|
|
5 yılda sempatizanlıktan canlı bombalığa giden yol
Kadıköy'de düzenlenen kanlı 1 Mayıs eylemine katıldığı gerekçesiyle cezaevinde kalan Gültekin Koç'un, Şartlı Salıverme Yasası'ndan yararlandığı öğrenildi
Erzincan'ın Çayırlı ilçesine bağlı Doluca Köyü'nde Cennet ve Müslüm Koç çiftinin çocukları olarak dünyaya gelen Gültekin Koç, doğduktan 1 yıl sonra ailesi İstanbul'a göç etti. Gültekin Koç, daha sonra Sakarya Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünü kazandı. Üçüncü sınıfta okulu terk eden Koç, Sakarya'da yasadışı terör örgütü DHKP-C'nin üyesi oldu.
CEZAEVİNE GİRDİ
Gültekin Koç, üniversitede öğrenci olduğu dönemde Kadıköy'de gerçekleştirilen 1 Mayıs eylemlerine katıldığı iddiasıyla gözaltına alındı. Koç, 13 Mayıs 1996'da sevk edildiği DGM tarafından tutuklanarak Ümraniye Cezaevi'ne gönderildi. Koç, İstanbul 6 No'lu DGM'de, yasadışı örgüte yardım ve yataklık etmek suçundan yargılandığı davada, 18 Aralık 1998 tarihinde tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi.
Daha sonra Sakarya'ya giden ve liselerde örgüte üye kazandırmak için propaganda yapan grubun içnde bulunduğu öğrenilen Koç, 1997 yılında da Sakarya Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyon sonucunda yasadışı DHKP-C terör örgütü adına afişleme ve pullama eylemlerine katıldığı gerekçesiyle 13 arkadaşıyla gözaltına alındı ve tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. İstanbul 1 No'lu DGM'de yargılandığı davada 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. Yargıtay tarafından cezası onanan Koç, DGM tarafından aranıyordu.
AFTAN YARARLANMIŞ
Koç'un, aldığı cezaya ilişkin karar TCK'nın 169. maddesinden kurtulduğu için, 21 Aralık 2000 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun'dan yararlandığı, bu kanun kapsamında da hakkındaki arama kaydının kaldırıldığı belirlendi.
Gültekin Koç'un Esenler'de oturan ailesi çocuklarını iki yıldır göremediklerini söyledi.
Saldırgan arka kapıdan girdi
Canlı bomba saldırısının ardından incelemelere başlayan müfettişler, binanın girişinde nöbet tutan iki polis memurları Mustafa Kahraman, Bülent Karadeniz ve Gökhan Altay'ın ifadesine başvurdu. Polisler, saldırganın arka kapıdan girmiş olabileceği yönünde ifade verdiler. Polis memurları ifadelerinde olayın olduğu gün binanın 8'inci katında bulunan eski sandalye, dolap ve masa gibi eşyaların Şişli İlçe Emniyet Müdürü Selçuk Tanrıverdi'nin talimatıyla aşağıya indirildiğini söyledi.
Polis memurlarının, "Gültekin Koç adlı terörist ön kapıdan girseydi mutlaka görürdük. Ama bu militanı hiç görmedik. Saldırgan bize göre hamallar için açılan arka kapıdan gizlice girdi ve bizim göremediğimiz yerden asansöre bindi" şeklinde ifade verdiği öğrenildi. Yapılan sorgulamanın ardından üç polis memuru dün açığa alındı.
Jel tipi bomba
ŞİŞLİ Emniyet Müdürlüğü'nü kana bulayan canlı bomba saldırısında "jel tipi" bomba kullanıldığı saptandı. Türkiye'de terör örgütleri tarafından ilk kez kullanıldığı bildirilen bombanın nitrogliserin ile madeni yağ karışımı kullanılarak hazırlandığı belirlendi.
Saldırı sonrasında Şişli Emniyet Müdürlüğü'nden toplanan deliller İstanbul polis laboratuvarında detaylı bir şekilde incelendi. İlk incelemeler sonucunda bombanın patlayıcısının özel bir yöntemle sıvılaştırılmış "jel dinamit" olduğu belirlendi. Nitrogliserin ile madeni yağ karışımından hem güçlü hem de kolay şekil alabilen bir patlayıcı elde edildiği, kalem pil ve buton ile patlatıcı mekanizmanın tamamlandığı patlayıcıların saldırgan Gültekin Koç'un vücuduna dışarıdan farkedilmeyecek şekilde gizlendiği anlaşıldı.
Ünsal ERGEL
|
Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|