|
 |
|

OMER CELIK
Dogu, Bati ve Ortacag
Son olaylarla beraber en cok one cikan soru, "Bu eylemleri yapanlarin Turkiye'den ne istedigi?" seklindedir. Eylemi yapan adres olarak en cok El-Kaide ihtimalinin dikkate alindigi dusunulurse, bu durumda "El-Kaide, Turkiye'den ne istiyor" sorusu one cikmaktadir.
Belli bir acidan bakanlar, Irak savasina girmemis, bu savas dolayisiyla ciddi bir sicak temasi olmamis olan Turkiye'nin hedef secilmesinin anlamsiz oldugunu, bunun da eylemi yapan odak olarak El-Kaide disindaki ihtimalleri guclendirdigini ileri surmektedir. Kuskusuz Istanbul'da meydana gelen lanetli saldirilari El-Kaide ya da benzeri bir orgutun yaptigina dair kesinkes bir sey soylemek zor. Fakat bu ihtimalin en guclu ihtimal oldugu da ortadadir. Yukaridaki sorular El-Kaide ihtimalini ortadan kaldirmamakta, tam tersine guclendirmektedir.
El-Kaide ile sembollesen dunya algisinin ve cagdas toplumlarin kazanimlarina donuk savas biciminin, Ortacag karanligindan beter bir vahsete denk dustugunu gormek gerekmektedir. Islam kultur ve medeniyet havzasinin uzun tarihi boyunca temel insanlik degerlerini hedef alan kimi marjinal orgutlenmeler ya da yorum bicimleri gorulmustur. Islam dusuncesinin "ana damar"larinin, bu tip yaklasimlari vurgulu bicimde reddetmesi sayesinde yaygin bir renk haline donusememislerdir.
Simdi ise ilk defa, Islam dusuncesinin ve bu tarih havzasi icinde yer alan toplumlarin belli dinamiklerini istismar ederek, belli bir yorum bicimine yaslanan ve buradan vahset ureten bir orgutlenme kuresel olcekte ortaya cikiyor. Kuresellesmenin imkanlarini kullanarak ortaya cikan bu vahset odagi, Islam tarih havzasina ait belli hassasiyetleri ve dinamikleri "Ortacag karanligini" yeninde uretmek uzere kullaniyor. Bunun onunde engel olan, Dogu ve Bati degerleri arasinda insanlik adina dogru bir sentezi ureten "Turkiye modeli"nin bunlarin dogal hedefi oldugu da aciktir. Turkiye'yi Turkiye yapan her sey bu vahsetin hedefi durumundadir. Cunku bu vahset gidasini, Turkiye'yi Turkiye yapan degerlerin sentezinden degil, catismasindan elde etmektedir.
Bu durum bile tek basina cok dikkat edilmesi gereken yeni bir gelisme ile karsi karsiya olundugunu gosteriyor. Ortaya cikan bu durum karsisinda Islam tarih ve medeniyet havzasinin kanaat onderlerinin onunde bir "medeniyet sinavi" vardir. Bu durum karsisinda "hafifletici sebep" arayisi kadar insanliga kasteden bir arayis olamayacagini acikca belirtmek gerekir. Bu tip orgutlerin kimler tarafindan kullanildigi, nasil manupile edildigi ve belli istihbarat faaliyetlerinin yonlendirmesine acik olduklari seklinde ortaya serilebilecek gercekler, bu orgutlerin yaslandigi arguman dunyasi ile hesaplasmak ve bunu mahkum etmek bakimindan mazeret uretmeye sebep olmamalidir. Inandigi degerlerin yuceligine inanan herkes, bu "Ortacag karanligi" ile "insan olmanin degeri" arasina kesin ve kalin bir cizgi cekmek zorundadir. Dogu'ya dusen odev budur.
Bunun hemen karsisinda ise Bati'ya dusen cok temel bir "medeniyet odevi" vardir. Birincisi ve en onemlisi, bu teror sebekelerinin istismar ettigi degerler ile bu degerlerin gercek zeminini birbirinden titizlikle ayirmak. Politik cikar ya da kisa vadeli stratejik hesaplar adina, bu degerler ile bu degerlerin istismar edilme bicimlerini birbirine kasten karistirmak veya karistirilmasina goz yummak, kimsenin yararina olmayan aci sonuclar doguracaktir. Zaten bugun ortaya cikan bu aci tablonun alt yapisinda belli degerler ile bu degerlerin cikar adina manivela gibi kullanilmasinin karistirilmasina goz yummak vardir.
Ote yandan, ortaya cikan tabloyu kullanarak dunyayi kaba bir "asayis duzeni" ile basbasa birakma cabalari, terorun istedigi ortami tetikleyecektir. 11 Eylul olaylarindan sonra, cagdas degerlerin kazanimlarini tehlikeye atacak ve demokrasiyi kisitlayacak sekilde "asayis politikalari"ni one cikarmak, "terorun ikizi" denilebilecek gelismelere canak tutmustur. Demokratik hassasiyetleri zedeleyecek sekilde "asayis devleti"ni one cikarmanin obur yuzunde "kuresel teror"u besleyen bir ortamin oldugunu unutmamak gerekir. Bu nedenle "Ortacag karanligi" ile mucadele etmek adina demokrasiyi eksiltmenin, cagdas degerlere ve ozgurluklere karsi "engizisyon mantigi"ni hortlatacagini gormek sarttir. Teror sebekelerinin "Ortacag karanligi"ndan daha vahim ideolojileri ve eylemleriyle mucadele etmenin en kotu yolu, devletlerin cagdas ozgurluklere karsi "engizisyon yontemleri"ni secmelerdir. Bu ikisinin "siyasal ikiz" oldugunu unutmamak gerekir.
Teror karsisinda ne olursa olsun, cagdas degerleri ve ozgurlukleri korumak, yuzlerce yil sonunda elde edilmis kazanimlari "asayis mantigi"na kurban vermemek, en dogru mucadele yontemidir. Bati'ya dusen odev de budur...
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|