Son günlerde meydana gelen gelişmeler mali piyasalardaki atmosferi olumluya çevirdi.
Bürokratlarla bankacıların diyaloğu iyi sonuç verdi. İkinci el bono piyasasında işlam hacmi arttı.
Asıl, yılbaşından bu yana bankaların yeniden pozisyonlarını açmaya başlaması, kamu bankalarının döviz satışı ve dışarıdan kısmen döviz gelmesi sonucu Merkez Bankası'nın 2 milyar dolara yakın döviz alması etkili oldu.
Koalisyonu oluşturan partilerin liderleri ve hükümet yetkilileri ekonomiyi yeniden ön plana aldı.
Aralık ayı enflasyonu da bunların üstüne iyi geldi.
Bir de ABD Merkez Bankası faiz indirimine gitti. Bu ABD borsaları başta olmak üzere dünya borsalarına doping etkisi yaptı.
Türkiye'de de faizler düştü, borsa fırladı. Borsa endeksi yeniden 10 bin puanı gördü ve dün yüzde 10'dan fazla arttı.
*Aylık yüzde 5 faiz- Böylece mali piyasalar kriz sonrası yeniden borçlanma piyasasının kilidini açacak ve en az 1.5 katrilyonluk olacak Hazine ihalesine olabildiğince iyi bir atmosferde giriyor.
Tüketici fiyat artışının yıllık bazda yüzde 39'a indiği bir dönemde ihale için konuşulan faiz yüzde 60-70'ler.
Geçen yıl ocak ayında yapılan ilk ihalede oluşan faiz ise yüzde 33. Yani konuşulan oranların cazipliği ortada. Aylık faiz yüzde 5'e denk geliyor. Oldukça iyi bir faiz. Üstelik bunun altı aylık vade için verilmesi kurda band sisteminin uygulanacağı yılın ikinci yarısına denk gelmemesi de bonoları oldukça cazip kılıyor.
*Seçenek var mı?- Reel ekonomide böyle bir kazancı elde etmek bir hayli zor. Piyasalar durmuş durumda. Üstelik yükselen oranlar nedeniyle asıl maliyet kalemi olan faiz maliyeti yükseldi. Bu şirketlerin karını azaltıcı bir faktör.
Mali piyasalarda ise altı ay için döviz bir seçenek değil. Altı aylık kur artışı yüzde 5 düzeyinde, faiziyle birlikte ancak yüzde 10'luk bir getiri elde edilebilir. Bu da yüzde 30'luk getirinin epey gerisinde.
Eğer kişisel yatırımcılar için beyanname verme zor gelmiyorsa konuşulan faiz oranları üzerinden altı aylık bonoların getirisi çok cazip.
Mali yatırımcılar için alternatifsiz geçen bir yılın ardından hemen ilk seçenek bulunmuş gibi.
Sonuç- "Güneş bir günde iki defa doğmaz"