kapat
28.11.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL



Kıbrıs'ta sertleşip oyuna gelmeyin

İtalya Başbakan Yardımcısı Gianfranco Fini, AB'de Türkiye'yi istemeyen bir kesimin bulunduğunu belirtip, 'Türkiye, Kıbrıs sorunu nedeniyle kızıp sertleşirse, karşıt kesimin oyununa gelir' yorumunu yaptı

Başbakan Silvio Berlusconi'nin yardımcısı ve koalisyon partilerinden Ulusal İttifak'ın lideri olan Gianfranco Fini, Türkiye'nin Avrupa yolundaki sorunlarını, AB ve İtalya'nın Türkiye'nin üyeliğiyle ilgili görüşlerini anlattı.

* Sizin idealinizdeki "Avrupa" da Türkiye'nin rolü nedir?

Türkiye önemli ve büyük bir ülke. Avrupa Birliği'ne girmek için başvuru yapmış bir ülke, bunu unutmamak lazım. Başvuruların hiçbir önyargı olmaksızın değerlendirilmeleri gerekir. Türkiye, dünyanın en zor ve istikrarsız bölgelerinden biri olan Orta Asya arasında sadece coğrafi bir köprü değil, bizim için ekonomik ve kültürel bir köprü de oluşturuyor.

* Avrupa'nın Türkiye'ye karşı mevcut korkularını doğru buluyor musunuz?

Avrupa'nın Türkiye'den korktuğunu söyleyemem, ancak bazı çevrelerin Türkiye'ye kuşku ile baktıklarını söylemek yerinde olur. Bunun nedeni belki de Türkiye'nin önemini değerlendirememelerinden kaynaklanabilir, ya da Türkiye'yi az tanımaktan gelen bir güvensizlik var. Başka tipte nedenler de var, örneğin Türkiye'nin coğrafi açıdan Avrupalı olmaması gibi. Samimiyetle söylemem gerekirse bunların hepsi zayıf çekinceler.

NİHAİ KARAR DÜRÜST OLACAK
* AB'nin Türkiye ilerleme raporu yeterince cesaret verici bulunmadı?

Rapor ne cesaret vermeli ne de cesaret kırmalı. Bence rapor sadece durumun fotoğrafını çekmeli. Bence raporda ne olumlu ne de olumsuz bir söz yer almamalı. Verilen yargı kendiliğinden ortaya çıkar.

* Ancak Alman Cumhurbaşkanı Rau, Avrupa Halk Partisi lideri Poettering Türkiye'nin AB'ye girmesinin çok zor olduğunu söylediler. Bir Hollanda gazetesi, Türkiye ile dürüst olma zamanı diye yazdı. Size göre Avrupa, 2004'ün sonunda 'hayır' demek için yolunu hazırlamıyor mu?

Bu noktada gerçekten dürüst olmak lazım. Yapılan değerlendirme, kapsamlı bir değerlendirme olacaktır. Bu değerlendirmeyi şu ya da bu siyasi değil AB makamları yapacaktır. Önceden alınan bir karar dolayısıyla bir önyargı olduğuna inanmıyorum. Nihai karar bence gerçeği yansıtan dürüst bir karar olacaktır. Bazı Avrupalı gazetelerin, bazı siyasilerin Türkiye'nin AB'ye girişi hakkındaki kötümserlikleri, aleyhinde olmalarına karşın iyimser olanlar bunun lehinde olanlar da var.

HER SINAVIN BİR FİNALİ OLMALI
* Türkiye AB'ye girmek için 1959'da başvuru yaptı. üstelik son yıllarda AB'ye giriş sürecinde bütün eski komünist ülkelerin kendisini geçtiğini gördü. Bir ülkenin üyeliğinin bunca yıl askıda tutulması sizce doğru mu?

Hayır doğru değil. Bu sınavın uzatılmasının bir anlamı yok. Her sınavın pozitif ya da negatif bir final notu olmalı. Şunu da gözönünde tutmak gerekir. Bazı olumsuz yargılar, ülkelerin ulusal koşullarından da kaynaklanmaktadır. Almanya'da görülen kuşku ya da açık karşıtlığın nedeni, Türkiye'nin askeri anlamda stratejik önemini ya da Türkiye'nin kabul ettiği AB kriterlerini gerçekleştirmede attığı ciddi adımları tanımamaktan kaynaklanmıyor. Almanya'da belli bir Türk azınlığın olmasından ve bu azınlığın yaratabileceği problemlerden korkuluyor. Türkiye'nin AB'ye girişi ile ilgili tüm değerlendirmeler AB'nin kapsamlı çıkarları gözönünde tutularak yapılmalı, ulusal çıkarlara göre değil.

* Kıbrıs'ın Kopenhag kriteri olmadığı görüşü taraflarca vurgulansa da şimdi AB yolunda Türkiye için önemli bir engel...

Çünkü o tarihte Kıbrıs, (Güney kesimi) halen AB'ye girmemişti. Burada yeni olan 1 Mayıs 2004 tarihinden itibaren Kıbrıs'ın AB'nin tam üyesi olmasıdır. Bu da Türkiye'nin AB'ye girişinde nihai değil ama önemli bir faktör.

OYUNLARA DİKKAT EDİN
* Türk tezine göre Kıbrıslı Rumların uzlaşmak için fazla bir nedenleri yok

Bence hem Türk hem de Rum tarafına aynı şekilde uzlaşma için müdahale edilmelidir. İmtiyazlı bir taraf olmamalı, bunda haklısınız. Adadaki denge bugünkü durumun korunması üzerine değil, bu durumun aşılması üzerine kurulmalıdır. Bu Türkiye'nin çıkarınadır. Türkiye bu olay üzerine düşünmelidir, Türkiye'nin AB'ye girmesini istemeyenler bakın bu problemi çözmüyorlar, girmemeleri lazım diyecektir. Bu sorun üzerinde Türkiye sertleşirse, Türkiye'yi AB'de istemeyenlerin oyununa gelir. Buna dikkat edin.

* İtalya, neden ve neredeyse herkese karşı Türkiye'nin AB'ye girmesini savunuyor?

Erdoğan ve Berlusconi arasında çok iyi şahsi ilişkiler var. Bunu Erdoğan Roma'ya geldiğinde beraber yemek yediğimizde şahsen gördüm. Bu önemli çünkü politika insanların adımları ile yürür. İtalyan tarafının uzak görüşlü olduğunu ve ufku görebildiğini de söylemeliyim. Türkiye'nin bölgedeki nesnel önemini çok iyi kavradı. Ayrıca Akdenizli bir ülke olarak Türkiye'nin bölgedeki önemini kavramada daha kabiliyetli olduğumuzu söylemeliyim. Bunun yanı sıra Türkiye iyi bir ticari partner.

Fini: Siz Türkler dahisiniz
Fini,'nin İstanbul'la ilgili hoş bir anısı da var. Beyoğlu'nda bir restoranda yemek yiyen Fini'yi, İtalyanlar'ın selamladığını gören Türk restoran sahibi, bakan olduğunu öğrendiği Fini'yi ertesi akşam yemeğe davet etmiş. Fini davet akşamını ise şöyle anlatıyor "Ertesi akşam restoran İtalyan doluydu. Restoran sahibi gelen geçen bütün İtalyanlar'a benim o akşam orada yiyeceğimi belirten bir bildiri dağıtmış. İstanbul'da Türk restoranında, kendi seçmen kitlemle beni buluşturdu. Gerçekten bu Türkler'in dahi olduklarını gösteriyor. Dahiyane bir jestdi."

Yasemin TAŞKIN


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır