|
 |
|

EMRE AKÖZ
Bu ne biçim yasak?
İstanbul DGM Başsavcısı Aykut Cengiz Engin ve İstanbul DGM Nöbetçi Savcısı Ahmet Kelebek'in imzasıyla medyaya şöyle bir yazı gönderildi
"20 Kasım 2003 tarihinde meydana gelen patlamalarla ilgili olarak yazılı, sesli ve görsel basın yayın organlarında, olay yerinin görüntüsünün alınması, ilgililerin beyan ve mütalaasının alınması ve olay yerinde yapılan çalışmaların görüntüleri ve olayla ilgili hazırlık tahkikatına ilişkin YAYIN YAPILMASI, faillerin ve delillerin tespitini engellediğinden ve hazırlık tahkikatının sağlıklı olarak yapılmasını ihlal edecek nitelikte olduğundan (...) YASAKLANMASINA (...) karar verildi."
****
Türkiye 'bu tip' bir uluslararası terörle ilk kez karşı karşıya kalıyor. O yüzden yetkililerin telaşa kapılması, kimyalarının bozulması normaldir. Bu arada tuhaf kararlar verilebilir, manasız yasaklar çıkarılabilir.
Bu açıdan yukarıdaki kararı prensipte anlayışla karşılayabiliriz.
Ancak...
Terörün ekmeğine yağ süren şeylerden biri de fısıltı gazetesidir. Saçma sapan şayialar yayılır... Ve işin kötüsü aklı başında insanlar dahi bunlara inanır. Depremle ilgili böyle olmadı mı? Birkaç ay önce "TV alt yazı geçmiş, 16.32'de deprem olacakmış" diyenler Sabah'ın santralını kilitlemediler mi?
Eğer toplum olarak teröre pabuç bırakmayacaksak... Bu yolda en etkili silahlardan biri doğru haber, doğru bilgidir. Eğer doğru haber ve doğru bilgi akışını engellerseniz yalan yanlış söylentiler alıp başını gider. Bir süre sonra da resmi açıklamalara kimse inanmaz.
Elbette medya çalışmaları engellememeli. Elbette kritik bilgiler bir süre saklanmalı.... Tamam ama ne demek 'olay yerinin' görüntülenmemesi? Ne demek ilgililerin 'beyanını' yayınlamamak?
Bu tuhaf, abartılı yasak en kısa zamanda makûl bir seviyeye çekilmelidir.
F.Bahçe'nin frikik sorunu
Pierre van Hooijdonk, F.Bahçe'ye transfer olduğunda taraftar bayram etmişti. Çünkü Revivo'dan sonra takıma bir frikik ustası gelmişti.
Herkesin aklı Mustafa Denizli yönetiminde kazanılan şampiyonluktaydı. O dönem F.Bahçe'nin 'kapalı' defans yapan takımlara karşı bir sorunu yoktu. Uygun yerde kazanılan üç frikikten biri gol oluyordu. Hooijdonk, Revivo'dan da iyi frikikçi olduğu için sorun çıkmayacaktı.
****
Ne var ki ilk maçlardan sonra Hooijdonk'un hızı kesildi. Tabii kabahat onda değildi. Takım frikik kazanamıyordu. Peki niye? "Efendim defanslar akıllandı, ceza alanı çevresinde faul yapıyorlar" deniyor... Doğru mu? Doğru!
Bu durumda bir soru daha geliyor akla Mustafa Denizli'nin rakibi olan teknik direktörler aptal mıydı? Onlar futbolcularına, "Sakın Fener forvetine faul yapmayın" demiyor muydu?
Elbette oyuncularını uyardılar ama bu bir işe yaramadı. Lig sonuna kadar F.Bahçe frikik kazanmayı sürdürdü.
Peki değişen nedir o halde? Acaba buna şöyle bir cevap verebilir miyiz
Denizli döneminde özellikle Serhat ve Revivo'ya dikine paslar atılıyordu. Serhat gibi kalçasını iyi kullanan, çevik ve hızlı bir oyuncu topa hakim olduğunda defansın onu durdurmak için faulden başka çaresi kalmıyordu. Tabii bu arada Serhat şimdiki gibi sağ açıkta beklemek yerine 'içeri' giriyordu.
Revivo ise farklıydı. Uyanık oyuncunun hamle zamanlaması müthişti. Topa 'bir an' geç ayağını uzattığında defans oyuncusu ister istemez faul yapıyordu. Denizli bu durumu, "Bazen faul 'yapılmaz'... Zeki futbolcu faul 'alır' yani kendine faul yaptırır" diye açıklar.
Şimdi hızlı oyunculara Tuncay da eklenmesine rağmen, F.Bahçe uygun tarzda oynamadığı için Hooijdonk'a iş düşmüyor. Aldığı paranın yarısı havaya uçuyor!
TAŞINDIK...
Sabah'ın 'künye' sayfasında 23 Ağustos 2002 günü yazmaya başladım. 'Künye' sayfası siyah beyazdı. Şimdi renkli sayfaya taşındık. Bu sayede köşemizde yer alan fotoğraf ve karikatür gibi görsel malzemeler kendini daha iyi gösterecek. Bugüne kadar olduğu gibi yine her telden çalacağız Siyasetten spora, müzikten magazine, hayatın çok çeşitli alanlarından haberler, bilgiler, yorumlar, tartışmalar burada yer alacak. İnşallah bana güvenenlerin yüzünü kara çıkarmam!
Haydi hayırlısı...
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|