|
 |
|

16 yıl beklediği kızını az daha kaybediyordu
20 Kasım saldırılarının ertesi günü yayınlanan Sabah gazetesinin birinci sayfasındaki anne kız fotoğrafı, yaşanan dehşetin boyutunu yansıtıyordu. Fotoğraftaki küçük kız Ecem, henüz 9 yaşında. Handan ve Zeynel Dindar çifti, tam 16 yıl sonra kavuştukları Ecem'i, az daha teröre kurban veriyordu
Korku dolu gözlerle ağlayan ve annesinin kollarını siper edinen okul kıyafetiyle, o küçük kızı tek bir fotoğraf karesiyle tanıdık. Gözlerindeki korku ve şaşkınlık, İngiltere Konsolosluğu'ndaki patlama sonrasında dehşeti anlatıyordu. Şans eseri hayatta kalan anne Handan Dindar ve kızı Ecem, şimdi hala nefes alabiliyor olmalarının mutluluğuyla gülümseyerek birbirlerine sarılıyorlar.
Handan Zeynel Dindar çifti, "yavru kuşumuz" dedikleri Ecem'e ancak evlendikten 16 yıl sonra kavuşabilmiş. Türkiye ve yurtdışında uzun yıllar tedavi olan çift, doktorların "Artık ümidinizi kesin. Çocuk sahibi olamazsınız" dedikleri anda, biricik kızlarına kavuşmuşlardı. Ne var ki canlarından çok sevdikleri kızlarını, neredeyse Beyoğlu'ndaki patlamada kaybediyorlardı.
Konsolosluğun önünde bulunan ev tekstil ürünleri satan Öz Buket'in sahibi karı-koca, o gün kızlarını da yanına alarak işyerlerine gitmişlerdi. Şair Nedim İlköğretim Okulu 4. sınıfta okuyan kızlarını kendileri okula götüreceklerdi ve zamanın geçmesini bekliyorlardı. Patlamadan bir kaç saniye önce dükkanın önünde hava almaya çıktıklarını anlatan anne Handan Hanım, olayın geri kalanını sesi titreyerek şöyle anlatıyor
Birkaç saniyeyle hayatı kurtuldu
"Tekrar dükkana girdik ve vitrinden biraz uzak arkadaki kasaya geçtik. Kızım da yandaki komşu dükkana geçip orada oyalanmaya başladı. O sıra vitrindeki telefonlarla oynuyormuş ve arkadaşımız da onu uyarıp arka tarafa yanına çağırmış. İşte tam o sırada büyük bir patlama oldu ve dükkanlarımız yerle bir oldu. O kalın camlar bir anda kılıç gibi üstümüze geldi ve eşyamız havada uçustu. Kızım eğer o camın önünde olsaydı hayatta olmayacaktı. Birkaç saniyeyle hayatı kurtuldu."
"Ona birşey olsa yaşayamazdım"
Patlamayla etrafı bir anda toz ve duman bulutlarının kapladığını yaralıların etrafa koşuştuğunu söyleyen Handan Hanım, "Herkes 'kaçın' diye bağırıyordu. Bir sürü ölü vardı. O an sadece kızımı düşündüm. Çünkü yanımda değildi. Avazım çıktığı kadar 'Ecem' diye bağırıyordum. Yandaki arkadaşımın da kızıma seslendiğini duyunca mutlaka birşey olduğunu düşündüm. Onu görünce hayatımın en büyük mutluluğunu yaşadım ve hemen kollarımın arasına aldım. Ona birşey olsaydı ben yaşayamazdım."
"Araç kaybolduktan sonra patlama oldu"
O korkunç patlamadan önce beyaz bir aracın dükkanın önünden hızla geçtiğini, aracın bir yere çarpacağını düşündüğünü de belirten anne sözlerini şöyle sürdürüyor "Araçla ilgili Emniyet'te de ifade verdim. Beyaz bir araçtı ve yol bomboş olmasına rağmen süratle ve büyük bir gürültüyle gidiyordu. Aklımdan da ya İngiliz konsolosluğuna da bir eylem düzenlenirse diye geçirmiştim. Araç kaybolduktan birkaç saniye sonra patlama oldu. Her zaman çok tehlikeli bir yerde bulunduğumuzu biliyordum."
"O akşam üçümüz beraber uyuduk"
Küçük Ecem ise "Patlamada çok korktum. Gözyaşlarım kendiliğinden aktı. Üstelik annemle babam yanımda olmadığı için ölmüş olabileceklerini düşündüm" diyor. Olaylardan sonra çok düşünmüş ama neden masum insanların yok yere öldürüldüğünü anlayamamış. Şimdi karışık kafasıyla anlatıyor "Bunun nedenini babama da sordum ama bana büyüdükçe anlayacağımı söyledi. Ölen ya da yaralanan insanlar kime zarar verdi ki? Olay gecesi annem babam ve ben üçümüz birbirimize sıkı sıkı sarılarak uyuduk. Birbirimize 'Ya birimiz şu an olmasaydı ne yapardık?' dedik. Bıraksınlar da çocuklar yaşasın."
Tekrar ayağa kalkmak zorundayız
Ortaköy Eğitim Enstitüsü mezunu olan çift, yaşanan dehşete rağmen, hayata umutla bakmak istediklerini ve yılmayacaklarını belirterek şöyle konuşuyorlar "Tekrar ayağa kalkmak zorundayız. Dükkanımızı onarıp yeniden işleteceğiz. Orada 29 yıldır bulunuyoruz ve bir anda silip atamayız. Çocuklarımıza güven içinde yaşayacakları bir dünya bırakmalıyız."
Pervin METİN
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|