kapat
24.11.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL



ABDURRAHMAN YILDIRIM


Ekimde yüzde 6.5'lik kur artışı iç borcu 10 milyar dolar azalttı

Son açıklanan verilerden biri olumlu, biri olumsuz çıktı. Olumlu çıkan kamu borçlarına ait olanıydı. Çünkü ekim ayında kurdaki yükselme devlet borçlarında 8.5 milyar dolarlık iyileşme yarattı. Eylül sonunda 191.1 milyar dolarla en üst düzeye yükselen kamu borçları ekim sonunda 182.6 milyar dolara geriledi.

2001 sonrasında kamu borçları ilk kez bu oranda düşüş kaydetti. Ekim sonunda 182.6 milyar dolara varan devlete ait iç ve dış borç toplamı 183 milyar dolarlık haziran ayı stokunun da altına indi. Son üç aydır dört milyar dolar bandında değişim gösteren ve hızlı yükselişini durduran borç stokunda ekim ayında görülen 8.5 milyar dolarlık düşmeyle kamu borcunun milli gelire oranı yüzde 70'ler düzeyinde gerçekleşiyor. Yılsonu 236 milyar dolar olması beklenen GSMH'ya göre 182 milyar dolarlık kamu borcu yüzde 77'ye geliyor. Kamu borcundan Merkez Bankası'nın net varlıklarının çıkarılmasıyla kamu sektörü net borcu bulunuyor. Bu da, oranın daha da düşmesini sağlayacak. Ancak yılsonuna kadar da kamu borcunda artışlar olabilecek.

İç borçlar ekim ayında 1.5 katrilyon artmasına karşılık dolar cinsinden kur farkından dolayı 10 milyar dolarlık azalma gerçekleşti. Ekim ayında dolar kuru yüzde 6.8, Euro da yüzde 6.5 artış kaydetmişti.

Enflasyonla mücadeleye zarar vermeden ve Hazine faizlerini yükseltmeyecek kur artışlarının kamu borçlarını döviz bazında küçültme gibi olumlu bir işlevi de olabiliyor.

Ne kadar üretim o kadar ithalat artışı
Eylül ayı dış ticaret verileri, dış açık konusunda olumsuz gidişi teyit ediyor. Eylülde ihracatta yüzde 24.1'lik artışa karşılık ithalat yüzde 36.2 büyüdü. Buna göre dış ticaret açığı 1.295 milyon dolardan 2.153 milyona çıkarak yüzde 66.3 arttı. Bu da şubat, mart ve haziran aylarından sonraki aylık en yüksek dış ticaret açığını oluşturuyor.

Ocak-eylül dönemininde dış ticaret açığı yüzde 44.4 büyüyerek geçen yılki 10.670 milyon dolardan 15.408 milyon dolara yükseldi. 9 ayda ihracat artışı yüzde 30.4'te kalırken ithalat yüzde 34.5 arttı. Ödemeler dengesi verileri henüz açıklanmadığı için bunun cari açığa dönüşme oranını bilmiyoruz. Ancak ihracatın ithalatı karşılama oranının giderek düştüğü bir gerçek. Eylül ayında karşılama oranı yüzde 65'e indi. Aynı oran ocakta yüzde 80 idi. Ocak-eylül ortalaması ise yüzde 70 düzeyinde bulunuyor. Yılın son aylarında genellikle ithalatın artmasıyla bu oran daha gerileyebilecek ve geçen yılki yüzde 69.7 düzeyinin altında gerçekleşebilecek. Şüphesiz olumlu karşılanabilecek bir gelişme değil.

* Sorun ara malı ithalatı- Ekonomi canlandıkça, ithalat artmaya devam edecek. Çünkü ithalatı asıl artıran ara malı dediğimiz sanayi kesiminin kullandığı hammadde ithalatı. Bitişikteki tablodan da görülebileceği gibi, ocak-eylül dönemindeki 48.9 milyar dolarlık ithalatın 36.3 milyar dolarını ara malı ithalatı oluşturuyor. Bunun geçen yıla göre artışı yüzde 34.8. Bu artış genel ithalatın üzerine pek çıkmamış. Ancak toplam ithalatın yüzde 74.1'ini oluşturduğu için, ara malı ithalatının ihracatın üzerinde artması sorun yaratıyor. 36.3 milyar dolarlık ara mali ithalatı aynı dönemde 33.5 milyar dolarlık toplam ihracatın üstünde.

Yurtiçinde sanayi üretimi, ihracat, tüketim arttıkça, ekonomi canlandıkça ithalat artışı da devam edecek. İhracat bu temposu ile ithalatın artışına yetişemeyecek. Çünkü ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 70'in altında.

* Şimdilik tehlike yok- İhracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 80'lerden gelerek yüzde 65'e düşmesi şimdilik bir tehlike yaratmıyor. Ancak bir trendin de göstergesi. Bu oranın yüzde 50'lere yaklaşması döviz krizine yaklaştığımızın ön habercisi olabilecek.

Sorun sanayi üretiminin ithal mallara olan bağımlılığında yatıyor. Bu da yapısal bir sorun. Sorun yapısal olunca ve üretimin yapısını da kısa sürede değiştiremeyeceğimize göre, çözüm yine ithalatın kontrol altına alınmasında, yani ekonominin yavaşlatılmasında yatıyor.

Hükümetler bunu bilinçli bir şekilde yapmasa bile, bir zorunluluk olarak zamanla ortaya çıkacağı kesin. Ancak bunun da, Türkiye şartlarında yerel seçimlere kadar gündeme gelmesi beklenemez.

* Sonuç- "Aş tuz ile tuz nisbet ile" Türk Atasözü

Mesajlarınız için: ayildirim@sabah.com.tr


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır