|
 |
|
 |
Töre cinayetlerine indirim yapılmasın
Töre cinayeti davalarında indirim sağlayan 462. maddenin AB Uyum Yasaları gereği kaldırılmasının ardından; mahkemelerin 51. maddeye işlerlik kazandırarak ceza indirimi uygulaması tartışma yarattı.
Türkiye'nin kanayan yarası töre cinayetleri, yeni bir tartışmaya daha konu oldu. Cezalarda indirim sağlayan 462. maddenin AB Uyum Yasaları gereği iptal edilmesinin ardından; mahkemelerin 51. maddeye işlerlik kazandırarak indirim uygulaması, kadına uygulanan şiddeti protesto eden kuruluşlar tarafından eleştirildi. Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Avukat Meral Danış Beştaş, "Müebbet verilmesi gereken davalarda sanıklara 20 yıl hapis cezası veriliyor. Ne yazık ki erkeklerin kadına yönelik şiddetine karşı yargısal bir hoşgörü var" eleştirisinde bulundu. Özellikle Güneydoğu'da töre cinayetlerinin bitmemesine dikkat çeken Beştaş, sivil kadın örgütlerinin 4'ü Diyarbakır'da olmak üzere 10 kadar namus ve töre cinayeti işlendiğini saptadığını belirtti. Beştaş'ın araştırmaları doğrultusunda ilk olay şöyle gelişti: Aldattı dediler öldürdüler DİYARBAKIR'IN Bağlar beldesinde 2002 Mayıs ayında meydana gelen olayda Ahmet Arslan, boşandığı eşi Arife Arslan'ı bir erkekle birlikte olduğu gerekçesiyle kardeşleri Mahmut Arslan ve Seyfettin Arslan ile birlikte öldürdü. Olayın ardından tutuklanarak cezaevine gönderilen Arslan ve kardeşi, Eylül 2003'te hakim karşısına çıktı. Mahkemede Arslan kardeşler önce müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Ancak mahkeme heyeti cinayetin hafif tahrik altında işlendiğine kanaat getirerek, sanıkların cezasını 51/1 madde gereğince 24 yıla indirdi. Sanıkların mahkemedeki iyi hali de göz önüne alınarak 20 yıl ağır hapis cezası verildi.
Mankenlik merakına ceza 2002 yılı; Diyarbakır'ın Yenişehir semti... 22 yaşındaki Pınar Kaçmaz, Bismil ilçesindeki evinden kaçarak Diyarbakır'da hem kuaförde çalıştı, hem de mankenlik yapmaya başladı. Pınar'ın bu yaşantısı ailesini huzursuz ediyordu. Baba Hıdır Kaçmaz, kızının kötü yola düştüğü iddiaları üzerine Diyarbakır'a giderek aile meclisinin onayı ile kızı Pınar Kaçmaz'ı öldürmeye karar verdi. Baba Kaçmaz, 16 yaşındaki oğlu E.K.'yı da yanına alıp, kızının çalıştığı kuaför dükkanına gitti ve onu silahla vurdu. Adam öldürmek ve yaralamaktan sabıkalı baba Hıdır Kaçmaz hakkında gıyabi tutuklama kararı çıkarken oğlu E.K. cezaevine gönderildi. E.K. geçtiğimiz günlerde son duruşmasına çıktı. Mahkeme heyeti "Pınar'ın yöresel adetler dışında tek başına ailesinden izin almadan Diyarbakır'a gelerek çalışmaya başlaması ve bu konuda ısrarlı olmasından dolayı öldürdüğü sanık yönünden hafif tahrik kabul edilmiş ve cezasında indirim yapılmıştır" denildi; cezası da 24 yıla indirildi. E.K.'nın mahkemedeki iyi hali ve yaşının küçük olması nedeniyle cezasında yine indirim yapılarak 13 yıl 4 ay ağır hapis cezasına çarptırıldı ve karar Yargıtay'a gönderildi. Baba Hıdır Kaçmaz ise cinayetten yaklaşık 1.5 yıl sonra yakalandı; yargılaması halen sürüyor.
Yüzü naylonla yakıldı TÖRE cinayetlerinin en çarpıcı örneklerinden birisi de geçtiğimiz yıl meydana gelmişti. Kardeşi M.T tarafından erkeklerle dolaştığı gerekçesiyle boğularak öldürülen ve tanınmasın diye yüzü yakılan Gülseren Tanrıkut ile ilgili dava sürüyor. Mahkemede mütalaasını veren cumhuriyet savcısı, sanık M.T.'nin cinayeti hafif tahrik altında işlediğini, yaşının küçük olması ve mahkemedeki iyi hali de göz önünde bulundurularak 20 yıl ağır hapisle cezalandırılmasını talep etti. M.T.'nin yargılaması halen devam ediyor.
Mürsel ACAY - MERKEZ
|
|
|
|
|
|
 |
|
 |
|