|
 |
|

YAVUZ SEMERCİ
Kayseri'nin farkı
Geçen ay Muş'taydım. Bu ilimizin, tertemiz, 3 yıldızlı otelinde konaklamıştım. Otelin sahibi kimdir, ne iş yapar soruma " Parayı nasıl bulduğu şüpheli. Kara paradır" dediler.
Yatırımcıyı takdir etmelerini beklerken, aldığım yanıt şaşırtmıştı.
Adam parayı Antalya'da Rusya'da çarçur edeceğine şehrine getirmiş, birkaç milyon doları bastırıp otel yapmış. Şehrin vitrini olmuş. Ama çevresindeki kıskançlık halkasını aşamamış.
Bu anekdotu niçin anlattım.
Önceki gün, Kapadokya gezimizi tamamlamış, Kayseri'ye geri dönmüştük. Kayseri Hilton'da kalıyoruz. Bir yıl önce hizmete açılmış. Sahibini tanımıyorum. Birkaç kişiye sordum. Anlatmaya başlayanlar, "Allah razı olsun. İlimizin standartlarını yükseltti. Ticari hayatına zenginlik kattı. Beş kuruş kredi kullanmadan oteli yaptı (30 milyon doların üzerinde olduğu söyleniyor) " sözüyle konuya girdi.
İki il, iki müteşebbis ve iki farklı yaklaşım. Birinde kıskançlık, diğerinde ise özenme ve takdir var. Biri yoksulluktan kurtulanı, zenginleşeni sevmiyor. Kayseri gibi illerde yaşayanlar ise müteşebbisi seviyor. Kendisine iş, aş getiren işletmelerin sahiplerini takdir ediyor. Onların sayısının artması için dua ediyor. Kadir Has kültür Merkezi, Dünya Ticaret Merkezi şehrin yeni yapılarından. Ticaret Merkezi'nin yanı başında 100 bin metrekarelik alan otel yapımı için ayrılmış. "Kayseri'ye bu kadar otel çok değil mi" diyecek oluyorum.
"Olur mu, biri otel yapmaya başlarsa en az birkaç yıl sürer. O zamana kadar da bizim işlerimiz büyür ve oteller iş yapar" yanıtını alıyorum.
Yani adamlar illerinin büyüyeceğinden, ticaretin artacağından o kadar eminler ki, 3 yıl 4 yıl sonrası için plan yapabiliyorlar. Beklentilerini yüksek tutuyorlar.
Bir başka örnek daha vereyim.
Otelden ayrılırken, otelin yanıbaşında antika dükkanının sahibi bizi uyarıyor
"Aman şu terör olayını verirken dikkat edin. İnsanların umutlarını öldürmemeye çalışın. Moralimizi bozmayın. Vatandaşın psikolojisi bozulursa, alışveriş yapmaz, biz de para kazanamayız"
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Bugün Kayseri Türk ekonomisine damgasını vurmuş ise bunda Kayserililer'in meziyetleri gözardı edilmemeli" derken kastettiği anlayış bu olmalı. Bu ilin insanları para kazanmayı, ticareti, pazarlamayı biliyor ve seviyorlar.
Bu anlayışa sahip olduğu için ilin ihracatı yıllık 300 milyon dolar, ithalat ise 241 milyon dolar civarında seyrediyor.
Yüzlerci firma, binlerce insan istihdam ediyor. Pırıl pırıl yollara, çalışkan bir halka sahipler. Cumartesi günü, aynı zamanda Hilton Oteli'nin sahibi olan Ali ve Ömer Başyazıcıoğlu kardeşlere ait Almer Alışveriş Merkezi'ne uğradık. İğne atılsa yere düşmez cinsinden bir kalabalık mekanda alışveriş yapıyordu. Kasaların önünde ödeme kuyrukları dikkat çekiyordu.
Ama ilin hava kirliliği tehlikeli boyutlarda. Doğalgaz dağıtım ihalesi sonuçlandığı için en geç bir yıl içinde hava kirliliğine neden olan sorun ortadan kalkacak, bina ısıtılmasında doğalgaz kullanılacak. Türkiye'nin elektrikte kayıp kaçak oranı en düşük ili. Çünkü özel elektrik dağıtım şirketi (Cıngıllıoğlu Ailesi'ne ait) sorunsuz çalışıyor.
Muş'ta kaçak elektrik kullananlar, karşısına elektrik idaresi geldiğinde "Gidin hortumcuların yakasına yapışın" derken Kayserili kaçak elektrik kullananı ayıplıyor, ihbar ediyor. Kayserili, firmaları krizde zarar görse de bahane değil, çözüm üretiyor.
Yakında bu il İstanbul'dan göç alırsa hiç şaşırmam!
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|