ABN 'Türkiye' önerdi
ABN Amro, hükümetin programa bağlı olduğunu belirterek Aralık'takine benzer döviz çıkışının zor olduğuna dikkat çekti
ABN Amro, likidite krizi sonrasında hükümetin niyet mektubunda verdiği sözleri yerine getirmenin dışında şansı olmadığını belirterek yatırımcılara Türk tahvilleri için 'Overweight' (alın) önerisinde bulundu. ABN Amro ekonomistlerinden Ceyla Pazarbaşıoğlu, ocak ayında atılacak adımların, hükümetin IMF ile uygulamakta olduğu enflasyonla mücadele programına bağlılığı açısından bir test niteliğinde olacağını söyledi. Pek çok yatırımcının hala devalüasyon kaygısı taşıdığına da dikkat çeken Pazarbaşıoğlu, kendilerinin devalüasyonu öngörmediklerini, çünkü aralık ayındakine benzer yüklü bir döviz çıkışı potansiyelini sınırlı gördüklerini belirtti.
Özellikle sabit getirili kıymet yatırımcılarının çoğunlukla beklemede ve hisse senedi piyasasının da şimdiki seviyesi gözönüne alındığında en fazla 1 milyar dolarlık bir çıkış olabileceğini belirten Pazarbaşıoğlu, şunları söyledi:
"Zorunlu bir devalüasyon için ya IMF programının çökmesi ya da koalisyon hükümetinin dağılması gerekir. Ancak son programa hem IMF hem de Türk hükümeti fazlasıyla bağlı."
BÜYÜME İYİMSER
ABN Amro tarafından hazırlanan raporda, uygulanmakta olan programın ana amacının dış cari dengeyi iyileştirmek ve enflasyonu 2002 yılı sonunda tek haneli rakamlara düşürmek olduğu belirtildi. Raporda, 2001 yılı için hedeflenen yüzde 4-4.5'luk büyemenin sürdürülebilir makroekonomik çerceveyi sağlamak için uygulanacak sıkı mali politikalar içinde çok iyimser kaldığı da kaydedildi.
Ancak nihai orta vadeli hedefin Türk ekonomisinin büyüme beklentisini en üst düzeye çıkarmak olduğu belirtilen raporda, "Ek Niyet Mektubu'nda çok net bir şekilde ifade edildiği gibi büyüme amacı çok kısa vade için arka sırada kalacak" denildi.
Likidite krizi sırasında bir kez daha gündeme gelen bankacılık sektörünün güçlendirilmesi konusunda ise raporda şu görüşlere yer verildi:
"Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu güç durumdaki bankalara kısa sürede müdahale ettiği ve kontrolünde bulunan bankaları etkin bir şekilde yönettiği sürece kırılgan ve küçük banka kesiminin varlığının bütün sistemi tehdit etmediğine inanıyoruz."
|