kapat

23.07.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Limasollu
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
MİNE ŞENOCAKLI'NIN DİZİ YAZISI-2
New York'a damga vuran Türkler
!1968'de Fenerbahçe Kulübü'nden aldığı 650 bin liralık transfer ücretiyle tarihe geçen futbolcu Salim, New York'ta kurduğu 'benzin imparatorluğu' ile şimdi 'başka bir sahada' tarih yazıyor

Yıl 1968... Fenerbahçe bir transfer rekoru kırar; tam 650 bin lirayı bastırıp, Salim'i sarı-lacivertli renklere katar! Salim de parasının hakkını verir. Zira o takım oyununa inanan, iyi bir futbolcudur. Ataklarını sıklaştırır, başarılı oyunuyla dikkat çeker. Ve Salim, 1972'de New York'un Hota Bavieran takımına transfer olur.

BENZİNCİ ZİNCİRİ
New York'ta futbolun pek tadı yoktur aslında... Fırsatlar şehrinin en fırsatsız, sıkıcı alanıdır futbol. Salim Görür, bir süre top koşturduktan sonra başka alanlarda atağa kalkma kararı alır ve New York'ta ilk işini kurar; bir restoran açar. Serde Fenerbahçelilik olduğu kadar, Milliyetçilik de olduğundan restoranına "Cengizhan'ın Bisikleti" adını verir. Ortağı ise can dostu aşçı Fevzi olur. "Cengizhan'ın Bisikleti" tam 2.5 yıl tıkır tıkır yol alır...

Canı bir transfer ister Salim'in ve yeni bir iş koluna daha atılır; benzinciliğe başlar, bir taraftan da emlakçılık yapar. Bu kez hayatının fırsatını yakalamıştır Salim. "Bir, iki, üç olsun!" derken tam 8 benzin istasyonu açar. Bu arada tam 7 eski istasyonu da modern tesisler haline getirip satar. Salim Görür şimdilerde "benzin istasyonları zinciri"ne bir halka daha katmak üzere; Long Island'da 9'uncu benzin istasyonunu açıyor.

TÜRK GÜCÜ!
Salim pek çok büyük başarıya imza atmış, çok para kazanmış ancak, faaliyetlerini işle sınırlı tutmamış. Futbolculuktan gelme biri olarak her zaman için takım ruhunu içinde barındıran ve kendine sürekli olarak "Niye Türkler New York'ta birlik içinde değil?" sorusunu soran Salim Görür, Türk girişimcilerden bir takım oluşturmuş. Hedef, New York'un benzin pastasının yüzde 50'si. Proje hayata geçmek üzere. 5-6 kişiden oluşan ekip, bir şirket kuracak ve sonuçta 500 ortaklı bir dev yaratılacak. Üstelik böylece 1 taşla 2 kuş vurulacak: Benzin pompalarının başını tutan Türkler, Türklük bilincini de yeniden keşfedecek. Amerika'da güçlü lobiciliğin temelleri de atılmış olacak.

SEKTÖRDE İDDİALI
Salim, "Long Island'daki benzin istasyonlarının yüzde 20-25'i bizim elimizde. Ama birkaç yıl sonra yüzde 50'si Türkler'in olur" diyerek iddialı konuşuyor. Bunun nasıl gerçekleşeceğini de şu sözlerle anlatıyor: "Biz birkaç arkadaş, birleşmenin tohumlarını attık. Hedefimiz bütün Amerika'da etkili bir ağ kurabilmek. Ekonominin politikaları belirlemedeki öncü rolünü dikkate alırsak şirketleşme çok ciddi politik çıkarlarda ön adım olacaktır. Böyle bir hareket ABD'deki Türk lobisinin de çekirdeği olmaya adaydır"

RESTORANI DA VAR
Bu arada Salim Görür, restoran işini de bırakmış değil. Sahibi olduğu "Dervish" adlı restoran, alanında oldukça iddialı. Dervish, Manhattan'da hem de Times Square Meydanı'nda 4 milyon dolarlık bir binada hizmet veriyor. Görür Dervish'i kendi işletmiyor, restoranı tümüyle işin uzmanı Orhan Yeğen'e bırakmış. Sonuçta Dervish, 1 yıl içinde New York'taki en iyi 3 yabancı restorandan biri seçilmiş.

Salim bir de takım kazandırmış New York'a: Türk Spor Kulübü... 1973'te kurulan takım aynı yıl da New York Şampiyonu olmuş.

New York'un altından girip üstünden çıktılar!
TÜRK müteahhitlerin Amerika'da da tanınması hayali Kiska İnşaat Şirketi ile gerçek oldu. Dünya devlerinin en acımasız rekabeti sergilediği pazarlardan birine dalıverdi Kiska. Daldı ama boğulmadı; yüzmeyi becermekle yetinmedi, rekora kulaç atmaya başladı. Erden Arkan yönetimindeki Kiska, Amerika'da metrodan, su şebekesine pek çok projeye imza attı; New York'un göbeğine bir gökdelen dikmeyi de ihmal etmedi. The Marmara Manhattan, Türk girişimciliğinin bir abidesi gibi selamlıyor insanları. Yapım tarihi de yeni değil, Türkiye'de 30 katlı binanın bile dikilemediği 1989 yılı!

YÜKSEK TEKNOLOJİ
Kiska'nın tırmanışına start veren de bu bina zaten. Şimdilerde New York'un en muteber inşaat şirketlerinden biri Kiska! Öylesine ünlenmiş ki, Washington'un metro revizyonu ihalesi onlara verilmiş. Japon Kajima'yla ortak 190 milyon dolarlık ihaleyi yürütüyorlar.

New York'lular, sularını bile onlara emanet etmiş. 2050 yılındaki su ihtiyacını temin etmek için gerçekleştirilen projenin havalandırma ayağını Kiska üstleniyor. Üstelik yüksek teknoloji gerektiren "dondurma sistemiyle"...

36 milyon dolarlık su arıtma projesi de Kiska'ya ait. Kiska İnşaat Şirketi'nin Amerika Başkanı Erden Arkan, 4 ayda bu işi de bitireceklerini söylüyor. Kiska yeraltından sıkılınca yükseklere fırlıyor. New York'un en yüksek açık metro istasyonu işi de onların. Yerden 50 metre yukardaki "9. Avenue İstasyonu" yakında tümüyle yenilenmiş olacak.

TEBRİK YAĞIYOR
Kiska, şu sıralar Brooklyn'in iki yakasını bir araya getiren Marine Bridge'in rehabilitasyonunu sürdürüyor. 80 milyon dolara mal olacak ve 2.5 yıl sürecek çelik köprü projesi yarılanmış durumda. Arkan'a göre tarihinden de önce teslim edecekler. Kiska, yılda 4-5 milyar dolarlık ihalenin açıldığı New York pastasından aldığı dilimi büyütmeye kararlı. Zira, her teslim ettikleri proje yeni bir referans oluyor. New York'un 90 yıllık tünel firması Grow Tunnel'in sahibi George Fox, Kiska'ya hayran. "Kiska'yı ilk duyduğumda, modaya uyup Amerika'ya gelen Avrupalı bir şirket sanmıştım. Oysa siz 10 yıldır buradasınız. Tebrik ederim" sözleri Fox'a ait. Bu tebriğin kısa özetine gelince: Gelsin yeni ihaleler! Sonra biraz daha fazlası. New York, Washington derken, belki de Los Angeles, San Francisco eklenecek zincire.

'RİSKLİ AMA ZOR DEĞİL'
New York'ta iş yapan tek Türk inşaat şirketi olan Kiska'nın yöneticisi Erden Arkan'a göre Amerika'da iş yapmak çok riskli. Kurallara göre oynamanın başarı getireceğini belirten Arkan, "Yanlış hesap yaparsanız şakır şakır para kaybedebilirsiniz. İdarelerle çok iyi ilişkiler kurmak zorundasınız. Yarıştığımız firmaların en yenisi 50 senelik firma. Tecrübe eksikliklerimiz var. Ama yine de onlarla yarışabiliyoruz. Tabii iğneden ipliğe her şeye dikkat ediyoruz" diyor.

Önce Türk, sonra Fenerbahçeli
MEKAN Salim Görür'ün sahibi olduğu Dervish Restoran... Köşede eski bir fotoğraf var. Salim fotoğrafta, ışıltılı gözleri, sarı-lacivert formasıyla duruyor. İnsanlar hem yemek yiyor, hem de Türk takımlarının maçlarını naklen izleyebiliyor. Maç bitiminde takımın renklerine bezenmiş bir dansçının barın üstüne çıktığını görmek mümkün.

Salim, burada yaşayan Türkler arasında bir işbirliği kurup, milli duyguları güçlendirmekte kararlı. Yeni projesini "500 ortaklı bir şirket kurmak istiyoruz. Ben 21 yıldır benzinciyim. Bu iş bilek gücüne ve cesarete bağlı. Biz de buradakilerin deyimiyle hem 'hard' çalışıyoruz, hem de Harlem ve Bronx gibi tehlikeli bölgelerde bile iş yapmaktan korkmuyoruz. Amerikalı bayiler bizim kadar çalışamıyor; hayat standartlarından taviz vermek istemiyorlar. İşte bu nedenlerle Türkler'in işlerini daha da geliştirme şansı var. Önce 5-6 kişi bir şirket kuracağız. Benim yapı itibariyle milliyetçiliğim ağır basar. Bu yüzden öncelikle kendi arkadaşlarımla işbirliği yapacağım. İnşallah ilerde çok büyüyecek" sözleriyle anlatıyor.

Bu arada Salim Görür, Fenerbahçe'nin bu yılki şansını daha fazla görüyor ve "Fenerbahçe'nin Mustafa Denizli ile çok daha başarılı olacağına inanıyorum" diyor.


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır