|
 |
 |
 |
TC vatandaşlığı üst kimliktir
Başbakan Erdoğan, AK Parti'nin kuruluş yıldönümünde yaptığı konuşmada şöyle dedi: "Kürt, Gürcü, Çerkez birer alt kimliktir, bir tek üst kimlik vardır o da TC vatandaşlığı".
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Kürt'ü, Laz'ı, Çerkez'i, Gürcü'sü, Arnavut'u, Boşnak'ı vardır. Bunlar ülkemizde alt kimliktir. Bunun bir tek üst kimliği vardır o da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıdır" dedi. Erdoğan AK Parti'nin 4'üncü kuruluş yıldönümü nedeniyle İstanbul'da My Showland'de yaptığı konuşmada, son günlerde tartışılan Diyarbakır gezisi ve öncesinde aydınlar heyetiyle görüşmesi konusuna değindi. Erdoğan, partililere hitaben şunları kaydetti: "Özellikle Doğu, Güneydoğu Kürt sorunu meselesi ve demokrasi meselesini provoke etmek isteyenler olabilir. Bu oyuna, 'AK Partiliyim' diyen hiç kimse gelmemelidir. Bizim medeniyetimizde ayrımcılık yoktur. Ama etnik unsurlar vardır. Hiçbir etnik unsuru yok farz edemezsiniz. Kürt'ü, Laz'ı, Çerkez'i, Abaza'sı, Arnavut'u, Boşnak'ı ülkemizde vardır. Bunlar ülkemizde birer alt kimliktir. Ama bizim bir de üst kimliğimiz var. Bu da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıdır. Alt kimliğe sahip olan her fert, 'ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktan gurur duyuyorum" Fransa'da da zencilerin bulunduğunu, onların sorulduğu zaman "Fransız'ım'' dediklerini, kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu: "Lütfen bunlara takılıp kalmayalım. Rahmetli Turgut Özal bugün benim söylediklerimi bundan 15 yıl önce söylemişti. Sayın Demirel ve sayın Erbakan da değişik şekilde söylemişti. Sayın Baykal da buna benzer şeyleri söyledi. Güneydoğu sorunundan, Kürt sorunundan bahsetti. Ama bunların bir kısmı özellikle siyasetin içinde olanlar bunları inkâr eder hale geldi. Buradan sesleniyorum; tribünlere yanlış bilgiler aktarmayın. Kazanamazsınız, kaybedersiniz. Şehitlerin kanı üzerinden politika yapılmaz. Bunu böyle bilesiniz.''
PKK İLE KONUŞMADIM, KONUŞMAM Başbakan Erdoğan, Ankara'da aydınlar heyetiyle yaptığı görüşmeyi kast ederek, şunları söyledi: "Bu ülkede konuşan, düşünen, yazan kim olursa olsun herkesi oturur dinlerim. Ama bunları yaparken önce müşavirlerimle konuşurum, onlarla görüşüp konuştuktan sonra kararımı veririm. Ama benim görüşme yaptığım kişileri, kalkıp 'Başbakan PKK ile nasıl oturup konuşuyor' diyorlar. Bu terbiyesizliktir. Ben PKK ile oturup konuşmadım ve konuşmam da. Bu da böyle biline... Bunun adı siyasi terbiyesizliktir. Biz Türkiye Cumhuriyeti'nin başbakanlığını üstlenmenin, deruhte etmenin sorumluluğunun, mesuliyetinin ne olduğunu onlardan çok daha iyi biliyoruz. Biz onların bu ülkede yaptıklarını, geçmişte mesuliyet aldıkları dönemde yaptıklarını çok iyi biliriz. Biz 12 Eylül öncesini de çok iyi biliriz. Ve bunların bir kısmı o zaman bu ülkeyi yönetiyorlardı. Biz o dönemleri yaşayarak geldik. Onun için tereciye tere satmasınlar".
|
|
|
|
|
 |
|
 |
|