kapat

25.08.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Özrü kabahatinden büyük!
Dünyanın çok az ulusal derneğinde bizde olduğu kadar çadır olur. Çünkü biz, doğal afetlere maruz bir ülkeyiz. Normal şartlarda Kızılay, 10-15 bin çadırla depremi geçirir. Ancak, bu deprem için yeterli olmadığı doğrudur. Böylesine bir felaketi düşünemedik.

"Çadırlarımız standartlara uygundur"

* Özgür AKBAŞ

Yüzyılın felaketinin yaraları sarılmaya çalışılırken, yardımların ulaştırılmasında yetersiz kalan Kızılay eleştirilerin odağı oldu. SABAH'ın dünkü manşeti karşısında sessiz kalan Kızılay Genel Başkanı Kemal Demir, kendisini ve yönetim kurulu üyelerini savunmaya çalışırken "Böylesine büyük bir felaketi düşünemedik" sözleriyle itiraf etti.

Türk Parlamenterler Birliği Genel Başkanı Zeki Çeliker, dün Demir'i Kızılay Genel Merkezi'nde ziyaret ederek, depremzedelere ulaştırılmak üzere, 100 milyar liralık bağış çeki verdi. Çeliker'e teşekkür ederek çeki alan Demir, bu arada gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Demir, çadırların depremden hemen sonra bölgeye ulaşmamasının nedenini şöyle açıkladı: "Deprem gecesi ben ve ailem İstanbul'daydık. İstanbul'dan ayrılıp bölgeye gitmek istedim ancak, afet bölgesine ulaşmam imkansızdı. Hiçbir yere kıpırdayamadım. Çadırların da deprem bölgesine ulaşmamasının nedeni budur diye düşünüyorum. Çadırları ancak askeri helikopterlerin yardımıyla gönderebildik, gecikmenin tek sebebi bu."

Demir, bir gazetecinin, "Deprem bölgesine sadece 26 bin çadır gönderildi. Herkes yağmur altında. Çadırların eski olduğu, İkinci Dünya Savaşı'nda kullanılan nitelikte çadırlar olduğu söyleniyor. Vicdanınız rahat mı?" sözleri üzerine, şöyle konuştu: "Çadır stoklarımız, normal bir deprem için yeterlidir. Dünyanın çok az ulusal derneğinde bizde olduğu kadar çadır olur. Çünkü biz, doğal afetlere maruz bir ülkeyiz. Normal şartlarda Kızılay, 10-15 bin çadırla depremi geçirir. Ancak, bu deprem için yeterli olmadığı doğrudur. Böylesine bir felaketi düşünemedik. Daha çok çadır göndersek tabii ki daha çok ihtiyacı karşılarız. Çadıra ihtiyaç var, ama bölgedeki vatandaşlar evlerinin önünden uzaklaşmak istemiyorlar."

"Çadır bezleri TSE belgeli"
Demir, daha sonra deprem bölgesinde, özellikle de yağmurdan sonra yetersizliği açıkça ortaya çıkan çadırları şöyle savundu: "Bu çadırlar mahruti çadırlardır, bunların dikimi ve bölgeye ulaştırılması kolaydır. Deprem bölgesindeki çadırların tamamı tek direkli, vatandaşların kolayca kurabileceği, kurulması uzmanlık gerektirmeyen çadırlardır. Biz, çadırlarımızı TSE'nin belirlediği standartlara uygun olarak yapıyoruz. TSE belgesi olmayan çadır bezlerini kullanmıyoruz. Yabancıların gönderdiği çadırlar ise, yapımı zor ve pahalı olan çadırlardandır. Bu tür çadırları yapmak bize zaman kaybettirir. Bu yüzden yapımı kolay olan bu çadırların yapımını sürüdürüyoruz."Çadırların tabansız olması nedeniyle yağmurdan sonra çamur içinde kaldığının hatırlatılması üzerine ise Demir, şunları söyledi: "Çadırların kurulacağı yeri, kriz masaları belirliyor. Çünkü oraya elektrik, su gibi hizmetleri getirecekler. Bazı durumlarda, zamanında yer gösteremiyorlar. Bizim (burayı beğendik) dememiz sorunu çözmez. Çadırlar gönderilir, kriz masası dağıtır."

Demir, bir gazetecinin "Kızılay'ın deprem bölgesinde yetersiz kalmasının, fonlardan gelen paraların nereye gittiği sorusunu akla getirdiğini" söylemesi üzerine de şu karşılığı verdi: "Şu anda Kızılay'ın mali sıkıntısı yok. Vadeli çekler var, yani bunlar tarihi gelince alınacak. Mesele, parada değil. Bu paraları takviyede de kullanacaksınız. Daha iyisi yapılabilir. Ancak Kosova, Arnavutluk ve Makedonya'dan geri gelmeyen çadırlarımız da var."

Depremzedelere kefen bezi sattılar
KIZILAY'IN depremde yakınlarını kaybeden depremzedelere 7.5 milyon liradan kefen sattığı, defin işlemleri için de 70 milyon lira aldığı ortaya çıktı. Dernek olmasına rağmen Türkiye'nin tek resmi yardım kuruluşu olarak sahip olduğu özel statü nedeniyle gümrük vergisinden bile muaf tutulan Kızılay'ın depremzedelerin sırtından para kazanmaya çalışması infial yarattı.

Skandalı kanıtlayan belge Yalova'da ortaya çıktı. Er Ailesi, hayatını kaybeden yakınları için kefen almak için Kızılay'a başvurdu. Kızılay kefen bezini tanesi 7.5 milyon liradan sattı. Kani Er'e 15 milyon liralık ödemesi karşılığında mühürlü makbuz da verildi. Kızılay Yalova Şube Başkanlığı kaşesi taşıyan makbuz, "veznedar Mustafa" tarafından imzalandı. Kızılay'ın defin için de 70 milyon lira aldığı ortaya çıktı. Kızılay görevlilerinin "Her şey bizden olursa 70 milyon lira" diyerek, kefen bezi, tahta ve tabut için ayrı ayrı fiyatlar bildirdiği kaydedildi. Depremin çaresizliğini yaşarken, Kızılay'ın bu inanılmaz skandalı ile karşı karşıya kalan Ersel Er, enkaz altından 97 saat sonra kurtulmayı başaran Yüksel Er'in yeğeni. Ersel Er, başından geçenleri şöyle anlattı: "Enkaz altında olan amcam Yüksel Er ve kızı Ecem'in ölmüş oyduğunu düşünerek Kızılay'dan üç kefen istedim, diğer işleri, tasut ve defnetmeyi kendimiz halledecektik. Onlar da, 14 yaşındaki Ecem için (O nasıl olsa çocuk, onun için almasak da olur) dediler. 7.5 milyon liradan iki kefen için 15 milyon lira ödedim. Ama amcam sağ kurtulmayı başardı, Ecem'in ise maalesef ölüsü çıkarıldı. Şimdi düşündükçe Kızılay'ın para alması daha çok ağırıma gidiyor. Parası, cüzdanı, canları, herşeyi toprak altında kalmış insanlardan bu parayı nasıl aldıklarını hala anlayamıyorum."

Fırat YURDAKUL

Depremzedelere gönderilen çadırları "standarda uygun" diye savunan Demir, 5 yıldızlı otelde kalıyor, masrafı Kızılay Derneği karşılıyor

* Ersin BAL

Depremzedelere, İkinci Dünya Savaşı yıllarında kullanılan çağdışı çadırları layık gören Kızılay Derneği'nin çeyrek asırlık Genel Başkanı Kemal Demir'in, yıllardır başkentin merkezindeki 5 yıldızlı Büyük Ankara Oteli'nin suit dairesinde kaldığı ve her türlü masrafının Kızılay tarafından ödendiği ortaya çıktı. Demir'in kaldığı suit dairenin bir gecelik ücreti 465 dolar (200 milyon lira).

Büyük Ankara Oteli'nin işletmeciliğini yapan Emek İnşaat Şirketi'nin yüzde 49 hissesi Kızılay Derneği'ne ait olduğu için Demir'e ve Kızılay Derneği Genel Merkez Kurulu üyelerine oda fiyatında yüzde ellinin üzerinde indirim uygulanıyor.

Deprem mağdurlarına, altından su giren, yağmura ve rüzgara dayanıksız, eski ve sağlıksız çadırları gönderen Demir'in, Ankara Oteli'ndeki suit dairesinde, "king size" (kral ölçüsü) yataklı bir oda, oturma odası, çalışma masası, oturma grubu, televizyon, içinde her türlü yerli ve yabancı içkinin bulunduğu mini bar, klima, özel banyo ve tuvalet bulunuyor.

Rezervasyonların, Başkan Demir'in Ankara'ya gelmesinden bir gün önce, Kızılay Derneği Genel Merkezi tarafından yapıldığı ve otelde kaldığı sürece kendisine özel telefon hattı sağlandığı öğrenildi.

Kızılay Derneği'nin Ankara dışında oturan Genel Merkez Kurulu üyelerinin de, Ankara'ya geldikleri zaman Demir gibi Büyük Ankara Oteli'nde kaldıkları, onların masraflarının da Kızılay Derneği tarafından ödendiği bildirildi. Demir ve Genel Merkez Kurulu üyelerinin, yüzde 49 hissesi Kızılay'a ait olan Emek İnşaat ve İşletme A.Ş tarafından işletilen Stad (Ankara), Büyük Tarabya, Maçka (İstanbul), Çelik Palas (Bursa) ve Büyük Efes (İzmir) otellerinden de sık sık yararlandıkları ileri sürüldü.

Kongreye 13 milyar
Afetzedelere ve yoksullara yardım amacıyla kurulan Kızılay Derneği'nin, 1999 yılı tahmini gider bütçesinde yer alan genel kongre masrafları ise 13 milyar 270 milyon lira olarak gösterildi. Bu rakamın 8 milyar liralık kalemini temsil ve ağırlama giderleri oluşturuyor. 1999 yılı tahmini bütçesinde Kızılay Derneği üst yönetim faaliyetleri için ayrılan miktar ise 28 milyar 800 milyon lira. Bu rakamın 8 milyar 600 milyon liralık bölümünü yolluklar, 6 milyar 470 milyon liralık bölümünü hizmet alımları, 6 milyar 400 milyon liralık bölümünü ise temsil giderleri oluşturuyor.

Yardıma yüzde 6
2 bine yakın personeli bulunan Kızılay'ın, 25 trilyon lira olan 1998 yılı bütçesinin 4 trilyon lirasını personel gideri olarak harcadığı, aynı yıl içinde, doğal afet, sağlık, burs, ve yoksullara yardım için yaptığı harcama tutarının ise bütçenin yaklaşık yüzde 6'sını oluşturan 1.4 trilyon lira olduğu belirlendi. 1999 yılı için 55 trilyon liralık tahmini bütçe hazırlayan Kızılay'ın, personel giderleri için 7.1 trilyon lira yardımlar için ise 7.5 trilyon lira ayırdığı öğrenildi. Kızılay'da çalışan personel, maaşın yanı sıra yılda 4 maaş tutarında ikramiye alıyor.

1998 gider tablosu:
* Personel giderleri: 3 trilyon 952 milyar lira

* Yolluklar: 111 milyar lira

* Hizmet alımları: 281 milyar lira

* Malzeme alımları: 3 trilyon 526 milyar lira

* Amortismanlar: 111 milyar lira

* Afet, sağlık, burs ve mal yardımları: 1 trilyon 374 milyar lira

* Borç ödemeleri: 3 milyar lira

* Şartlı bağışlar için yapılan ödeme: 841 milyar lira

* Ayni giderler: 886 milyar lira

* Gelir fazlası: 14 trilyon 114 milyar lira

1998 harcama planı
* Personel giderleri: 7 trilyon 157 milyar lira

*Yolluklar: 249 milyar lira

* Hizmet alımları: 568 milyar lira

* Malzeme alımları: 13 trilyon 551 milyar lira

* Demirbaş alımları: 295 milyar lira

* Makina ve taşıt alımları: 7 trilyon 149 milyar lira

* Bina arsa alımı ve inşaat giderleri: 3 trilyon 925 milyar lira

* Afet, sağlık yardımları ve fakir öğrencilere verilen burs: 7.5 trilyon lira

* Transferler: 8 trilyon 200 milyar lira

* Stok mal harcamaları: 6 trilyon 200 milyar lira

Yağma yağmur esme rüzgar!
Yalova'da depremin şokunu üzerinden atamayan vatandaşlar, önceki gece sağanak yağış yüzünden geceyi ayakta geçirdi. Okul ve kamu kamplarında barınanlar yağmurdan fazla etkilenmezken, çadırlarda kalanlar o kadar şanslı değildi. Sabaha kadar aralıksız süren yağış yüzünden çadırların çoğu su aldı. Bu yüzden çadırlarda kalanlar geceyi ayakta geçirdi. Yağmurun da etkisi ile Yalova'da akşam saatlerinde ara verilen enkaz kurtarma çalışmalarına ise dün sabah yeniden başlandı.

İzmit'te, deprem sonrasında 7 gündür açık alanlarda konaklayanların büyük bölümü, "Evlerinize dönebilirsiniz" şeklindeki duyarıya ve yağmura rağmen, geceyi çadırlarda geçirdi. Kocaeli Valisi Memduh Oğuz'un, "Deprem tehlikesi geçti" açıklamasından sonra, binaları hasar görmeyenlerden çok azı evlerinde dönerken, halkın büyük bölümü yine dışarlarda kaldı.

Muşambalar zamlandı
Düzce'de yağmurla birlikte, depremzedeler, muşamba satan işyerlerinin önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Bir esnafın, depremden önce kilosunu 400 bin liradan sattığı muşambayı 750 bin liradan satması, depremzedelerin tepkisini çekti. Muşambanın karaborsa olduğunun duyulması üzerine, kriz masası, ücretsiz muşamba dağıtımına başladı.

Gölcük'te önceki gün başlayan yağmur, gece de aralıklarla etkisini sürdürdü. Sabaha karşı duran yağmur, saat 08.00 sıralarında tekrar başlayarak sağanağa dönüştü. Kısa süreli ancak şiddetli yağmur, derme çatma yerlerde barınan depremzedelere güç anlar yaşattı.

Afyon'u da sel bastı
Afyon'da da önceki gün öğleden sonra başlayan yağış Dazkırı ve Evciler ilçelerinde sele neden oldu. Kızılören köyünden geçen derenin taşması sonucu oluşan sele kapılan Huriye ve Cennet Aydoğan adlı iki kadın öldü. Dinar ilçesine bağlı Yüksel köyünde ise yıldırım çarpması sonucu Ahmet Ocak adlı vatandaş can verdi.

Kimin umurunda yüzyılın felaketi
Başını sokacak çadır arayan depremzedelere çadır yetiştirmesi gereken Kızılay Merkez Depo Müdürlüğü personeli, fazla mesai yapması gerekirken okey oynuyor. Okey oynayanlar arasında Kızılay Merkez Depo'nun üst düzey yetkililerinin de bulunması dikkat çekti. Yüzyılın felaketi olarak adlandırılan depremin yaraları sarılması için gönüllü kuruluşlar adeta seferberlik ilan ederken, Kızılay görevlilerinin bu tutumu şaşkınlık yarattı.

(FOTOĞRAFLAR: ÖZGÜR AKBAŞ)


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır