kapat
24.11.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL



GÜNTAY ŞİMŞEK


Gürcistan'da petrol hesabı

Gürcistan'da yaşanan gelişmelere, 2 Kasım'da yapılan seçim tartışmaları çerçevesinde bakmamak gerekir. Parlamentonun ilk toplantısının muhalifler tarafından niçin basıldığına cevap aramak için Kafkaslar'daki petrol güzergahları noktasında neler olup bittiğine göz atmak gerekir.

Bu bölgedeki petrolün dünyaya pazarlanmasında hangi ülkelerin ve büyük petrol şirketlerinin aktif rol üstlenmek istediği, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından bu yana bilinen bir gerçek.

20 Eylül 1994 tarihinde imzalanan anlaşmayla Azerbaycan petrolleri, SOCAR (Azerbaycan), BP (İngiltere), Amaco (ABD), Lukoil (Rusya), Pennzoil (ABD), Unucal (ABD), Statoil (Norveç), Mc Dermott (ABD), Ramco (ABD-İng.) TPAO (Türkiye) ve Delta (ABD) gibi şirketlere pay edilerek, üretim ve pazarlama çalışmalarına başlanması Kafkaslar'da sıcak hadiseleri tetikledi.

ABD ve Rusya tezlerinin çatıştığı Kafkaslar'da, esas can alıcı gelişme Azeri petrolünün dünya piyasasına ulaştırılmasında tespit edilen güzergahın Baku-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı (BTC) olarak belirlenmesiyle başladı. Çünkü boru hattının Türkiye'den geçmesi halinde Rusya elindeki önemli bir kozu kaybetmekle kalmayacak, bu bölgeye hükmetme şansını da yitirecekti.

Bu sebeple Rusya, Çeçenistan'da 21 ay süreyle yürüttüğü ağır saldırılarla, Bakü-Ceyhan'a alternatif olarak elinde tuttuğu Bakü-Novorossik Boru Hattı'nı güvenli hale getirmeye çalıştı. Ancak, Çeçenistan'da ateş çemberinin içine düşmesi nedeniyle istediği sürede, arzu ettiği sonuca ulaşamadı.

Bu dönemde Türkiye'nin tezini savunan ve Türkiye ile müzakereler yapılmasını isteyenlerin en önde gelenlerinden Azerbaycan Milli Meclis Başkanı Afiyettin Celilov, 30 Eylül 1994 tarihinde bir suikast sonucu hayatını yitirdi. Rusya'yı çok iyi tanıyan tecrübeli devlet adamı Haydar Aliyev'in Azerbaycan'da iktidarı ela almasıyla sular biraz duruldu derken, bu defa BTC güzergahında önemli bir ülke olan Gürcistan karıştı.

Rusya desteğiyle, Mayıs 1991'den Ocak 1992'ye kadar Gürcistan'ı yöneten, Abhazya ve Güney Osetya'daki sorunların önüne geçemeyen daha sonra Rusya ile ters düşen Devlet Başkanı Zviad Gamsakurdiya'nın iktidardan uzaklaştırılmasından sonra (Aralık 1993'te şüpheli bir şekilde öldü), Mart 1992'de yine Rusya'nın desteğiyle iktidara Eduard Şevardnadze geldi.

Selefi Gamsakurdiya'nın aksine, Moskova'yla daha yakın ilişkiler kurmaya çalıştı. Yeniden başlayan iç karışıklık sebebiyle güvenliğin sağlanması için ülkeye Rus askerini çağırmak zorunda kaldı. Mart 1994'te Bağımsız Devletler Topluluğu'na (BDT) üye olunca, Tiflis'in yeniden Moskova'nın hegamonyasına gireceği sanıldı ama Şevardnadze diğer yandan ülkesinin lehine olan anlaşmalara da Rusya'ya rağmen imza koydu.

Hafta sonu yaşanan olaylara bu bilgiler ışığında bakıp, muhaliflerin konuşma yaptığı sırada Şevardnadze'yi meclisten dışarı çıkarmalarının perde arkasını görmek gerekir. BDT Dönem Başkanı Ukrayna Devlet Başkanı Leonid Kuçma'nın,şu açıklaması da bu açıdan önemli; 'Gürcistan'daki gelişmeler gösteriyor ki, farklı siyasal güçler, iktidarı anayasal olmayan yollarla ele geçirme çabasında.' Görüldüğü üzere kişiler değil farklı siyasi güçler ön planda. Kim bu güçler?

Gürcistan'ın karışması demek, önümüzdeki yıl Türkiye'ye gelecek olan Azeri gazının, bir sonraki yıl petrolün gecikmesi anlamı taşıyor. Petrolü, gazı ve dikkate değer zenginliği olmayan Gürcistan'ı önemli bir noktaya taşıyacak olan boru hatlarının ne anlama geldiği ortada. Başka sebep aramaya gerek var mı?


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır