kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 5 Mayıs 2008, Pazartesi
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
ABC

Diyarbakır'daki işkence yöntemleri İzmir'dekinden farklı

ECEVİT KILIÇ
ECEVİT KILIÇ
* Bölgelere veya kentlere göre işkence yöntemleri fark ediyor mu?
Her birimin kendine özgü işkence yöntemleri var. Hatta aynı işkence yöntemi başka yerlerde başka şekilde uygulanabiliyor. Örneğin elektrik işkencesinde derinin direncini kırmak için kimisi vücudu suyla ıslatırken, kimisi ıslak zemin üzerini yatırıyor. Bazıları da ıslak sünger veya yatak kullanıyor. Başvurularda Diyarbakır'da uygulanan işkencelerle İzmir'deki yöntemlerin farklı olduğu ortaya çıkıyor. Şiddet dozu açısından bakılırsa ruhsal işkence daha çok İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük kentlerde uygulanıyor. Ama 2007 ve 2008, fiziksel şiddetin aynı kentlerde yeniden yoğunlaştığı dönem oldu.

* Peki, bu artışın nedeni ne?
Polisin görev tanımını üst pozisyondaki amirler ve politikalar belirliyor. Mesela İstanbul Emniyet Müdürü'nün açıklamaları başından beri uygulanan şiddeti onaylar nitelikte. Uyguladığınız şiddet karşısında eğer amiriniz sizi koruyorsa, bu üstü kapalı bir "Şiddet uygulayın" emridir. Polisler, 1 Mayıs'ta kullanılan sopaları kendi ceplerinden marangoza yaptırmadılar. Muhtemelen ortak bir elden çıktı. Asıl önemlisi ise AB uyum süreci.

* Nasıl?
İşkencenin azaldığı dönemde AB uyum çalışması yürütülüyordu. Emir verenler de uyum çalışması çerçevesinde şiddet veya işkence emri vermemeye başlamışlardı. Tam tersine bu kez üstü örtülü olarak insan haklarına daha özen gösteren bir tutum içine girdiler. Bu sürede polisin görev tanımı daha yumuşak ve insancıldı. Şimdi de AB reformlarına uyum gösteren yöneticilerin tavrında değişiklik mevcut. İşkence ve şiddettin artmasında AB reformlarının durması, uyum gibi bir durumun gündemde olmaması ve AB'nin Türkiye'ye karşı tutumundaki değişikliklerin ciddi etkisi var. Bir anlamda AB hedefinden vazgeçilmesi işkenceyi yeniden ortaya çıkardı.