|
|
 |
|
 |
Halepçe İran'ın işiydi
' Saddam'ı teşhis etmek için ilk gören Iraklı liderler, ona iktidardayken yaptıklarının hesabını sordu. 1988 yılında tam 5 bin Kürt'ün zehirli gazla katledilmesi hatırlatıldığında Saddam, bunun o dönem savaştığı İran'ın işi olduğunu iddia etti.
KELEPÇE takılmadan bir ABD üssüne götürüldü, sakalı kesildi, temiz giysiler giydirildi... "Ateş etmeyin. Ben Irak lideri Saddam Hüseyin'im. Ve görüşme istiyorum" sözleriyle çıkarıldığı sığınaktan sonra götürüldüğü üste devrik lideri teşhis için ilk görenler, geçici konsey üyeleri Muvaffak el Rubayi, Ahmet Çelebi, Adil Abduül Mehdi, Adnan Paçacı, Irak'taki ABD birliklerinin komutanı General Ricardo Sanchez ve Irak'taki ABD'li sivil yönetici Paul Bremer oldu. Pazar günü öğleden sonra gerçekleşen "ziyaret" 30 dakika sürdü. Iraklı liderlerin hepsi aynı görüşteydi: Özür dilemeye niyeti yok. Suçlarını gerekçelerle haklı göstermeye çalışıyor...
"ONUNLA KONUŞACAĞIZ" Iraklı liderlere Saddam'ı bir video kamera ya da pencereden görmek isteyip istemedikleri soruldu. Liderler, "Hayır. Onunla konuşmak istiyoruz" karşılığını verdi. Odaya girdiklerinde devrik lider uykudan yeni uyanmıştı. Basına sızan bilgilere göre sadece Çelebi'yi tanıdı ve ondan, diğerlerini tanıştırmasını istedi. Paçacı'ya dönerek "Sen Irak'ın dışişleri bakanıydın. Bu adamlarla ne işin var?" dedi. New York Times gazetesine göre ilk soruyu Rubayi yöneltti: "1980 ve 1999'da iki Şii lideri neden öldürttün?" İki liderin isminde geçen "sidr" Arapça'da "göğüs" anlamına geliyordu. Saddam Hüseyin bu isimleri alaya alarak "Göğüs mü, ayak mı?" diye yanıt verdi.
ÇELEBİ: SALDIRILAR ONUN İŞİ Iraklı liderler, Saddam'a iktidardaki yıllarında yaptığı birçok şeyi sordu. 1988'de Halepçe'de 5 bin Kürt'ün zehirli gazla katliamı sorulduğunda devrik lider, onun o dönem savaş halinde olduğu İran'ın işi olduğunu söyledi. Toplu mezarlar anımsatıldığında "Yakınlarına sorun. Onların hepsi hırsızdı. Hepsi İran ve Kuveyt'le olan savaş alanlarından kaçmıştı" dedi. Kuveyt'i neden işgal ettiği şeklindeki soruya ise "Orası Irak'ın bir parçası" karşılığı verdi. Gazeteye konuşan Çelebi, Saddam'ın Irak'taki müttefik güçlere yönelik saldırıların arkasındaki kişi olduğunu söylediğini belirtti. Çelebi, "Bana, 'ben bir konuşma yaptım ve Amerikalılar'ın Irak'a gelebileceklerini ancak işgal edemeyeceklerini, yönetemeyeceklerini söyledim. Tabancamla çatışacağımı söyledim' dedi. Doğrudan anlatmasa da ima etti" dedi.
SADDAM'A: SEN KORKAKSIN Görüşmeye katılan bir diğer Iraklı lider Adnan Paçacı ise Saddam'ın acımasız iktidarını "halkın sert bir lidere ihtiyacı olduğunu" söyleyerek haklı göstermeye çalıştığını anlattı. Görüşme boyunca sakin olduğu ancak kimi zaman küfür ettiği belirtilen Saddam için Paçacı, "yorgun ve bitkin" ifadesini kullandı. Bremer ve Sanchez'in doğrudan Saddam'la konuşmadığı, devrik liderin Amerikalılar'a "saygılı" olduğu belirtildi. Konsey üyesi Rubayi de, Saddam'a "Cesur bir adam olduğunu söylemeye devam ediyorsun. Peki neden seni yakaladıklarında tek bir kurşun dahi sıkmadın? Sen bir korkaksın" dediğini söyledi. Bunun üzerine devrik liderin "çok renkli" bir dille karşılık verdiğini anlatan Rubayi, "Bütün Fransızcasını kullandı" dedi. Odadan ayrılan son kişinin kendisi olduğunu söyleyen Rubayi, Saddam'ın ABD üssündeki son sözlerini şöyle anlattı:
"ONA ALLAH BELANI VERSİN DEDİM" "Çok sinirliydim. Bütün ülkeyi, 25 milyon insanı mahvetmişti. Ona 'Allah belanı versin. Ne zaman kıyamet günü gelecek? Ne zaman Allah'ın huzuruna gideceksin?' dedim. Halepçe katliamı, toplu mezarlar, İran- Irak savaşı, idam edilen binlerce kişiyle ilgili ne anlatacaksın' diye sordum? 'Allah'a ne söyleyeceksin' dedim. O da bu sırada benim söylediklerime karşı Fransızcasını geliştiriyordu..."
|
|
|
|
|
|
 |
|
 |
|