kapat

05.01.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Nokia
EMİN ÖZTÜRK


Enflasyon gözlemleri

Çarşamba günü açıklanan enflasyon verileri üzerine çok şey söylenebilir. Zaten dünkü gazetelerde konu çeşitli yönleriyle ele alındı. Eklemek istediğimiz hususları birkaç noktada toparlamak istiyoruz:

Bardağın hangi yarısı dolu?
Enflasyon rakamlarının indiği düzeyleri müthiş bir başarı veya başarısızlık olarak nitelemek zor. Önceki yıllardaki yüzde 55-60 ve daha yüksek rakamlarla karşılaştırıldığında, yüzde 39'luk TÜFE ve yüzde 32.7'lik TEFE tabii ki olumlu. Ancak, yıl sonu gerçekleşmeleri ile programın hedeflediği yüzde 25 ve 20 arasında epeyce bir sapma var. Dolayısıyla, bardağın boş tarafını görmek yönünde peşin hüküm sahibi birisi için bu sonucu başarısız olarak nitelemek mümkün.Karşı cephedeki bir kişi için de aksini söylemek doğal. Ancak en doğrusu, hem bardağın dolu tarafını takdir etmek hem de boş tarafının nasıl doldurulabileceği konusunda yapıcı eleştiri getirmek.

Kur ve kamu fiyatları çıpa
2000 yılında 1999'a göre yaklaşık 30 puanlık düşüşler nasıl gerçekleştirildi sorusuna verilecek yanıtlar muhtelif. Hükümetin önceki hükümetlere göre daha kararlı davrandığı, reform çabası içinde olduğu gibi genellemeler bir yana, iki somut aracın ön plana çıktığını görüyoruz. Doğru ya da yanlış araçlar olup olmadıkları konusunu burada tartışmaksızın bunları saptayalım:

Bunlardan birisi, kur artışının dolar ve euro sepeti bazında yüzde 20 ile sınırlı tutulması. Bunun amacı, üreticiler üzerindeki maliyet baskısını sınırlamak ve ayrıca ucuz ithalat rekabeti ile yerli üreticilerin fiyatlama davranışlarını terbiye etmek. İkinci araç ise kamu imalat sanayiindeki fiyat artışlarının sınırlı tutulması. Nitekim, geçen yıl kamu imalat sanayiindeki fiyat artışının yalnızca yüzde 20.2 olduğunu görüyoruz. Böylece hem enflasyona kamunun doğrudan katkısı sınırlanmış oluyor hem de bu ürünleri hammadde olarak kullanan sektörlerdeki maliyet baskısı azaltılıyor.

Dolayısıyla, 2000'de enflasyondaki düşüş yalnızca kurun değil, kamu fiyatlarının da çıpa olarak kullanılması ile gerçekleştirildi. Bizce enflasyon konusunda üzerinde düşünülmesi gereken konulardan bir tanesi, bu iki güçlü çıpaya rağmen hedeflerden neden çok fazla sapma olduğu.

Neden TÜFE hep yukarda?
Bir de son yıllardaki TEFE ve TÜFE rakamlarını karşılaştırdığımızda ikincisinin daha yüksek olduğunu görüyoruz. Bunun yüzeysel bir izahı, sorunun bir talep enflasyonu olduğunu söylemek. Hatta büyüme hızının yüksek ve tüketimin canlı olduğu 2000 yılı için bu yorum doğru gibi de görünüyor. Ancak, 1999 yılı gibi iç talebin çok düşük olduğu bir dönemde de TÜFE'nin daha yüksek olduğu görülüyor. Dolayısıyla, üzerinde düşünülmesi gereken bir başka konu, TÜFE'nin neden yıllardır hep yüksek kaldığı. 2001 yılı için TÜFE temel enflasyon hedefi olarak ön plana çıkarıldığı için bu soru artık daha da önem kazandı.

Bizce TÜFE'nin daha yüksek kalmasının bir nedeni, TÜFE içinde hizmet sektörünün önemli bir yer tutması. Bilindiği üzere, hizmet sektörleri için ithalatın terbiye edici etkisi yok çünkü bunlar nitelikleri gereği dış ticarete konu olamıyor. Ayrıca, hizmet sektörlerinde ithalatın ve kamu ürünlerinin de fazla payı yok. Dolayısıyla, yukarıda değinilen iki çıpanın hizmet sektörlerindeki fiyat artışlarına etkisi sınırlı.

Belki daha da önemlisi, sağlık ve eğitim gibi önde gelen hizmet kollarında fiyatlama davranışları ilgili dernekler ve meslek kuruluşları tarafından geçmiş enflasyona bağlı olarak yönlendiriliyor. Daha önce de yazdık ama bir defa daha tekrar edelim: 2001 yılında hükümetin hizmet kollarındaki geriye yönelik endekslemeyi kıracak ve meslek kuruluşlarının rekabeti bozucu yönlendirmelerini sınırlandıracak tedbirler alması gerekiyor.

Son 4 yılda enflasyon ve kur artışı (yıllık 0eğişim)
1997199819992000
TÜFE99.169.768.839.0
TEFE91.054.362.932.7
Özel imalat sanayii85.453.659.733.6
Kamu imalat sanayii108.529.813020.2
Tarım sektörü96.571.930.039.8
SEPET KUR ARTIŞI78.958.260.620.0

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır