kapat

05.01.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Nokia
AHMET TAN(tana@sabah.com.tr )


Tane tane

İstatistik uygarlıktır. İnsanlığın gelişmesi ve çağdaşlık değerleri istatistiklere bakılarak izlenebilir. Başarının kanıtlanması için demeçlerde, açıklamalarda bol miktarda istatistik konuşturulur.

En kolay yalanın istatistiklerle söylendiği, istatistiklerin bikiniye benzediği ve asıl göstermesi gereken yerleri gizlediği türünden "entel özdeyişleri" bir yana, bırakalım.

Ama istatistikler üzerinden trafikte önemli bir "gayri insanilik" sergilendiğine tanık oluyoruz.

İnsan için "tane" sözcüğü kullanılıyor.

Trafikte yaşamlarını kaybeden insanlarımız için ya "tane" deniyor, ya da "tane anlayışı" sergileniyor.

Aynı gariplik depremde de yaşanmıştı.

Oysa ki sayı söz konusuysa "insan" için "tane" sözcüğü kullanılmaz, kullanılamaz.

Yalnızca Türkçe'yi doğru konuşmak adına değil, insanlık ve insanlık sevgisi adına kullanılamaz.

"Tane", eşya ve hayvanlar için kullanılır.

Buna hukukta "misli nesneler" de denir. Ölçüsü, tartı veya adet ile ifade edilebilen bu nesnelerin yerine aynı nitelikteki, misilleri, benzerleri yerine konulabiliyor..

İnsan ise misli olmayan ve yerine başkası konulamayan bir varlıktır..

Sayı ile, tartı ile ifade edilmesi mümkün değildir.

İnsana tane muamelesi yapılamaz. Bu nedenledir ki bir istatistik kıyaslamalarda iki insan daha az öldüğü için bayram yapılamaz, sevinilemez, bu farklılık başarı diye ilan edilemez.

***

Edilirse insan nesne haline getirilmiş demektir.

Türkiye bayramlarını, resmi tatil günlerini çok tehlikeli biçimde kutlayan bir ülke haline geldi.

Bunu görmek için istatistiklere değil yollara bakmak yeter.

Bu acı gerçek yıllardır değişmiyor. Bir önceki yılda da bu böyleydi, on önceki yılda da.

Çünkü ülkemizin yolları uygar bir ülke görüntüsü sergilemiyor. Güvenlik içinde seyahat etmek bayram olmasa da giderek zorlaşıyor.

Bir önceki yıla göre bir kaç yurttaşımızın ölümden kurtulmuş olup sakat kalmış olmasını başarı diye sunmak, gayretkeşlik değilse akıldaneliktir.

Ülkemizde kazalarda kaç yurttaşımızın öldüğü, kaçının kalıcı olarak sakat kaldığını bilemiyoruz.

Çünkü, Sağlık Bakanlığı yaralı olarak gelenlerin akıbetlerini trafik birimlerine bildirmiyor.

Jandarma bölgelerindeki kazalar trafik istatistiklerinde yer almıyor. İstatistikler yalnızca kaza anındaki ölen yurttaşlarımızı kapsıyor.

Her ilimizde Devlet İstatistik Enstitüsü'nün bir birimi bulunmadığı gerekçesiyle trafik istatistikleri kesinlikle yanlış ve eksik.

Bu acı gerçek yıllardır Meclis"ten de milletten de gizlendi.

İstatistik olarak halkın önüne "laf olsun, tablolar dolsun" türünden istatistikler konuldu.

***

Burada sorumluluk kesinlikle ne emniyetin, ne de jandarmanın trafik birimlerinindir.

Belki bu gerçeği bugune dek ilan etmediği için biraz Devlet İstatistik Enstitüsü'nündür.

Sağlıksız istatistiklerleri konuşturarak bir önceki yılın aynı dönemlerine göre "on üç tane" daha az insanımızın öldüğünü ilan etmek hem bu suçu katmerlendirmek hem de, az ölüm olan yıllarda yaşamlarını kaybeden insanlarımızın ailelerine karşı koca bir ayıptır.

Geçtiğimiz haftalarda sözde tek tek sayıldık, ama kaç insanımızın yaşadığını tam olarak belirleyemedik.

Hiç değilse yollarda kaç insanımızın öldüğünü tam olarak bilme zamanıdır.

Ama bunun için önce istatistikleri "tane" kafasıyla sunmak şart!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır