|
|
 |
|
 |
'İnsan' değil 'işkence' hakkı
İnsan hakları ile ilgili sivil toplum örgütleri TBMM İnsan Hakları Komisyonu'na dert anlattı İnsan Hakları Derneği ve İnsan Hakları Vakfı temsilcileri 3 yılda 500 yöneticileri hakkında dava açıldığını hatırlattı.
TÜRKİYE'NİN, BM İnsan Hakları Beyannamesi'nin kabulünün 55'inci yılında, özel gündemle toplanan TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, insan hakları ile ilgili sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerini dinleyerek sorunları saptamaya çalıştı. Basına kapalı yapılan toplantıda komisyona dertlerini anlatan İnsan Hakları Derneği ve İnsan Hakları Vakfı temsilcileri, üzerlerindeki baskıdan şikayet etti. Şikayetleri dinleyen Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ise ''Alışkanlıkları yenmek zor'' dedi. İz bırakmayan işkencenin hâlâ sürdüğünün altını da çizen örgüt temsilcilerinin dile getirdikleri sorunlar şöyle oldu: -İnsan Hakları Derneği Başkanı Hüsnü Öndül, son 3 yılda dernek yöneticileri hakkında 500'den fazla dava açıldığını söyledi. Kendilerinin devlet kuruluşu olmadığını belirten ve faaliyetlerinden korkulmamasını isteyen Öndül, ''Arşivimiz devletin elinde...Geçen yıl 80 kez polis baskınına maruz kaldık, bu yıl ise 25 kez polis tarafından basıldık'' dedi. Öndül, bu yıl bin 292 kişi hakkında ''düşüncesini açıkladığı'' gerekçesiyle dava açıldığını ifade ederek, geçen yıl 400 kişinin gözaltında işkence görmesine karşılık bu yılın 9 ayında 770 kişinin işkence ve kötü muameleye maruz kaldığını kaydetti. Gözaltına alınan kişilerin karakol yerine bilinmeyen yerlere götürülerek işkence yapıldığını bildiren Öndül, "Artık polis iz bırakmayacak şekilde işkence yapıyor. Aç bırakma, dövme, yaygınlaşan işkence türleridir'' dedi.
İŞKENCEYE DEVAM -İnsan Hakları Vakfı Başkanı Yavuz Önen, kendilerinin görevden alınmasıyla ilgili olarak dava açıldığını ve mahkeme sürecinin devam ettiğini belirtti. Önen, işkence gören kişilerin tedavisinde görev alan doktorlar üzerindeki baskıların devam ettiğini, bu doktorların muayenehanelerinin diğer meslektaşlarına göre daha sık şekilde denetlendiğini anlattı. -Mazlum-Der Başkanı Yılmaz Ensarioğlu, halk iradesinin parlamentoya tam olarak yansımadığını söyledi. ''Parlamento, icrayı denetleyemiyor'' diyen Ensarioğlu, yasalarla elinden yetkisi alınan MGK'nın yönetmelikle bu yetkilerine yeniden sahip olabileceğini ileri sürdü. L Tipi Cezaevi yapılacağı yönünde duyum aldıklarını bildiren Ensarioğlu, yer altındaki bu cezaevlerinin F Tipi cezaevlerinden daha kötü olacağını kaydetti. -Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şube Başkanı Özlem Dalkıran, Türkiye'de sığınmacı ve mültecilerle ilgili birim bulunmamasını eleştirdi. Dalkıran "Türkiye'ye bugüne kadar 7 bin sığınmacı başvurusu yapıldı" dedi
ALIŞMIŞIZ BİR KERE Sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin konuşmalarını değerlendiren Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, yapılan yasal düzenlemelere rağmen alışkanlıkları aşmanın zor olduğunu söyledi. Gül, insan hakları alanındaki iyileştirmelere karşılık bir direnç olduğunu ifade etti. Gül, toplantının basına açık olan bölümünde yaptığı konuşmada da AB'ye uyum sürecinde yaptıkları değişikliklerle "Kapalı kapılar ardında gizli şeyler oluyor" eleştirilerine son verildiğini söyledi. Gül, işkenceye "sıfır" tolerans tanıyacaklarını da kaydetti. TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Mehmet Elkatmış ise insan hakları konusunda Batı'nın çifte standart uygulandığını söyledi.
|
|
|
|
|
|
 |
|
 |
|