|
 |
|

Korkunun ilacı, bilgi
Patlamalardan sonra şiddetli psikolojik travma yaşayanların korkularını bastırmaları için tek yol doğru bilgi alabilmeleri
Florence Nightingale Hastanesi Psikiyatri Bölümü Başkanı Doç. Dr. Tarık Yılmaz ile geçtiğimiz hafta sinagogtaki patlamalardan sonra bir telefon görüşmesi yapmıştık. Patlamalardan sonra kendisine psikolojik travmayla ilgili olarak bir çok kişinin başvurduğunu söyleyen Yılmaz bugün bu talebin arttığını söylüyor. Yılmaz'a göre halkın doğru bilgilendirilmesi çok ama çok önemli.
-Terörist eylemlere maruz kalan ya da şahit olan insanlarda bugünden sonra ne gibi rahatsızlıklar gözükebilir?
* Terörist eylemin özelliği ani, beklenmedik ve hayatı tehdit eden bir olay olmasıdır. Terörist eyleme maruz kalan kişide öncelikle şok, dehşet, ölüm korkusuyla çaresizlik hissi içiçedir.
-Bu his uzun sürer mi?
* Olabilir. Terör saldırısına maruz kalanlarda psikilojik travma sonrası stres bozukluğu diye tanımlanan bir durum ortaya çıkar. Örneğin hafıza kayıpları görülebilir. Eğer bir hafıza kaybı yoksa olay görüntüler halinde tekrar gözönüne gelebilir. Örneğin parçalanmış vücutlar, korku veren görüntüler vs... Bununla beraber yoğun tedirginlik, uykusuzluk, gerginlik, sinirlilik, konsantrasyonda azalma görülebilir. Ayrıca kişi korku dolu kabuslar, gün içerisinde huzursuzluk ve endişe hali yaşayabilir. Küçük bir ses ya da ani uyarıya karşı korkuyla tepki verebilir, olay yerini hatırlatan durumlardan kaçınabilir. Bunlar genelde rastladığımız belirtilerdir.
-Peki psikolojik travma yaşayanlar eski hayatlarına nasıl geri dönerler?
* Böyle bir eyleme maruz kalan kişinin eski yaşantısına dönmesi herşeyden önce güvenlik duygusuna bağlıdır. Kendini güvende hissetmeyen kişilerdeki belirtiler çok daha uzun sürer ve şiddetli yaşanır.
-Bu durum ne kadar sürebilir?
* Genelde psikolojik travmaların etkisi 3 ile 6 ay arasında değişebilir. Normal şartlarda bu süre sonunda belirtiler azalır ve günlük yaşamı daha az etkilemeye başlar. Yoğun psikolojik belirtiler kişinin gündelik hayatını, sosyal, aile ve iş yaşantısını etkiliyorsa psikiyatrik tedaviye ihtiyaç duyulabilir. Gerektiğinde ilaç desteği de sağlanabilir.
-Güven duygusu çok önemlidir dediniz. Peki biz bu güven duygusunu tekrar nasıl kazanacağız?
* En önemlisi doğru enformasyon almaktır. Teröre maruz kalmış ve uzaktan olayı yaşamış insanların ortak yönü bilgilendirilmek istemeleridir. Bu gibi dönemlerde ortaya bir bilgi açlığı çıkar. Hemen herkes yetkili makamların bilgi vermesini ister. Bu mutlaka yapılmalıdır. Aksi takdirde dedikodu mekanizması işleyecek ve insanları daha çok endişeye, korkuya ve güvensizliğe itecektir. O yüzden, tekrarlamakta fayda görüyorum, yetkili makamların belirli aralıklarla halkı bilgilendirmesi gerekir. Ne olup bittiğini anlatması, gelişmelerden haberdar etmesi çok ama çok önemlidir.
-Bu anlamda Başbakan'ın konuşma yapması ne kadar büyük önem taşır?
* Çok büyük önem taşır. Liderler bu gibi durumlarda çok önemlidir. İnsanlara "Yalnız değilsiniz" mesajı vermek gerekir. Tabii liderin toplum için bir model olması da önemlidir. Sükunet ve soğukkanlılık içinde yapılan konuşmalar çok olumlu etki bırakır.
-Yaşanılanlardan sonra korkmadan yaşamaya devam etmeyi nasıl becereceğiz?
* Demin de belirttiğim gibi güvenlik duygusu insanların en önemli ihtiyaçlarından bir tanesi. Korkuyu kontrol etmek için güvenliğin sağlandığının anlatılması gerekir. Erişkinler ya da çocuklar haber alma gereksiniminden uzak olmamalıdır ama ölçü aşırıya kaçmamalıdır. Kötü olasılıkları düşünmenin ve senaryo kurmanın kimseye bir faydası olmaz. Kişilerin yaşadığı olayı konuşmaktan kaçınmaması gerekir. Yaşanılanlar arkadaşlarla paylaşılabilir. Duygular ve üzüntüler bastırılmamalıdır. Geleceğe yönelik planlar yapmak faydalı olabilir.
Çocuğunuz neler yaşayabilir?
* Aşırı korku ve çaresizlik
* Çevresinde olup bitenleri algılamayabilir.
* Konuşmama ya da duygusal tepkilerinde azalma, donukluk, dalgınlık gözlenebilir. Bunun tam tersine olaya ilgisiz davranma, oyun oynama, şarkı söyleme gibi davranışlar görülebilir. Çocuklar için her iki tür tepki de doğaldır.
* Travma sırasında ve sonrasında olanları hatırlamayabilir.
* Travma anını sanki yeniden yaşıyor gibi olabilir. (Korkma, bağırma, titreme, çarpıntı)
* Yalnız kalmaktan, kapalı yerlerden ve karanlıktan korkabilir.
* Uykusuzluk, korkulu rüyalar görme, ani seslerden irkilme olabilir.
* Yaşından küçük bir çocukmuş gibi davranabilir. (Anne babadan ayrılamama, altını ıslatma, ısrarcılık ve inatçılık)
* Bulantı, karın ve başağrısı, sık tuvalete gitme, iştahsızlık görülebilir.
Çocuğunuza nasıl yardım edersiniz?
* Çocuklarınıza yardımcı olabilmenizin ilk koşulu sizin, duruma hakim, sakin güven verici ve tutarlı bir durum içinde olmanızdır.
* Çocuklarınızı yanınızdan uzaklaştırmayın. Beslenme, barınma gibi temel ihtiyaçlarını doğrudan siz karşılayın.
* Çocuklarınızın sizin yakınlığınıza her zamankinden daha çok ihtiyacı olduğunu unutmayın. Bedensel yakınlığı sağlayın, elini tutun, sarılın.
* Öte yandan bu yakınlığınızı aşırı bir koruyuculuğa dönüştürmeden sürdürmelisiniz. Çocuklarınıza yaşlarına uygun ve yapabilecekleri işler, sorumluluklar vermenizin onların yararına olduğunu akılda tutun.
* Travma sırasında ve sonrasında yaşadıklarını anlatması yönünde ona destek verin, anlatmaya yüreklendirin.
* Korku, kızgınlık gibi duygularını ifade etmelerine izin verin hatta yüreklendirin, ağlamalarını önlemeyin, tekrarlayan sorularına yanıt verin.
* Yaşadıklarının son derece doğal olduğunu, bir hastalık olmadığını anlatın.
* Çocuklarını rahatlatmak için "geçti" ya da "bir şey olmaz" demek yerine olası travmalarda yapılması gereken konularda bilgi verin.
* Çocuklarınızın yanında konuşmaktan kaçınmayın. Çocukları sıkıntıdan korumak için olanları gizlemek yanlıştır. Çocukların da neler olduğunu bilmeye gereksinimleri vardır. Anlatırken onların anlama düzeylerine uygun bir ifade kullanmanızda yarar var.
Balçiçek PAMİR
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|