|
 |
|


'Bir mark'a paraşüt fabrikası
Saksonya'nın, Oberlautsitz bölgesinin, Seifhennersdorf kentinde (eski Doğu Almanya'da) bir fabrika varmış. Zamanında "Doğu Alman ordusuna" askeri elbise, tank sığınağı, paraşüt üretirmiş.
Fabrikada 850 kişi çalışırmış.
İki Almanya birleşince...
Fabrika çalışmaya devam etmiş ama...
Sürekli zararına. Çalışanların sayısı "129'a" inmiş. Zarar önlenememiş.
Ve Alman hükümeti şu kararı vermiş
- Ya satalım ya da kapatalım.
FABRİKA
Fabrika konusunda biraz ayrıntı sunalım.
55 bin metrekare açık alan.
Kapalı alan ise "60 bin metrekare."
Fabrika bir "kompleks."
Birkaç binadan oluşuyor.
Lojmanları, sosyal tesisleri de var.
İKİ SORU
İstanbul'da, 20 yıldır "Türk askerine kıyafet yapan" bir Türk (Şenol Yeğin) Almanya'ya gitmiş.
Almancası "sıfır."
- Bana bu fabrikayı kaça satarsınız?
Almanlar "iki soru" sormuşlar
1. Fabrikayı size 100 işçi ile teslim edersek... Bu yüz işçiyi, üç yıl süre ile çıkarmayacağınıza söz verir misiniz?
Ünyeli Şenol Yeğin "sözüm söz... Çıkarmam... Size yazılı belge bile imzalarım" demiş.
2. Fabrikaya üç yıl içinde, ikibuçuk milyon mark yatırım yapar mısınız?
Şenol bey
- Yapmazsam bu fabrikayı ayağa kaldıramam ki... Üç yılda 2.5 milyon mark yatırım yaparım.
VE KARAR
Almanlar'ın yanıtı
- Size bu fabrikayı bir marka satıyoruz... Alın... Hayrını görün.
- Anlamadım... Rakamı tekrarlar mısınız?
- Bir mark... Sadece bir mark.
"Bu konuşma" 1993'ün sonunda olmuş.
Ve Almanlar, 1994'ün başında "bir mark alarak" fabrikayı Şenol Yeğin'e teslim etmişler.
"BİR" MARK... EVET "BİR"
"Bu konuyu" araştırmak için "taa, oralara... Paraşüt fabrikasına" kadar gittik.
- Şenol bey... Yanlış birşey yazmayalım... Bu koskoca tesisi bir marka mı aldınız?
- Evet... Balıkesir'in "B"si, İstanbul'un "İ"si, Rize'nin "R"si.. BİR... Fabrikayı, Alman Özelleştirme İdaresi'nden BİR MARK ödeyerek aldım.
ONUNCU YIL
Fabrika ile ilgili biraz daha ayrıntı...
"Kuruluşu" 1847. "Paraşüt üretimine" ise 1938'de başlamış.
Fabrikadaki binalar "dörder katlı."
Ve son söz
Ünyeli çömlekçi Adil ustanın torunu, çömlekçi Şevket ustanın oğlu Şenol Yeğin "on yıldır bu fabrikanın sahibi."
Airbus'ı (A 380 dahil) giydiren adam
Şenol Yeğin, Almanlar'dan aldığı fabrikada "Alman ordusuna" ve dünyanın pekçok ülkesine askeri kıyafet üretirken...
"Airbus" firması bir ihale açmış.
Uçakların "izolasyonu" ile ilgili
İzolasyonun tasarımı, tasarlanan malzemenin üretimi ve uçağa montajı.
İhale "iki ülkede birden" açılmış.
Fransa'da ve Almanya'da.
Şenol Yeğin "Almanlar'dan aldığım fabrika bu iş için de uygun" demiş ve iki ihaleye de girmiş.
Sonuç
- 700 uçaklık bir proje... Büyük iş... Ve Fransa'daki ihaleyi de, Almanya'dakini de ben kazandım.
****
Airbus "yolcu uçağı üreten" bir şirket. Beş ortaklı
Fransız, Alman, İngiliz, İspanyol, İtalyan. Airbus'un "yüzde 70'lik bölümü" Almanya'da yapılıyor. Ve yüzde 30'luk kısmı da "Fransa'da tamamlanıyor."
Almanya'daki Airbus fabrikası "Hamburg'da."
Şenol beyin fabrikasının "Hamburg'a uzaklığı 600 kilometre."
Fabrikadan, Hamburg'a TIR'larla, sürekli malzeme taşınıyor.
****
- Şenol bey... Siz Airbus'un nelerini yapıyorsunuz?
- İzolasyon malzemesini üretiyoruz... Montajını yapıyoruz... Ayrıca pencere montajını... Yer döşemesini... Anten montajını... Üreten de, montajı yapan da bizim personelimiz.
- Türkiye'de bindiğimiz Airbus'ların da tabii.
- Elbette... Biz giydiriyoruz.
****
Airbus daha sonra "yeni bir proje" hazırlamış
"A-380" modeli. 2004'te ilk deneme uçuşunu yapacak, 2005'te seri üretimine başlanacak ve 2006'da sefere çıkacak bir "dev uçak."
550 kişilik.
İçinde restoranı, sineması, oyun salonları, saunası olan bir uçak.
Eğer "bunlar" istenmezse, yolcu sayısı 600'e, 700'e kadar çıkabilecek.
Uçak şimdiden "121 sipariş" almış. Projeye şu ana kadar "11 milyar dolar" harcanmış.
Bütün dünyada A-380'in inebileceği kapasitedeki havaalanı sayısı "yirmibeş."
Bazı ülkeler şimdiden, havaalanlarını A-380'in ineceği şekilde "revize etmeye" başlamışlar.
Bu "girişten" sonra, gelelim konumuza...
Şenol Yeğin
- A-380'in bütün izolasyon işleri bizim firmamıza verildi... Bu bizim için büyük bir gurur.
"Sadece sizin için mi" dedik.
- Bu Türkiye'nin gururu.
Mal sahibi: Almanya Satıcı: Yunan asıllı Amerikalı
Sayın Şenol Yeğin... Alman Özelleştirme İdaresi'nde kimlerle muhatap oldunuz?
- Benim asıl muhatabım Yunan asıllı bir Amerikalı bayandı Helen Papadopulos... Bu fabrikanın satışı konusunda en yetkili kişi oydu... Bana fabrikayı bayan Papadopulos sattı.
- Yunan asıllı Amerikalı bayanın, Alman Özelleştirme İdaresi'nde işi ne?
- Özelleştirme ciddi iş... Uzmanlık ister... Alman Özelleştirme İdaresi'nde, her ülkeden profesyonel insan çalışıyordu... Amerikalı, İngiliz, Fransız, Japon...
- Yunan asıllı bir bayan, böyle bir fabrikanın...Askeri teçhizat ve paraşüt fabrikasının, bir Türk'e satılmasına nasıl baktı?
- Bu iş ticaret... Bana çok yardımcı oldu.
- Sizin muhatabınız bayan Papadopulos değil de, bir Alman veya Japon olsaydı... Fabrikayı kaça alırdınız?.. Bunu hiç düşündünüz mü?
- Zaman içinde çok düşündüm... Belki o bir markı da almazlardı... Belki üste para bile verebilirlerdi.
- Daha sonra bayan Papadopulos ile hiç görüştünüz mü?
- Elbette... Bana dedi ki Almanlar açısından çok başarılı bir satıştı... Görevimi iyi yaptım... Dilerim bu fabrikadan para kazanırsınız.
- Kazandınız mı?
- Çoook. Kazanıyorum ve Almanya'ya çok ciddi vergi ödüyorum... Almanlar açısından gerçekten çok iyi bir satış... Bana fabrikayı bir marka satarak, asıl onlar para kazandılar.
Bütün dünyaya ihracat
Şenol bey... Bir mark ödeyerek fabrikayı aldınız... Sonra?
- Fabrikada yüz kişi çalışıyordu... Üç yılda 2.5 milyon mark yatırım yaptım... Şu anda 220 kişi çalışıyor.
- Kaçı Türk?
- Sadece bir Türk var... Benim asistanım.
- Fabrikayı almanızdan sonraki gelişmeleri anlatır mısınız?
- İlk bir yıl içinde çok agresif çalıştık... Ve sipariş almayı başardık.
- Kimden ve hangi ölçüde sipariş?
- Alman ordusu 300 bin savaş elbisesi ile 300 bin koruyucu iç kıyafet siparişi verdi.
- Sonra?
- İlk üç yıl çok önemliydi... Üçüncü yılın sonunda Alman ordusunun tank çadırı ve klimalı çadır ihalesi vardı... 21 milyon marklık... İhaleyi biz aldık.
- Sonra?
- Sonra önümüz açıldı... Ve herkes bizi kabul etti.
- Şu anda neler üretiyorsunuz?
- Paraşüt... Çadır... Tank çadırı... Klimalı çadır... Teknik elbise... Yangın elbisesi gibi... Askeri kıyafet... Askerlere yönelik başka şeyler.
- Satışınız nerelere?
- Almanya, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Malezya, Macaristan, ABD, Fransa, Lüksemburg, Hindistan, Şili, Norveç, İsveç... Aklınıza neresi gelirse.
Türkiyem nasıl tökezledi?
Sene 1993. Çanakkale'de, "devlete ait" bir sentetik deri fabrikası "Özleştirme İdares'nce" satışa çıkarılır.
Ve "beş milyon dolara" Şenol Yeğin'de kalır. Sonra "sendika" devreye girer.
"Satılmasın" diye.
"Seçim... Siyaset... Parti.... Oy meseleleri" sözkonusu olur.
Ve "satış iptal edilir."
- Şenol bey, o fabrika sonra ne oldu?
- Hala devlette... Özelleştirilecek.
- Size deseler ki Şenol bey, buyrun fabrikayı beş milyon dolara size veriyoruz.
- Teşekkür ederim... İstemem.
- Dört milyon dolara bıraksalar.
- Üç milyon dolara bile artık almam... Ben o zaman, orayı alıp, Almanlar'la ortaklık yapacaktım... Üretimin tamamını ihraç edecektim... Herşeyde bir hayır vardır... Orayı alsaydım, Almanya'da paraşüt fabrikasını alma işine girmezdim.
- Şenol bey... Çanakkale'deki fabrikaya 2.5 milyon dolar da vermez misiniz?.. Üstelik, size vadeli satış yapılsa.
- Hayır, hayır... Ülkemi çok seviyorum... Almanya'da yaptığım iş de Türkiyem için bir katkı değil mi?.. Ah keşke Türkiyem, özelleştirmede tökezlemeseydi.
Yeni fabrika ve süper teşvik
Şenol Yeğin'in, Alman özelleştirme İdaresi'nden on yıl önce aldığı fabrika "oldukça yaşlı."
Şenol beyin şimdi "daha yeni bir fabrikaya" ihtiyacı var.
"Çok katlı olmayan" modern bir fabrikaya.
Ve yeni fabrikanın "eskisine uzak olmaması" gerekiyor.
- Şenol bey, ne yaptınız?
- Eski fabrikaya iki kilometre uzaklıkta, yenisini yaptık... Aralık'ta açacağız... Açış tarihi için, Alman Başbakanı'ndan gün bekliyoruz... Açılışı o yapmak istiyor.
- Yeni fabrika kaça maloldu?
- 8.5 milyon euroya... Ama bunun yarısını Almanlar verdi... Karşılıksız olarak.
- Neden?
- Almanlar, bu bölgede yatırımı teşvik ediyorlar da ondan.
- Ve paranın diğer yarısını da siz karşıladınız.
- Alman bankaları yüzde 4.5 faizle kredi verdiler... Onbeş yıl vadeli.
Şenol bey "size yeni fabrikayı da gezdireceğim" dedi.
Gittik, gezdik.
Ve gördük ki "Almanlar, Şenol beyin üzerine titriyorlar."
"Aman yatırım yapın" diye
- Yeter ki yatırım yapın... Hangi kolaylığı isterseniz sağlayacağız.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|