.

Halka güven ve ümit vermenin yolu, demokratik kuralların işletilmesidir.

Kuşatılmış bakan
Enerji Bakanlığı yıllardır rüşvet ve yolsuzluk iddialarının yarattığı depremlerle sarsılıyor.

Şüpheler boşuna değilmiş..

Bakanlığın üst düzey bürokratlarından tutuklananlar oldu, birinin özel kasasından hesabını veremediği 345 bin dolar para çıktı.

Bakanlık telefonlarının DGM kararı ile ve bakanın bilgisi dışında dinlendiği açıklandı.

DGM Savcısı Şalk'ın sözleri ortada:

"Beş müfettiş, Enerji Bakanlığı'nın bugüne kadar yaptığı -Mavi Akım dahil- tüm ihaleleri incelemeye aldı ve soruşturuyor."

Bütün işleri ve adamları didiklenen, telefonları kendisinden habersiz dinlenen böyle bir bakan halâ koltuğunda oturur mu?

Siyasi terbiyesi yoksa bile utanma duygusu ona istifa etmeyi düşündürmez mi?

Partisinin başkanı, o olmadı hükümet başkanı "Artık soruşturmanın selâmeti için, halka ve demokrasiye saygı göstermek için çekilmeniz gerekiyor" demez mi?

Deli dana hastalığı nedeniyle Almanya'da istifalarını veren Sağlık ve Tarım bakanları salak mı?

Halksız demokrasi
Ersümer'in bakan koltuğuna yapışması, parti olarak ANAP'ı şüpheli gösteriyor.

Oysa "temiz siyaset" özlemi içinde kahramanlaşmış Tantan da ANAP'lı..

Bir partinin böyle bir şansı kullanamayıp şaibelerin gölgesinde yıpranması, ancak basiretsiz bir yönetimin vebali olabilir.

Ama sorun artık iktidarı karar noktasına getirmiştir. Halksız demokrasi olmaz. Ecevit ve Bahçeli inisiyatifi almalı demokratik kuralları ve kurumları işletmelidir.

Önce Ersümer'in istifası sağlanacak..

Sonra İçişleri Bakanı Tantan meclise bilgi vererek yolsuzluklara parlamentonun sahip çıkması sağlanacak ve halka umut verilecek..

Bu arada başbakan ve bakanların yolsuzluk hallerinde, meclis kararına gerek duyulmadan yargıya havale edilmesini sağlayan Anayasa değişikliği gerçekleşecek..

Bunları yapmayanların "demokrasi tehlikede" korkusu haklıdır.

Ama bu tehlikeyi askerin değil, kendi basiretsizliklerinin yarattığını geç kalmadan görmeleri lâzım!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır