|
 |
|

MEHMET TEZKAN
Medya hedef gösterilerek terörle başedilebilir mi?.
Bir ilin emniyet müdürü, ulusal medyayı 'katil' ilan edebilir mi?
'Olur mu böyle şey?' demeyin...
Oldu..
İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, "Basın 27 vatandaşımızın şehit olmasına sebep olmuştur" dedi..
Akıl alır gibi değil, ama söyledi..
" Sorumsuzca davranan medya ve basınımız failleri maalesef deklare etti, uzantılarını deklare etti. Eğer sorumsuzluk olmasaydı 27 vatandaşımız ölmeyecekti." dedi..
Bu sözlerde çaresizlik var..
Bu sözlerde panik var..
Ne yapacağını bilememek var.. Ama en önemlisi dört saldırıyı da önleyememenin burukluğu var.. Başarılı olamamanın verdiği eziklik var..
Çok talihsiz bir açıklama..
Başbakan Erdoğan'ın bu sözlere destek vermesi ise daha da vahim..
Emniyet müdürü duygu yoğunluğu içinde haddini aşan, çok derin yaralar bırakabilecek bir konuşma yapmış olabilir..
Ama siyasi otoritenin bu davranışa destek vermesi, tüm medyayı zan altında bırakması kabul edilebilir mi?
Biraz sakin düşünelim..
Polis - medya çekişmesi.. Hükümet - medya atışması en çok kimin işine gelir?
Terörizmin birinci hedefi bu değil mi? Bir ülkenin kurumlarını birbirine düşürmek, böylece kargaşa ortamı, panik havası yaratmak terör örgütlerinin nihai hedefi değil mi?
Medya, emniyet güçlerini 'yetersiz' olmakla suçlayacak..
Emniyet güçlerinin başındaki kişi medyayı katliamların sorumlusu ilan edecek..
Sonra..
Sonrası büyük bir soru işaretidir..
Peki, sokaktaki vatandaÅŸ ne yapacak?
Kime güvenecek, kime sığınacak, kimden yardım isteyecek, kime başvuracak?
Cerrah bu talihsiz konuşmayı yapmadan önce İstanbul'u şöyle bir dolaşsa.. Alışveriş merkezlerine girse, konuşulanları dinlese.. Özellikle bombanın tahribatı altında kalan yerlerde birkaç saatini geçirse..
Bu çıkışının ne kadar yanlış olduğunu anlardı..
Sokaklarda büyük bir dayanışma var.. Teröre karşı büyük bir meydan okuyuş var..
Halk travmayı atlatmış..
Ama ne yazık ki bu kenttin güvenliğinden birinci derecede sorumlu olan kişi travmayı atlatamamış..
Terör örgütünü bir kenara bırakıyor.. Adını bile anmıyor.. Tüm polis teşkilatına.. Aslında bu topraklarda yaşayan herkese medyayı hedef gösteriyor..
Neredeyse yardım ve yataklıkla suçlayacak..
Vahim.. Hem de çok vahim..
Cerrah'ın sözlerinde dikkatimi çeken bir nokta daha var..
'Özgür basın' adına diyor..
Basın Yasası'nda değişiklikler yapalım diyerek 'özgürlüğün' sınırlandırılmasını istiyor.. İsteyebiliyor..
Şöyle bir düşünün.. Güdümlü, siyasi iktidarın kontrolü altında olan bir basını düşünün..
Denetlenen, sansürlenen bir medyayı..
O zaman devreye ne girer?
Fısıltı gazetesi..
Bu kimin iÅŸine yarar?
Terörizmin.. Çünkü o zaman toplumu istediği gibi manipüle edebilir.. Korku ve endişe yayabilir..
Terörizimin panzehiri demokrasidir, kalkınmadır.. Bu da özgür basınla olur.
Cerrah dersine iyi çalışmamış..
Şunu da unutuyor.. Özgür basın bir gün ona da lazım olabilir..
Olacak da..
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|