kapat
24.11.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL



AHMET HAKAN


Cerrah'la olmaz

En başta hatırlatmak isterim ki, bu yazıyı, Başbakan Erdoğan'ın "Bekara karı boşamak kolaydır" şeklindeki pek "veciz" yaklaşımını dikkate alarak kaleme alıyorum.. Yani "Cerrah görevden alınsın" derken, "bekarın karı boşaması" kolaycılığına kapılmadan hareket ediyorum.

Konu üzerine kafa patlattım, meselenin nezaketine vakıfım, sorumluluğumun bilincindeyim Yaşanan son olayların ardından İstanbul gibi bir kentin güvenliğinin Celalettin Cerrah kafasındaki bir emniyet müdürüyle sağlanamayacağını düşünüyorum.

Cerrah'ın son tepkisi, 'şehit polis cenazesinde infiale kapılmış emniyet müdürü' tepkisi olarak yorumlanabilecek tarzda olsaydı sorun yoktu.. Ama sorun maalesef daha derinlerde.. Cerrah'ın 'vizyon'u yok ve çağdaş bakış açısı geliştiremiyor. Bu yüzden yaşadığımız son olaylar karşısında izlenmesi gereken taktik ve stratejiyi uygulayamıyor.

****

İstanbul Emniyet Müdürü, her şeyden önce, medya faaliyetinin demokratik açıdan ne anlam ifade ettiğini bilmiyor. Medyayı 'demokratik bir ülkenin olmazsa olmaz kurumu' olarak görmediği için, 'haber vermenin ve almanın vazgeçilmez bir hak olduğu'nu anlayamadığı için bu konuda bir duyarlılığa sahip değil. Ona göre medya, yapılması gereken faaliyetlerde 'ayak bağı' olmanın ötesinde bir işlev görmüyor..

Bu nedenle kendini tamamen terör olaylarının faillerini yakalamaya, takip etmeye verirken, işin medya yönünü rahatlıkla es geçebiliyor..

Oysa 'medyayla doğru dürüst ilişki kurmak', çağdaş ve demokratik bir ülkenin emniyet müdürünün birinci görevi.. Bu görev, olayın faillerini yakalamak için yapılması gereken faaliyetler kadar önemli..

Ama Cerrah'ın kafası bunu almıyor.. Medyayla ilişki kurmayı 'boş iş' olarak algılıyor. Kendisini 'işine bakan, medyatik olma arzusu içinde olmayan bir görev adamı' olarak tanımlıyor. 'Medyatik olma çabası içinde olmak'la, 'medyayla doğru dürüst ilişki kurmak' arasındaki 'ince çizgi'yi es geçiyor.

Bu yüzden şöyle düşünüyor "Ben teröristi yakalamak için canla başla uğraşırken, bir de medyayla mı uğraşacağım?" Böyle düşünüyor ve medyayla ilişki kurmak yerine DGM'den akıllara durgunluk veren bir sansür kararı çıkartıyor, Başbakan'a "Basın Kanunu'nu değiştirin" talebinde bulunuyor.

****

Cerrah'a teröristleri yakalamak için uğraş vermenin yanı sıra medyayla uğraşmanın da gerekli olduğunu felsefi açıdan anlatmanın zorluklarının farkındayım. Bu nedenle onun anlayabileceği daha pratik gerekçeleri gündeme getirmek istiyorum Madem teröristler medya yüzünden elden kaçtı, buradan "medyayla ilişki kurmak en az teröristleri takip etmek kadar önemli" sonucu çıkmaz mı?..

Cerrah keşke emrindeki bir ekibi bu iş için görevlendirseydi de teröristleri elinden kaçırmasaydı..

Ayrıca medyada polis soruşturmasıyla ilgili verilen bilgilerin kaynağı, Cerrah'ın emrinde çalışan polisler değil mi? Cerrah'ın ilişki kurmaktan özenle kaçındığı habercilerle, emrinde çalışan polisler 'gizli-kapaklı' ilişkiler kurup, bilgi sızdırıyorlar.. Bu da Cerrah'ın medyayla ilişki kurmasını zorunlu kılmıyor mu?

Bütün bu yazdıklarımın Cerrah açısından bir anlamı olmadığını biliyorum. Çünkü o kararını vermiş, kendinden fazlasıyla emin..

İşte tam da bu yüzden "Cerrah'la olmaz!" diyorum.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır