  |
|
Yer altı suları tükenirken...
Dört yıl kadar önceydi. Doğu Anadolu'nun ortasında kalan illerin belediye başkanları, bölgeye yaptığı gezi sırasında dönemin Başbakanı Bülent Ecevit ile sohbet ediyorlardı. Hemen hepsinin yakınması aynı noktada bütünleşiyordu: "İçme suyu sorunumuz her geçen gün artıyor, kaynaklarımız yetersiz kalmaya başladı..." Oysa hemen hepsi barajlarla çevrili bir bölgenin tam orta yerinde bulunuyordu. Dededen kalma tarımsal sulama yönteminin de yer altı suyunun azalmasında büyük faktör olduğunu kayda geçiriyorlardı. Yer altı sularının daha fazla azalmasına izin verilmemesi için çare bulunması gerektiğini söylüyorlardı. Hatırladığımız kadarıyla en dikkat çekici konuşmayı da dönemin Erzurum Belediye Başkanı yapmıştı: "Kentin içme suyu ve tarımsal sulama ihtiyacını yer altı suyundan karşılıyoruz. Korkum susuz kalmak değil. Deprem bölgesinde bulunan ilimizin zeminini, yer altı sularını çekerek boşalttık. Dev mağaralar oluşturduk. En küçük ölçekli deprem bile çok daha büyük etki yapacak..." Depremin ardı ardına Anadolu'yu vurduğu dönemde belediye başkanının konuşması bütün dikkatlerin kendisine odaklanmasına yol açmıştı.
Teşviğin zararı Başbakan Recep Tayip Erdoğan iki gün önce tarımsal teşvikleri açıklarken hafızamızda dört yıl öncesindeki bu sözler canlandı. Erdoğan, 1995'ten bu yana devlete 660 trilyon lira enerji borcu bulunan çiftçilerin faiz borçlarının silineceğini açıkladı. Buna göre, borçlar tarımsal TEFE ile yeniden yapılandırılacak ve ek bir faiz uygulanmadan 36 ay taksitlendirilecek. Çiftçinin enerji borcunun neredeyse tamamını yer altından çekip tarlasını, bahçesini sulamak için harcadığı elektrik gideri oluşturuyor. Yer altı suları her geçen gün azalırken, toprak da fazla su dolayısıyla değer kaybedip çoraklaşıyor. Yani çiftçi yer altı sularını boşaltıp tehlike yaratmak ve toprağını değersizleştirmek için bir anlamda ödüllendiriliyor. Bunun yanlış bir politika olduğu, hükümet içinde ve çiftçi ile ilgili oda ve borsalarda da hakim bir görüş. Nitekim, Başbakan açıklamasını yaparken bayramlaşmak için telefonlaştığımız Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener daha konuyu açmadan benzer görüşleri sıraladı. Şener, çiftçinin uzun yıllardır enerji borcundan kurtulamadığını belirtip ekledi: "Sorunlarını bugün için çözüyoruz, ancak bundan sonrasında yeni teşvik modeli devreye girmeli..." Şener'e göre, bundan böyle pancar motorunu sondajın ağzına dayayıp, yer altından su çeken çiftçiyi destekleme dönemi bitmeli. Bunun yerine, son yıllarda çok sayıda tamamlanan sulama göletlerinden kanal çeken ve İsrail'in yıllardır kullandığı damlama yöntemi ile tarlasını sulayan çiftçiye teşvik verilmeli. Böylece, hem toprak zenginliğinin kaybolmasının, hem de yer altı suyunun hoyratça harcanmasının önüne geçilmeli. Çitçi de her dönem "enerji borcu affı" diye hükümetlerin karşısına çıkmamalı. Hepsinden önemlisi, en küçük bir depremin katmerli hale gelmesini engelleyen yer altındaki su yastıkları boşaltılmamalı.
|