|
 |
|

ALİ POYRAZOĞLU
Kerem Yılmazer için ağıt...
Ölen oyuncular nereye gider?
Eh tabii ki 'Gölgeler Alemi'ndeki, 'Göçmüş Oyuncular Bahçesi'ne gider..
Gidip onlardan önce oraya varmış meslektaşlarıyla ahbaplık ederler..
Bir arada oturur konuşurlar, tartışırlar, yazarlar, oynarlar.. Muhteşem bir Babil kulesidir, Göçmüş Oyuncular Bahçesi.. Her çağdan, her dilden, her anlayıştan milyonlarca tiyatrocu bir arada çıkmışlar gökyüzüne seyrederler alemi..
Kerem Yılmazer'de Gökselciğini yalnız bırakıp katıldı aralarına..
Eh yeni katılanı ortada bırakacak halleri yok ya..
"Anlat bakalım" demişler.. Kerem'de anlatmış
"En son Hakimiyet-i Milliye Aşevi'nde Dr. Adnan Adıvar'ı canlandırdım.."
Adnan Adıvar'da orda.. Eşi Halide Edip de yanında. Halide Hanım, "İndik aşağıya izledik oyunu, pek beğendik. Tiyatro sevdiği için Mustafa Kemal paşamla, İsmet İnönü paşamda geldi bizimle.. Kerem beyciğim, Adnan beyi olduğundan daha yumuşak, daha sakin yorumladınız, pek hoşuma gitti.." demiş..
Muhsin Ertuğrul "Hoşgeldin oğlum.. Burada eskisi yenisi, klasiği moderni, yabancısı yerlisi bütün tiyatrocular biraradayız.. Aşağıdaki gibi itiş kakış yok. Hep birlikte oyunlarımızı sergiliyoruz.. Oynamadığımız zamanlarda da aşağıdaki tiyatrolara iniyoruz. Destek oluyoruz ordaki arkadaşlara.. Bazen ışık oluruz, bazen toz, bazen gölge... Dolaşırız tiyatro sahnelerinde.. Ben hala Şehir Tiyatroları'nın perdelerini açar kapatırım; onlar farketmezler.." deyip buyur etmiş Kerem'i aralarına. Kerem çok kibardı.. Hemen Bedia Muvahhit'in elini öpmüş.. Ulvi Uraz'a, Muammer Karaca'ya, Laurence Olivier'ye, Moliere beyefendiye ve de onun yakın arkadaşı Ahmet Vefik Paşa'ya saygılarını sunmuş, Haldun Taner'in, Aziz Nesin'in Shakespare'nin ellerini sıkmış..
Ve de neler neler öğrenmiş..
****
Gölgeler Alemi'ndeki tiyatrocular aşağıdaki oyunlara destek olurlarmış meğerse. Bilgileri, görgüleri, anlattıkları, aktardıkları deneyleri, ustalıkları, yok olmayan enerjileri sayesinde ayakta dururmuş aşağıdaki tiyatrolar.
Üslupları, tarzları, yorumları, teorileri, üzerlerine eklemeler yapıla yapıla kuşaktan kuşağa geçermiş.
Bilesiniz ki, yazarıyla, oyuncusuyla dünyada oynanan bütün oyunları izlemeye iner Gölgeler Aleminin tiyatrocuları.
Salonlar doluysa sahnenin kenarından ya da salonun arkasından izlerler oyunları. Tiyatro dolmamışsa boş koltuklara yerleşir oyunların tadını çıkarırlar. Kimi yeryüzündeki gibi huysuzluğa devam eder hiçbir şeyi beğenmezmiş.. Eh can çıkıyor huy çıkmıyor ya..
Kimi de aklın aydınlattığı yolda korkuya, karanlığa teslim olmadan sürdürürmüş meydan okuyan tavrını.. Oyunlar bitince de selama çıkarlarmış. Görünmezlermiş tabii ki. Esas olanın göze görünmeyen olduğunu bilen oyuncularla, seyirciler görürmüş onları yalnızca. Toto Karaca'yla, Sarah Berndhart, Melih Cevdet Anday'la Anton Çehov birlikte dolaşır; kah çıkarlar gökyüzüne seyrederlermiş alemi, kah inerler yeryüzüne seyredermiş alemde görmesini bilenler onları.. Kimi bilirmiş onları kimde seyrettiğini, kimlerin içine yerleştiğini onların.. Kimi bilmezmiş..
Hani aşağıda oyuncular saygı duruşlarıyla tiyatro sahnesinden uğurlanıyor ya.. Gölgeler Alemindeki sahnede de "Aramıza hoşgeldin.." konuşmalarıyla karşılanırlarmış.. Kerem'i karşılama konuşmasını Altan Erbulak yapmış.
"Hoş geldin sevgili Kerem Göçmüş Oyuncular Bahçesinin Gölgeler Tiyatrosuna.." demiş.
Kerem'e, ustalar sormuşlar "İlk hangi oyunda görev almak istersin?" diye... O da demiş ki "Perde kapanmaz oyunlar durmaz... Ne kaza, ne hastalık, ne terör, ne ölüm kapatamaz tiyatronun perdesini. Tiyatro insanlığı korkuya, yalnızlığa, çaresizliğe, ümitsizliğe kilitlemek isteyenlere verilecek en güzel cevaptır. Doğaldır ki son oynadığım 'Hakimiyet-i Milliye Aşevi' oyunundaki rolümü bir meslektaşım üstlenecek. Gideyim ona yardımcı olayım!" deyince Muhsin Ertuğrul'da "Ben de iner yine Şehir Tiyatrolarının perdesini açarım. Sen de, senin giydiğin elbiseleri giyip, rolüne can verecek oyuncuyla selama çıkarsın..." demiş...
Bunları nerden mi biliyorum?
Tiyatroya Kerem'le vedalaşmaya gittik. Bayrağa sarılmış tabutunun kenarına oyun elbiselerini sermişlerdi...
Elbiselere bakarken baktım birileri dürtüyor... Yanımda Behzat Budak'la Halide Pişkin, Nisa Serezli, Şükran Güngör, Adile Naşit, Kel Hasan, İsmail Dümbüllü... Turgut Boralı, Tolga Aşkıner... Onlar anlattılar...
Bilesiniz ki Kerem Yılmazer oyunculuğa devam edecek.
Haber vereyim dedim...
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|