kapat
20.11.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL



Bush bahane protesto şahane

Bush'un İngiltere'ye ayak basmasıyla protestolar da aldı başını gitti. Ancak karşıma çıkan 'Nepal'den elini çek' pankartı beni şoke etti. Bir de pankartı taşıyanların Türkler olduğunu görünce...

Avrupa'nın başkenti olarak neden Brüksel'in seçildiğini bir kez daha anladım. İstanbul'dan "Sana Londra yolları göründü" telefonunu aldıktan beş saat sonra Londra'nın merkezindeydim. Karayoluyla İngiltere'ye gelirken, Londra'nın güvenlik sebebiyle trafiğe kapatılacağını düşünmüştüm. Geceyi Londra'nın göbeğinde, sadece iki polisin beklediği İngiltere eski Başbakanı John Major'in ikametgahının karşısında geçirdim.

ABD Başkanı George W. Bush'un gelmesinden önce kıyametler kopan Londra, geceyle birlikte sessizliğe büründü. Londra'nın çok sakin olması, dev yürüyüşe ve gösterilere katılımın istenilen düzeyde olmama ihtimalini de akıllara getirdi. Parlamento binasından Buckingham Sarayı ve oradan Oxfort Street'le kesişen Edgware Road'a (Arap Mahallesi) kadar uzanan yürüyüşümde protestocularla hiç karşılaşmadım. Londra turunda birer ikişer kişilik gruplar halinde dolaşan protestoculardan çok, fotoğraf çekmeye meraklı turistler dikkatimizi çekti. 1918'den beri İngiltere'ye davet edilen ilk ABD Başkanı George W. Bush'un Londra ziyareti birçok geleneği bir süreliğine de olsa askıya aldı. Londra polisi sokakta silah taşımaz. Bir ay önce İngiltere polis teşkilatı Scotland Yard'da yapılan ankette 'silah taşıma' polisler tarafından yüzde 72 gibi büyük bir oranla reddedildi.

BUSH GECEYİ SARAYDA GEÇİRDİ
Buna rağmen ABD Başkanı Bush'un İngiltere ziyareti süresinde polis silah taşıdı. Demokrasinin beşiği İngiltere'de polis sokakta yürüyen insana kimlik de soramıyor. ABD Başkanı Bush'un Londra ziyareti bu geleneği de dört gün süresince kaldırdı. ABD Başkanı Bush, geceyi Buckingham Sarayı'nda geçirdi. Bush, "Kraliçe Elizabeth'in konuğu olarak dünyanın en güzel sarayı Buckingham'da konuk olmak beni heyecanlandırdı" dedi. Avrupa Birliği'nin (AB) aykırı kardeşi İngiltere, küresel protestoya sahne olacak. Küreselleşme karşıtları bugün dev protesto yürüyüşüne hazırlanıyor. Londra, dün bütün gün 'fırtına öncesi sessizliği' yaşadı. İngiltere'de yüzbinlerce kişinin bugün için işyerlerinden izin aldığı belirtiliyor. Parlamentonun tam karşısında İngiltere'nin 'kronik muhalifleri' pankartlarıyla, karton kutulardaki kahveleriyle ve megafonlarıyla nöbetleşe yirmi dört saat hareket halinde olan 'kendi sokak parlamentolarını' kurmuşlar. Şimdi ABD Başkanı Bush, onlara uzun süredir çok sıkıcı geçen tek düzeliklerine renk getiren bir fırsat verdi. Big Ben'in önünde 'kronik protestocular' Bush ziyaretiyle birlikte sessiz parlamentoya yeni bir ses getirdi. İngiltere Başbakanı Tony Blair'in İşçi Partisi içindeki en büyük muhalifi olan Londra Belediye Başkanı Ken Livingstone (Kızıl Ken), Başkan Bush'un Londra ziyareti sırasında alternatif program hazırladı.

MAKSAT PROTESTO OLSUN...
Savaş karşıtı tutumuyla ve devlete karşı bile vatandaşlık haklarını savunan 25 yıllık mücadeleden sonra son seçimlerde Belediye Başkanı görevine gelen Ken Livingstone, belediye binasında Vietnam gazilerinin katıldığı bir panel düzenledi. Belediye Başkanı, düzenlediği panelde 'kamuoyunun gerçek sesini dile getirdiğini' belirtti. ABD Başkanı Bush'u protesto eden küreselleşme karşıtlarının aralarında renkli görüntüler yaşandı. Londra'ya ayak bastığım ilk gece, "Hands Off Nepal" (Elinizi Nepal'den çekin) pankartlı bir grup gördüm. Ne işleri var diye Daily Telegraph muhabiriyle yanlarına gittiğimizde çat pat İngilizce ile "Nepal'de hükümetle direnişçiler çatışıyor. Bush'un Nepal hükümetini desteklemesine karşıyız" dediler. İngiliz muhabirin, "Nepalli misiniz?" sorusuna verilen cevap şok edici

"Hayır Türk'üz..." Hemen Türkçe "Kardeşim size ne Nepal'den? Aranızda Nepalli var mı?" diye soruyorum. Al sana bomba cevap "Nepalli yok be abi. Maksat Bush'u protesto etmek..." Muhabir arkadaşım gece gece bu komediyi gazetesine yetiştirmek için harekete geçerken, ben bu gençlerin KKTC'li olduğunu öğrendim.

İngiltere'de inanılmaz bir güvenlik skandalı yaşandı
Bush'u korumak için 16 bin polis görevlendiren ve güvenlik tedbirleri için 8.5 milyon dolar harcaması beklenen İngiltere, bir muhabirin saraya sızmasını engelleyemedi. Ülkenin önde gelen gazetelerinden Daily Mirror, bir muhabirini uşak olarak Buckingham Sarayı'na soktu ve iki ay boyunca çalışmasını sağladı. Hatta Ryan Parry isimli Daily Mirror muhabiri, Bush ve eşinin ağırlanacağı Belgian Suit dairesi de dahil olmak üzere Kraliçe'nin kahvaltı masası, York Dükü Prens Andrew'ün odası ve sarayın çeşitli yerlerinde uşak kıyafetiyle fotoğraf çektirdi. Parry deneyimlerini okurlarına şöyle aktardı "Eğer terörist olsaydım ve Kraliçe'ye ya da ABD Başkanı'na suikast düzenlemek gibi bir niyetim olsaydı, bunu çok da kolay yapabilirdim. Ayrıca Bush'un en yakınındaki Ulusal Güvenlik Danışmanı Condoleezza Rice ve Dışişleri Bakanı Colin Powell'a da kahvaltı sunma imkanım olacaktı..."

İSTANBUL RÜYA DEĞİL GERÇEKTİ
ABD Başkanı Bush'u Londra'ya indiğinde Prens Charles karşıladı. Bush ve eşi daha sonra Buckingham sarayına helikopterle gitti. Bush, dün sabah da Kraliçe ile poz verdi. Kraliyet askerlerinin kalpaklarına şaşkın gözlerle bakan Bush, terörizmle ilgili bir toplantıda şöyle konuştu İngiliz ve ABD askerlerine minnet borçluyuz. 11 Eylül saldırılarını bütün dünya birlikte yaşadı. Bundan sonra Bali'de, Cakarta'da, Bombay'da, Necef'te, Kudüs'te, İstanbul'da yaşananlar birer rüya değildi. Bunlar ne olursa olsun demokrasinin kazanmasını önlemek kararında olan teröristlerin acı birer saldırısıydı ve masum insanları hedef aldı.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır