kapat

08.05.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
I H Y
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ÇETİN ALTAN(caltan@sabah.com.tr )


Bizdeki silahlanma çabası ve ABD

Ulus-Devlet modelinin hızla aşınmaya başladığı globalleşme sürecinde, Ankara da silahlanmaya iyice ağırlık vermeye başladı.

Ancak Ankara'nın bu konudaki istekleriyle duyarlılığı, ABD tarafından büyük oranda görmezlikten geliniyor.

Öyle ki, Washington'da toplanan yıllık Türkiye-ABD ilişkileri Konferansı'nda Genelkurmay sözcümüz Korg. Dandin, ABD'nin güvenilir bir dost olma niteliğini yitirmeye başlamasından, kuşkuya düşmekte olduğumuzu söylemek zorunda kaldı. Ve silah konusundaki isteklerimizi tekrarladı.

Demokratik ülkelerdeki hukuksal yapının ortak bir bütünlük göstermesine ve "bağımsız bir devlet olma" iddiası arkasında, insan haklarının çiğnenmesine göz yumulamayacağının kanıtlanmaya başlanmasına; bizim ne kadar ayak uydurup uyduramadığımız; Avrupa Birliği'nin de gündeminde, Avrupa Konseyi'nin de...

Ve Ankara silahlanmayı hızlandırmak istiyor.

Washington da bu isteklere karşı iyice ağırdan alıyor.

Bizi, özellikle bu alanlarda kaygılandıran nokta; AB'ye aday bile olamayışımızın yanında, Avrupa Konseyi'nden dışlanma olasılığımızın da ufukta hafiften belirmesi...

Kazara Avrupa Konseyi'nden dışlanırsak, NATO'nun "insan haklarına saygı" konusunda üstlendiği yeni yükümlülükler karşısında, NATO'da da kalmamız zorlaşabilir..

ABD böyle bir pozisyona sürüklenmemizi ister mi, istemez mi?

Bunu kestiremiyoruz.

Ancak Türkiye'nin globalleşme süreciyle ilgili ortak bir orkestrasyona uyum sağlama konusundaki boşvericiliği de dikkat çekici..

Globalleşme süreci, hem bilimsel ekonominin, hem hukukun evrensel ilkelerinin benimsenmesiyle; kitlelerin alım gücünü arttırma amacını taşımada...

Bunun için de ülke yönetimlerinin saydamlaşması ve siyasal rant yağmalarının azaltılması gerekiyor. Buna savunma yapılanmalarının yeniden gözden geçirilmesi de dahil..

NATO'nun hava saldırıları, Miloseviç yönetiminin üstüne her gece bombalar yağdırıyor.

Bir yerde elbet barış yeniden gelecek..

Bizim merakımız, Sırbistan'ın felce uğrayan savunma örgütünü, yeniden nasıl bir üslup içinde örgütleyeceği..

Belki de NATO'nun denetimi altında olacak bu yeni örgütlenme..

Ve bu denetim, Belgrad ekonomisini anlamsız harcamalara karşı da uyaracak belki..

ABD'nin NATO saldırılarında -bizim bildiğimiz kadarıyla- bir kez kullandığı modern B-2 uçaklarının bir tanesi 2 milyar dolar...

Bu uçaklara karşı kaç milyar dolarlık bir savunma barikadı kurabileceksin ki?

Ekonomiyi çökerterek yapılacak bir savunma, artık savunulmasına gerek bile kalmayacak ölçüde, ülkeyi de çökertir...

Miloseviç yönetiminin içine düştüğü çıkmaz şimdi bu...

Ama Miloseviç'e, -çökmüş, çökmemiş- ille de tepesine bağdaş kuracağı bir ülke gerekiyormuş. O nedenle de kendi tahtını kurtarmayı, ülkeyi kurtarma gibi gösteriyormuş...

Globalleşme sürecindeki saydamlaşma, artık bu tür siyasetçi hokkabazlıklarına olanak tanımamakta..

Hukukun evrensel ilkeleri ve bilimsel ekonominin ortak kurallarıyla, genel bir saydamlık içinde, kitlelerin alım gücünü arttırmak gerekiyor çünkü...

Bizim Türkiye de elbet böyle bir değişimin dışında kalamaz...

Biz isteriz ki bu değişim, Avrupa Konseyi'nden dışlanma ve belki de NATO ile çatışma sonunda zorla oturtulmasın rayına...

Kendiliğinden, 21. Yüzyılla dans etme becerisini göstererek olsun. 21. Yüzyıl bizim kuşağımızın yüzyılı olmasa bile...

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır