|
 |
|

Cerrah'tan tuhaf medya suçlaması
İstanbul Emniyet Müdürü Cerrah, 'suçluyu' yakaladı! Medyayı suçlayan Cerrah, 'özgür basın adına 27 kişinin şehit olduğunu' iddia etti
İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, bombalı saldırılarda yaşamlarını yitiren polis memurları Hüseyin Apaydın ile Salih Çapkın için düzenlenen cenaze töreninde medyayı suçladı. Cerrah "Basının kimlikleri açıklaması nedeniyle, failleri bir saat farkla elimizden kaçırdır. Özgür basın adına 27 kişi şehit oldu" dedi
Saldırıya hedef olan İngiltere'nin İstanbul Başkonsolosluğu'nda yaşamlarını yitiren polis memurları Hüseyin Apaydın ile Salih Çapkın için dün İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde tören düzenlendi. Törene Başbakan Tayyip Erdoğan, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu ve 1. Ordu Komutanı Orgenaral Yaşar Büyükanıt da katıldı.
BASINI SUÇLADI
Törende ilk olarak kürsüye çıkan İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, konuşmasında medyayı eleştirdi. Birinci olayda olduğu gibi failleri çok kısa sürede tespit ettiklerini, uzantılarını takip ettiklerini kaydeden Cerrah, "Ancak sorumsuzca davranan medya ve basınımız, failleri ve uzantılarını deklare ettiler" dedi. Cerrah şöyle konuştu "Eğer sorumsuzluk olmasaydı, şu anda bu şehitlerimiz burada yatmıyordu, şehit vermeyecektik, 27 vatandaşımız ölmeyecekti. Ancak sorumsuz yapılan bu yayınlar, özgür basın adına, maalesef 27 vatandaşımızın şehit olmasına sebep olmuştur. Yakalamak üzereydik, takip etmek üzereydik. Şu anda buradaki şehitlerimize tören yapmıyor olacaktık. Bunun için mutlaka Basın Yasası'nda bazı değişikliklerin olması lazım Sayın Başbakanım.''
11 Eylül olaylarının ardından ABD basının üzerine düşeni yaptığını kaydeden Cerrah sözlerini şöyle sürdürdü "Her şeyi yazmamıştır, failleri yazmamıştır. Ancak burada yapmış olduğumuz her şey faile uzanmak üzereyken, bir saat arayla ve ikinci olayın failinin de kaçmasına sebep olmuştur. Ve arkasından bazı basın mensupları, sorumsuzca benimle ilgili bazı yazılar yazmakta tereddüt göstermemişlerdir.''
SORUMLULUĞA DAVET ETTİ
Daha sonra kürsüye gelen Başbakan Tayyip Erdoğan ise teröre karşı mücadelenin sonuna kadar yılmadan devam edeceğini vurguladı. Konuşmasının son kısmında gazeteler ile televizyon ekranlarına yansıyan görüntüleri eleştiren Erdoğan, "Biz ülkede mutluluğu hep beraber tesis edip yaşayacağız.Ama şunu unutmayın, dünya bir 11 Eylül yaşadı. Acaba dünya medyasının elinde iki kuleden başka bir şey var mı? Yok. Bu bilgi akışlarını şu veya bu şekilde temin edip bunu ifşa etmenin medyaya kazandırdığı nedir?'' dedi. Erdoğan şöyle konuştu "İstanbul DGM Başsavcısı, bir mahkeme kararı aldı. Bunu açıkladı. Buna rağmen medya, hala insanı dehşete düşürecek o sahneleri yayınlamaya devam ediyor, isimleri vermeye devam ediyor. Allah aşkına biz bu durumda terörle nasıl mücadele edeceğiz sorumluluk duygusundan uzak olduğumuz sürece, bu mücadeleyi nasıl sürdüreceğiz? Bu anlamlı günde sizleri sorumluluğa davet ediyorum.''
'BEKARA KARI BOÅžAMAK KOLAY'
Daha sonra Grand Cevahir Otel'de bir mini güvenlik zirvesi toplayan Başbakan Tayyip Erdoğan, MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun ve İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'yla görüştü. Görüşmeden önce aynı otelde yapılan partisinin İstanbul İl Kadın Kolları toplantısında konuşan Erdoğan, emniyet ve istihbarat teşkilatlarının eksiklikleri olabileceğini kaydederek, şunları söyledi "Ama ellerinden gelen gayreti ortaya koyuyorlar. Ağır olacak ama 'bekara karı boşaması kolay'. İstifa etmeliymiş, niye istifa etsin. Terörün dünyada vurduğu diğer yerlerde istifa edildi mi? Terörün istediği bu zaten. Biz böyle anlarda medyanın güvenlik güçlerine destek vermesini istiyoruz" şeklinde konuştu.
GAZETECİLER CEMİYETİ'NDEN TEPKİ
Cerrah'ın açıklamaları mantık dışı ve sorumsuz
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Başbakan Tayyip Erdoğan ve Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ın basına yönelik açıklamala-rının, "mantıktan çok, duygusallığın ağır bastığı ortamda ama sorumluluktan uzak bir yaklaşımla gerçekleştirildiğini" belirtti.
Yapılan yazılı açıklamada, "Erdoğan ve Cerrah'ın basına yönelik yersiz suçlamalarının aynı zamanda bir sorumsuzluk örneği oluşturduğu" savunularak şöyle dendi Töreni izlemekle görevli gazetecilerin can güvenliklerini sağlamakla görevli emniyet yetkilisi tarafından hedef haline getirilmesini anlamak mümkün değildir. İlk kez bu kapsamda ve boyutta bir çarpıtma ile karşı karşıya kaldığımızı vurgulamak isteriz. Bunun hukuka ve yasalara saygılı olması gereken bir görevli tarafından yapılmış olması ise düşündürücüdür."
Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcılığı'nın, İstanbul'daki bombalı saldırılardan sonra gazete ve televizyonlar için koyduğu yayın yasağına da tepki gösterildi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç, uygulamanın sansür niteliği taşıdığına dikkat çekerken, Gazeteciler Sendikası Genel Sekreteri Ercan İpekçi de "Sorumlu yayıncılık yapan medya da cezalandırılıyor" dedi.
Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi şunları söyledi "Polisin faili bulması nasıl önemli birer kamu görevi ise, gazetecinin kamuoyunu aydınlatması da en az onlar kadar önemli bir kamusal görevdir. Basına yayın yasağı koyanlar, ondan önce ve doğruca kendilerine bağlı olan haber kaynaklarının ağzına yasak koysalar daha doğru hareket etmiş olurlar."
Zülfikar Ali AYDIN - Salim YAVAŞOĞLU - Salih AYDIN - Murat KEKLİKÇİ
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|