|
 |
|

MUHARREM SARIKAYA
19 gün önce gelen kripto
İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, dün belki de iki polisin de şehit olmasının acısıyla, cenaze töreninde medyaya yüklendi.
Medyayı İstanbul'daki olayların baş sorumlusu olarak göstermeye kalktı.
Hatta daha ileri gitti, son iki saldırıda hayatını kaybeden "27 yurttaşımızın katili olarak" deklare etti.
Medyaya geçmişte de yüklenenler oldu. Başarılı olamayan siyasi iktidarlardan, suçunu gizlemek isteyenlere kadar birçok kişi medyaya yüklenerek kendine sığınak aradı.
Ancak bunların hiç biri sonuç vermedi.
Medya, toplum gözünde parçalanmak istense de geriye kalan en küçük parçasıyla dahi kamuoyuna ayna olma görevini sürdürdü.
Olay "geliyorum" dedi
Medyanın suçlu gösterildiği İstanbul olayına gelince; internet üzerinden bir tarama motoruna bağlanıp, Türkiye'de İstanbul'daki olaylar öncesinde hangi grupların eylem içinde olduğunu bulmak zor değil.
Hatta, bir aydan daha kısa bir süre içinde yazılan gazete haberlerine bile göz atmak yeterli.
Olaydan 19 gün önce yayınlanan haber aynen şöyle
"Ankara, Tahran ve Bağdat büyükelçiliklerinden gelen kripto mesajlarıyla hareketli günler yaşarken, Almanya'nın Münih Başkonsolosluğu'ndan gelen bir başka şifreli kripto mesajında ise Birigada Askaria Muhammedia (Muhammed'in Askeri Tugayları) adlı bir grubun, Irak'ta ABD'ye destek veren ülkelerin temsilciliklerine eylem düzenleyeceği kaydedildi. Münih Başkonsolosluğu'ndan gelen mesajda Münih'teki Danimarka Konsolosluğu'na intikal eden bilgilere dikkat çekilerek muhtemel saldırıların bomba yüklü araçlar ile 3-4 haftalık aralıklarda gerçekleşeceği yönünde istihbari bilgilerin bulunduğu... Örgüte ismi tesbit edilemeyen bir başka örgütün de destek vereceği kripto mesajında yer alıyor... (Zaman Gazetesi'nde Sedat Günenç'in haberi-24 Ekim 2003)"
Bir yıl önce bu tarihlerde gazetelerin hemen hepsinde yer alan başka habere gelince;
Bu haberde de Bosna, Çeçenistan ve Afganistan'da eylemlerde bulunan Türklerin ülkeye dönüş yaptıklarını ve eylem hazırlığı içinde olduklarını belirtiyor.
Eylem uyarısı
Mayıs'ta, Ekim'de bütün gazetelerde MİT'in aşırı dinci örgütlerin eylem yapacağı konusunda uyarılarda bulunduğu kayda geçiriliyor. Hatta eylemlerin bomba yüklü araçlarla yapılacağı bildiriliyor.
İstanbul'da birçok kişi yakalanıyor.
İlginç bir şekilde aşırı bir örgütün ele başı olarak ele geçenlerden bazıları başka ülkelerin istihbarat birimlerinin elemanları çıkıyor.
Daha da ilerisi birkaç gün sonra CIA kaynaklı gelen bir diğer bilginin de bu yönde işaretler verdiğini bildiriyor. Bunların hepsi de İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından bütün illere acil kodlu mesaj olarak ulaştırılıyor.
Bu kadar yoğun istihbarat bilgisine sahip olan İstanbul Emniyeti bombaların önüne geçemiyor.
Bir olay olduktan sonra faillerini bulmanın çok önemli olmadığı, önemli olanın olay olmadan önlem almak olduğu bırakın akademiyi, polis kolejinde öğretilir. Olay olduktan sonra yapılan ise daha çok arşiv taramasıdır.
İstihbaratın kaynağı
Nitekim İstanbul'daki patlamalardan sonra yapılan da budur.
Bilgiyi olayın faili gibi gösterilen basına aktaran da, bunun için istihbarat birimlerinin üst yöneticilerinin sert tepkisiyle hatta "hakarete varan azarıyla" karşılaşan da üzüntüyle belirtmek gerekir ki yine İstanbul Emniyeti'dir.
Ayrıca unutmamak gerekir ki, emniyetin de istihbarat teşkilatlarının da en önemli kaynaklarından biri, gazete ve televizyonlarda yer alan haberlerdir.
Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in dünkü sohbetimizde vurguladığı gibi, olay olmuştur, bundan sonra bir daha gerçekleşmemesi için el birliği ile herkesin çaba göstermesi gerekir.
Asıl önemli olan, önce içte sağlanacak güç birliği, ardından uluslararası arenada yaratılacak işbirliği ile terör olayını gerçekleştirenlerin kaynağına inmektir.
Yoksa, basını suçlamakla bir yere gidilemediğinin örnekleri tarihe yeterince vardır.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|