kapat
19.11.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL



ÖMER ÇELİK


Mutlaklaştırma ve düşmanlaştırma

İstanbul'u hedef alan son terör saldırısı, 'yeni terör'ün tüm karakteristiğini ele veriyor. İstanbul bir 'semboller şehri'dir. İstanbul'un hedef alınması, semboller üzerinden 'değerler'e karşı savaşan 'yeni terör'ün 'tomografisini' bir kere daha ortaya çıkarmaktadır. 'Yeni terör', fiziki hedeflerden çok 'değerler'e karşı savaşmaktadır.

Kuşkusuz 'yeni terör'ün analizinde en çok üzerinde durulması gereken konu, hangi değerlere yaslanmaya çalıştığı ve buradan kalkarak hangi değerleri hedef aldığıdır.

****

Bugün dünyada klasik teröre zemin sağlayacak açlık, Kuzey ülkeleri ve diğerleri arasındaki eşitsizlik ve siyasi baskı düzenleri gibi pek çok olgu var. Klasik terörün bu olguları bir 'manivela' gibi kullanarak hedeflediği şey ise daha çok fiziki unsurlar olageldi. Devletler, örgütler, güvenlik birimleri ve ekonomik merkezler klasik terörün hedefidir. 'Yeni terör' ise belli değerleri hedef almakta, bunları temsil ettiği düşünülen fiziki unsurlara yönelmektedir.

Kuşkusuz terörün istismar edeceği en temel unsur belli bir yerde birikmiş 'öfke'nin var olmasıdır. Dünya üzerinde 'öfke'yi besleyen en temel konu Filistin problemidir. Filistin problemi yoğun bir toplumsal desteğe yaslanmaktadır. Bu nedenle Filistin problemi etrafında oluşan toplumsal meşruiyet, 'öfke'yi belli bir siyasi bilince ve tutuma çevirmiştir.

Terörün klasik istismar alanı da Filistin problemi etrafında oluşan 'öfke' olmuştur. Bu öfkeyi manipüle eden organizasyonlar, işin kaynağı ile sonucu arasındaki bağlantıları muğlaklaştıracak terör örgütlenmeleri ve argümanları geliştirmişlerdir. Filistin meselesinin adil bir çözüme bağlanamaması, uluslararası düzenin duruma sürekli göz yumması terör örgütlerinin istismarına açık bir alan oluşturmuştur. Filistin davasını savunanlarla, bu davayı terör için manivela olarak kullananlar arasındaki çizginin terör örgütlerinin propagandalarıyla silikleştirilmesine göz yumulmuştur.

'Yeni terör' yukarıdaki tablodan yola çıkan büyük bir birikimin üzerine oturuyor. Bu birikimi, kendi dünyasına ait tüm değerleri 'mutlaklaştırarak' ve karşıdaki Batı dünyasına ait tüm değerleri de 'düşmanlaştırarak' bir argümanlar savaşına dönüştürüyor. Böylece laiklik başta olmak üzere, demokrasi, insan hakları gibi tüm değerlerin hedefe koyulduğu yeni bir çatışma ortamı ortaya çıktı.

Irak Savaşı ile beraber, demokrasi ve insan hakları gibi semboller adına şiddete maruz bırakılan belli bir coğrafya parçasını çevreleyen değerler sistemine kendini ait hisseden insanların duyduğu 'öfke', bu sefer 'yeni terör' organizasyonları tarafından kullanılmaktadır. Artık küresel bir çapa ulaşmış olan terör faaliyeti değerlerle savaş halindedir. Kör bir savaş...

****

İstanbul'un hedef alınması, 'yeni terör'ün değerlerle savaşmak adına ne derece körü körüne vahşet üretebildiğini göstermektedir.

İstanbul gibi bir şehri hedef alarak, 'Türkiye modeli'nin temsil ettiği değerlerin tam karşısında yer aldığını deklare etmiştir 'yeni terör'. Böylece sadece Batılı ülkelere, Afganistan'ı ya da Irak'ı işgal eden ülkelere karşı olduğu şeklindeki beyanının yanıltıcı bir meşruiyet elde etme operasyonundan öte anlamı olmadığı görülmüştür. 'Yeni terör', Ortadoğu coğrafyasında toplumsal desteği arkasına alan ve belli bir toplumsal meşruiyeti olan her konuyu, temel insanlık değerleriyle savaşmak için istismar etmektedir.

Bunun önüne geçilmesinin yolu da sadece istihbarat çalışmaları ile ya da güvenlik önlemleri ile olmaz. Terörün klasik zeminini ve yeni argümanlarını elinden almak gerekir. Görülmektedir ki, Filistin sorunu belli bir çözüme kavuşmadan, artık küresel nitelik kazanmış olan terörün istismar alanını kurutmak mümkün olmayacaktır. Öte yandan terörün argümanlarının sıfırlanması çok daha önemlidir. Demokrasi adına insanların tepesine bomba yağdırılması stratejisi, dönüp dolaşıp demokratik değerleri vurmaktadır. Bu çemberin kırılması ve terörün buradan argüman üretmesine son verilmesi gerekmektedir.

****

'Yeni terör', Doğu'ya ait gibi sunduğu değerleri 'mutlaklaştırma' ve Batı'ya indirgediği değerleri 'düşmanlaştırma' sistematiği ile işlemektedir. Buna son vermenin yolu, Batı değerlerinin, Doğu değerlerinin egemen olduğu coğrafyaya şiddet ve eşitsizliğe göz yumma olarak yansımasını önlemekten geçmektedir.

Batı ve Doğu arasında 'köprü' olmanın ötesinde bir 'decoder' olan İstanbul'un hedef alınması, tüm çağdaş kazanımların risk altında olduğunun işaretidir. İstanbul'u ve temsil ettiği değerleri korumak öncelikle biz Türkler'in işi olsa da, sonuç tüm insanlığı ilgilendirmektedir.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır