|
 |
|
 |
'Belgeleri daha önce niye vermedi'
Çatlı ile fotoğrafının çekildiği iddia edilen yemeği hatırlamadığını söyleyen emekli Korgeneral Kundakçı, "Bucak'ta madem belgeler vardı, keşke daha önce mahkemeye verseydi" dedi.
SUSURLUK Davası'nda ikinci perdeyi etkileyecek kritik fotoğrafın tartışması kızışıyor. DYP eski milletvekili Sedat Bucak'ın mahkemeye gizli belge olarak sunduğu fotoğraflarda, Abdullah Çatlı ve Drej Ali lakaplı Ali Yasak'la görüldüğü iddia edilen emekli Korgeneral Hasan Kundakçı, "Ben o yemeği hatırlayamadım. Abdullah Çatlı ile hiç karşı karşıya gelmedim" dedi. Sedat Bucak ise "Ben bu konularda konuşmama kararı aldım" diyerek susmayı tercih etti.
"HATIRLAYAMADIM" "Tamburalı Paşa" lakabıyla tanınan emekli Korgeneral Kundakçı, Bucak'ın mahkemeye sunduğu fotoğrafta 5'i kamu görevlisi 13 kişi olduğu ve bunlar arasında Abdullah Çatlı'nın yanı sıra Drej Ali, Sedat Bucak, emekli Yarbay Korkut Eken, dönemin Şanlıurfa İl Jandarma Alay Komutanı Albay Seral Saral ve Diyarbakır İl Jandarma Komutanı Albay Eşref Hatipoğlu'nun da bulunmasıyla ilgili iddialara şu cevabı verdi: "O yemeği halen hatırlamış değilim. Gözümün önünde canlandıramadım. Böyle bir fotoğrafı benim fotoğrafçım çekmiş olamaz. Çünkü fotoğraf bende yok. Evimde bulunan binlerce fotoğrafı taradık, öyle bir fotoğraf bulamadık. Tabii Diyarbakır Alay Komutanı ve Urfa Alay Komutanı ile korucularla veya köylülerle yemek yemiş olabiliriz. Bucak ile yemek yemiş olabiliriz. Ancak Abdullah Çatlı ile yemek yemedim. Karşı karşıya gelmedim." Kundakçı, Bucak'ın fotoğrafı mahkemeye niye verdiğini anlamadığını da belirtti ve "Bucak bunu neden yaptı, çözmüş değilim. Madem elinde belgeler vardı, başlangıçta verseydi" dedi. Kundakçı şu açıklamaları yaptı:
OSETYA BENZETMESİ * BİNLERCE FOTOĞRAF ÇEKTİRDİM: Her yerde resmim olabilir. Ben o bölgede görev yaparken binlerce resim çektirdim. Her zaman, resim çektirmek isteyenlere 'buyurun' demişimdir. Biz halkı hiçbir zaman dışlamadık.
* OSETYA OLAYI YAŞATMADIK: Şuna herkes emin olmalı ki, hiçbir zaman masum insanları öldürmedik ve zarar görmesine izin vermedik. Rusya'- daki tiyatro olayında olduğu gibi, 'terörist de ölsün içindeki de ölsün' mantığıyla operasyon yapmadık.
* HALEN KIRMIZI BÜLTENDE: 14 Ağustos 1996'da Kıbrıs'taki bayrak olayının üstünden 8 yıl geçti. O zaman çıkarılan kırmızı bülten halen kalkmadı. Ben bunu tınmam, üzüntü duymam. Memleketim için, milletim için yaptım. Bundan sonra da yaparım. Yurt dışına çıkmam olur biter. Emniyet Genel Müdürlüğü Kırmızı Bülten'i kaldırmak için her şeyi yaptı ama Rumların özel anlaşma yaptıkları ülkeler var. O yüzden çıkmıyorum yurt dışına.
Kadir ERCAN / ANKARA
|
|
|
|
|
 |
|
 |
|